T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
BAŞKAN: ...
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 07/09/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili ibraz etmiş olduğu dava dilekçesi ile; Davalı şirket, Gaziantep İcra Müdürlüğü’nün 2022/84979 E. sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğümüz ilamsız icra takibinde borca itiraz etmiş ve takibin durdurulmasını istemiştir. Borçlunun itirazları haksız olup, borçlu itirazında kötü niyetlidir. Davalı şirket ile müvekkilimiz arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturalara konu borç olan 18.06.2022 vade tarihli 725.382,00 TL ve 27.06.2022 vade tarihli 512.496,62 TL buğday bedelleri, davalı şirket tarafından ödenmemiştir. Müvekkil, 30.05.2022, 03.06.2022 ve 04.06.2022 tarihlerinde davalı şirkete toplam 102.600 kilogram buğday teslim etmiş ve teslim edilen buğdayların faturasını 06.06.2022 tarihinde kesmiştir. Aynı şekilde 16.06.2022 ve 17.06.2022 tarihlerinde toplam 69320 kilogram buğday müvekkil tarafından davalı şirkete teslim edilmiş, 17.06.2022 tarihinde fatura kesilmiştir. Faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmemiş olup, ilk gönderilen ve 06.06.2022 tarihinde kesilen faturaya istinaden yapılacak ödeme miktarı 725.382,00 TL, vade tarihi olan 18.07.2022 tarihinde ödenmemiştir. Akabinde sonraki gönderilen ve 17.06.2022 tarihinde kesilen faturaya istinaden yapılacak ödeme miktarı olan 512.469,62 TL vade tarihi olan 27.06.2022 tarihinde davalı şirket tarafından ödenmemiştir. Davalı şirket bu süreçte müvekkili sürekli oyalamış ve ödeme yapacağı ümidi ile müvekkili bekletmiştir. Müvekkil tüccardır ve sattığı buğdayları köylüden almış sattıktan sonra ödeme yapacağı ümidi ile sürekli olarak davalı şirketin ödeme yapmasını beklemiş ancak davalı şirket ödeme yapmadığı için büyük bir maddi sıkıntı içerisine girmiştir. Davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine davalı şirket hakkında Gaziantep İcra Müdürlüğü’nün 2022/84939 E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 1.264.198,43 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapılmış; ancak davalı şirket 19.08.2022 tarihinde borca haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurmuştur.
Davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların üzerine ihtiyati tedbir tesisine,
Borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, Borçlunun takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20’sindan az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine,
İcra müdürlüğüne yatırılan peşin harcın, iş bu dava sebebiyle mahkeme harçlarına mahsup edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Takip konusu faturalar müvekkile tebliğ edilmediği gibi salt fatura tebliği dahi fatura düzenleyene alacak hakkı vermez. işbu davada ispat yükü, ortada kesinleşmiş bir fatura olup olmadığına bakılmaksızın davacı nezdinde devam eder. Davacının bu hususta tanık dinletmesi de mümkün değildir. Somut olayımıza bakıldığında ortada müvekkil yönünden kesinleşmiş bir fatura bulunmadığı gibi bu durumun aksi halinde dahi kesinleşmiş faturanın varlığı işbu davada davacının faturada yazılı alacağın varlığını ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Kaldı ki davacı yanın işbu davaya dayanak yapmaya çalıştığı faturalardaki malları müvekkil şirkete teslim ettiğine dair dosyaya sunulan tesellüm makbuzu, sevk irsaliyesi veya irsaliyeli fatura gibi herhangi bir yazılı belge de mevcut olmayıp davacı yanın ilgili faturalardaki malları müvekkile teslim etmediği pek açık bir durumdur. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde takip talebi incelendiğinde takip öncesi faiz de istenildiği görülmektedir. Müvekkil şirket tarafından davacıya herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte davacı tarafından hukuka aykırı bir şekilde faiz istenilmesi de haksız kazanç amacını açıkça ortaya koymaktadır. İcra takibinde işlemiş faiz talep edilebilmesi için takipten önce borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekmektedir. Davacı tarafça hangi sebeple faiz istenildiği belirtilmeksizin ve müvekkil şirket temerrüde düşürülmeksizin faiz istenilmesi hukuka aykırıdır. Somut uyuşmazlıkta icra inkar tazminatı şartları oluşmamıştır. Haksız icra inkar tazminatı taleplerinin de reddi gerekmektedir. Dava konusu alacak iddiası ve iddiaya konu bedel taraflar arasında çekişmeli olduğundan alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının icra inkar tazminatı taleplerinin de reddi gerekmektedir.
Müvekkilimiz aleyhine açılmış bulunan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali davasının esastan reddine, Takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı-alacaklı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Faturalar
3-İcra takip dosyası,
4-Dosyada mündemiç bilirkişi ... ve tarafından tanzim edilen rapor,
5-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturalardan kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Zile Nöb. Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi raporu tanzim edilmesi istenilmiş olup, Davacıya ait 2022 yılına ait ticari defterlerinin Bilirkişi ...'nun 18/05/2023 tarihli raporundan özetle; Davacı tarafın 2022 yılında edeftere tabi olduğu, 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre defter beratlarının oluşturulduğu ve HMK 222. maddesine yasal defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıya 2022 yıllarında 7 adet e-fatura karşılığında 2.814.110,88 TL mal satışı yaptığı fatura bedellerinin davalı adına açılan 120.01.00016 nolu alıclar hesabına veresiye olarak kayıt edildiği, Dava dosyasında bulunan ve dava dilekçe ekinde yer alan ... tarafından ürün tesliminde kullanılan davaya konu malların teslimine ilişkin kantar fişlerinin bulunduğu, Davacı tarafın yasal defter kayıtlarına göre davalıdan alacağı karşılığından 2022 yılında davalıdan 1.565.574,00 TL ödeme aldığı, takip tarihi itibariyle davalıdan 1.248.536,88 TL alacağının bulunduğu, Davacının yasal defter kayıtlarına göre davalıdan olan 1.248.536,88 TL alacağının 01.10.2022 tarih ve 1510 yevmiyeli muhasebe kaydı ile şüpheli ticari alacaklar hesabına aktarıldığını mahkememize bildirmiştir.
Davalı tarafın 2022 yılına ait ticari defterlerinin incelenmesi için mahkememizce resen bilirkişi seçilmiş olup, bilirkişi ...'nun 04/08/2023 tarihli raporundan özetle; Bu belirtilen durumlara göre, davalının dava dosyasına 2022 yılına ait yevmiye ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu 2022 yılı yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak tuttuğu, e-defter olarak tuttuğu 2022 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin noter açılış ve noter kapanış tasdikleri yerine geçecek olan e-defter beratlarını sistemden zamanında ve usulüne uygun olarak aldığı, Yukarıda (c) bentte tablo halinde detaylıca verilen davalı tarafa ait 2022 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının 2022 yılında davacıdan yukarıda tarih ve seri numaraları belirtilen 7 adet faturalarla toplamda 2.814.110,88 TL tutarında alış yaptığı, yaptığı bu alışların karşılığında davacıya herhangi bir ödeme yapmadığı, böylece davalı tarafın incelenen bu 2022 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davalının davacıya (2.814.110,88 – 00,00) = 2.814.110,88 TL bakiye borcunun kaldığı kaydının olduğu, Bunun yanında dava dosyasının içerisinde bulunan davacının yasal defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucu düzenlenen 18.05.2023 tarihli bilirkişi raporundaki davacının davalıya yaptığı 2.814.110,88 TL toplam satış tutarının davalının davacıdan yaptığı toplam 2.814.110,88 TL alış tutarıyla birebir aynı olduğu, ancak davacının yasal defterlerinde kayıtlı olan davacının davalıdan banka havaleleriyle yaptığı toplam 1.565.574,00 TL tutarın davalının incelenen 2022 yılı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığını mahkememize bildirmiştir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin hükmü HMK madde 222'de düzenlendiği, ilgili madde hükmünün " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde olduğu, ilgili madde hükmünden de anlaşılacağı üzere ticari defterlerin ticari davalara delil olarak kabul edilebilmesi için eksiksiz ve usulüne uygun olarak sunulmuş olması ve sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için de diğer tarafın aynı şartlara uygun ticari defter kayıtlarının bunlara aykırı olmaması gerektiği anlaşılmakla;
Mahkememizce her iki taraf ticari defter kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişiler aracılığıyla yapılan incelemede her iki taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, cari alacağa konu faturaların her iki taraf ticari defter kayıtlarında yer aldığı davacı taraf ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın davalıdan davaya konu faturalara istinaden 2.814.110,88 TL mal satışı yaptığı bu satışlara karşılık olarak davalıdan 1.565.574,00 TL tahsil ettiği ve davalıdan 1.248.536,88 TL alacağının bulunduğu, davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre ise davacının davaya konu faturalara istinaden davalıya 2.814.110,88 TL satış yaptığı fakat davalı taraf ticari defterlerinde yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı anlaşılmakla yukarıda ticari defter deliline ilişkin yapılan açıklamalar doğrultusunda davacı tarafın davalıdan davaya konu faturalara istinaden 1.248.536,88 TL alacağının varlığını ispatlamış olduğu mahkememizce kabul edilmekle iptali istenen Gaziantep icra dairesinin 2022/84979 Esas sayılı takip dosyasındaki takip çıkışında davacı tarafça davalıdan 1.237.878,62 TL asıl alacak talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak asıl alacak yönünden bu miktar yönü ile itirazın iptaline karar verilmiş her ne kadar davacı tarafça takipte 26.319,81 TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de takipten önce davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil olmadığından faiz talebi yönünden itirazın iptali talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Talep edilen alacak likit olduğundan davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kısmen kabulü ile hükmedilen asıl alacak miktarı üzerinden asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE ;
1-Davalının Gaziantep İcra Müd. 2022/84979 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 1.237.878,62 TL YÖNÜNDEN DEVAMINA,
2-Hükmedilen alacak miktarı olan 1.237.878,62 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 1.237.878,62 TL üzerinden alınması gereken 84.559,49 TL ilam harcıdan davacı tarafından dava açılırken yatırılan 21.589,35 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 62.972,14 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yatırılan 21.589,35 harcın yargılama giderine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 2.234,70 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranlarına göre 2.188,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalılar tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 147.030,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca ret edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden Arabulucuya ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.292,51 TL'nin davalından, kalan kısım olan 27,49 TL'nin davacıdan HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
10-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/09/2023