T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ...
KARAR NO:...
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: ...
DAVALI:...
VEKİLLERİ: ...
...
DAVA: Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
DAVA TARİHİ: 05/09/2024
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı ...tarafından ...İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosya borçlusu ... aleyhine ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasıyla icra takibi açılmıştır. Bu dosya kapsamında müvekkil şirketin adresine 15.11.2023 Tarihinde hacze gelinmiştir. İcra dosyası kapsamında haciz tutanağında belirtilen mallar hakkında müvekkilin haklı istihkak iddiasına rağmen söz konusu mallar İİK Md 96-97 gereği haczedilerek müvekil şirket yetkilisine yedi emin olarak bırakılmıştır. Akabinde dosya icra takibine devam yahut talikli hakkında karar verilmek üzere icra hukuk mahkemesine gönderilmiş, ...İcra Hukuk Mahkemesi ... e –... k sayılı dosyası ile icra takibinin devamına karar verilmiştir. ... İcra Hukuk Mahkemesi ... e – ... k sayılı dosyası ile icra takibinin devamına dair karardan sonra 27.11.2023 tarihinde tekrar müvekkil şirketin adresine yanında yedi emin, nakliye aracı ve nakliye elemanları ile hacze gelinmiş ve müvekkilin istihkak iddia ettiği hacizli malların muhafazası talep edilmiştir. Malların tamamının muhafaza altına alınması için işlemlere başlanmıştır. Müvekkil yeniden istihkak iddiasında bulunmuş ise de ... İcra Hukuk Mahkemesi ... e – ... k sayılı dosyası ile icra takibinin devamına dair karar gereği istihkak iddiası itibar görmemiştir. Bu karar üzerine müvekkilin mallarının muhafaza altına alınması korkusu ile müvekkil davalı şirket vekilinin talep ettiği 100.000,00 TL'yi davalı şirket vekili ...'ın hesabına kalan 10.000,00 TL'yi ise elden şirket vekili Av. ...'a icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmıştır. Müvekkil şirket söz konusu ödemeyi malların muhafaza altına alınması işlemine engel olmak maksadıyla ödemek zorunda kalmıştır. Akabinde ... İcra Hukuk Mahkemesi... e -... k sayılı dosyası ile istihkak davası açmış mahkemece davanın kesin olarak kabulüne karar verilmiştir. Bu hali ile davalı yanın haczinin haksızlığı müvekkil şirketin istihkak iddiasının haklılığı mahkeme kararı ile sabit olmuştur. Hal böyle iken müvekkilin icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı ve banka dekontu ile sabit olan 100.000,00 TL'nin istirdatı için iş bu davayı açmak zorunda kalmıştır. Müvekkilin davalı yana hiç bir borcu yoktur. Müvekkil söz konusu ödemeyi davalının mahcuz malların muhafaza tehdidi altında yapmıştır. Müvekkil akabinde ... İcra Hukuk Mahkemesi ... e - ... k sayılı dosyası ile istihkak davası açmış ve lehine sonuçlanarak kesinleşmiştir. Bu halde haczin haksızlığı ile müvekkilin icra tehdidi altında ödeme yaptığı sabittir. Açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle: davamızın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında haciz ve muhafaza tehdidi altında davalı vekili hesabına ödenen 100.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile istirdatına ve müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini vekaleten arz ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Taraflar arasında yapılan yetki anlaşmasına göre istanbul adliyesi yetkili kılınmış olup davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Şöyle ki ; Taraflar arasında akdedilmiş olan söz konusu protokolde, uyuşmazlık halinde ... Adliyesi'nin yetkili olduğu kararlaştırılmıştır. Bu nedenle huzurdaki uyuşmazlık bakımından İstanbul Adliyesi yetkili yer mahkemesidir. Kararlaştırılan yetkili yer mahkemesi, münferiden belirlenmiş olup aksi de belirtilmediğinden kesin yetkili yer mahkemesi haline gelmektedir. Bu nedenle huzurdaki uyuşmazlık bakımından yetkili yer mahkemesi İstanbul Adliyesi olup yetkisiz yerde ikame edilmiş davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca istirdat davalarında Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri veya icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi olup müvekkilin adresi ... olduğundan da iş bu davaya yetkili mahkeme ...Asliye Ticaret Mahkemeleridir.Dolayısı ile yetkisizlik kararı verilmelidir. takip dosyasının tarafı olmayan davacıların aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatı olmadığından davanın reddi gerekmektedir. İstirdat (icra dosyasına istinaden ödenen paranın iadesi )davasında davacı taraf icra takibinin borçlusudur. Üçüncü kişi, alacaklıya karşı istirdat davası açamaz.
İstirdat davalarında, davacı sıfatı borçluya aittir. Dolayısıyla icra takibi borçlusu olmayan davacı şirket, huzurdaki davada taraf sıfatını haiz değildir. Davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddi gerekmektedir.
Nitekim bu husus Yargıtay Üyesi Mahmut Çoşkun tarafından Menfi Tespit ve İstirdat davalarına ilişkin bulunan kitabın cevap dilekçemizin ekinde bulunan 738. Sayfasında aynen "A. Davacı İcra takibinin borçlusudur. İcra takibi konusu borç üçüncü kişi tarafından ödenmiş olsa bile, davacı sıfatı borçluya aittir. Borcu ödemiş olan üçüncü kişi, alacaklıya karşı istirdat davası açamaz." şeklinde ifade edilmiştir. Emsal teşkil eden Yargıtay 19. HD 2014/20553 E. , 2015/11664 K. sayılı kararı; "Davacı vekili, müvekkilinin takip borçlusu....nin eski ortağı olduğunu, davalı tarafından dava dışı....aleyhine yapılan takipte müvekkilinin işyerine hacze gelindiğini, bunun üzerine müvekkilinin dosya borcunu ödediğini, müvekkilinin takip borçlusuyla organik bağının olmadığını beyanla ödemek zorunda kaldığı 26.455 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borçtan kurtulanın dava dışı....olduğunu, bu nedenle husumetin takip borçlusuna yöneltilmesi gerektiğini, İİK.nun 72.maddesi uyarınca menfi tespit, istirdat davası açma hakkının sadece borçluya ait olduğu, açılacak davanın davacısının borçlunun olması gerektiğini, üçüncü kişi olamayacağını, davacı ile takip borçlusu arasında organik bağ bulunduğunu, yapılan devir işleminin muvaazalı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı tarafından yapılan ödemenin takip borçlusunun borcunu ifa niteliğinde olduğu, menfi tespit ve istirdat davasında davacı sıfatının takip borçlusuna ait bulunduğu, borcu ödemiş olan 3.kişinin takip alacaklısına karşı menfi tespit ve istirdat davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi."" şeklinde beyanda bulunmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
3-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca yetkili mahkeme olarak İstanbul (Çağlayan) mahkemeleri belirlenmiştir.
Tacirlerle tacirlerin, tacirlerle kamu tüzel kişilerinin ve kamu tüzel kişilerinin kendi aralarında, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (sulh olmak suretiyle sona erdirebilecekleri) hukukî ilişkilerden kaynaklanmış ya da ileride kaynaklanabilecek olan hukukî uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılacak davalar bağlamında, kanunen yetkili konumda bulunan, genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini tümüyle ortadan kaldırıp, salt kararlaştırılmış olan yer mahkemesini yetkili kılmak amacıyla yapmış oldukları sözleşmeye yetki sözleşmesi denir. Yetki sözleşmeleri hukukî nitelikleri itibariyle asli (doğrudan) etkilerini medeni usul hukuku alanında ortaya çıkardıkları için (yani, kategorik olarak tanımlanmış hukukî ilişkiden kaynaklanan hukukî uyuşmazlıklarla ilgili açılacak davalar bakımından, kanunen yetkili olmayan bir yargı yerinin yetkili hâle gelmesi sonucunu yarattığı için), usul sözleşmeleri bütünü içinde yer alırlar (Tanrıver, Süha: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2020, C. 1, s. 250).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesi; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesini içermektedir.
Bu hükümde belirtilen tacir sıfatının Türk Ticaret Kanunu’na göre tayin edilmesi gerekir. Sözleşmenin konusunun ticarî iş olması gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkânı vermemektedir. Ayrıca aksi kararlaştırılmadıkça, dava (icra takibi) yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede (icra dairesinde) açılır. Taraflar yetkili kıldıkları mahkemenin (icra dairesinin) yanında, kanunen yetkili bulunan genel veya özel yetkili mahkemelerin (icra dairelerinin) de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlığa bakıldığından taraflar arasında akdedilen 27/11/2023 tarihli protokolün 4. Maddesinde İstanbul İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmekle, tarafların tacir olduğu da dikkate alındığında yetki sözleşmesinin geçerli olduğuna ve bu kapsamda Mahkememizin yetkisiz olduğu yönündeki davalının yetki itirazının kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının YETKİSİZLİK NEDENİYLE REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde tarafların talebi üzerine dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, yargılama gideri ve harçlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine,
3-Tarafların süresinde dosyanın gönderilmesi talebi olmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama gider ve harçların mahkememizce karara bağlanılmasına,
4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2025