T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:..... Esas
KARAR NO: .......
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR: 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - [....] UETS
Av. ... - [.....] UETS
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ...
Av. ... -....UETS
Av. ... - [......] UETS
Av. ... - ...... UETS
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2021
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 02/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça davacılar aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2020/24250 Takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak davacıların davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, emlakçılık işi yapan davacı ... ve davalı ...'nin 2014 yılında arsa alım satımı nedeniyle tanıştığını, taraflar arasında davacı ...'un davalıdan 110.000 TL tutarında ödeme aldığına dair 18.12.2014 tarihli sözleşme yapıldığını ve bu sözleşmeye göre taraflar söz konusu taşınmazların davacıya satıldığını, ancak tapusunun davalı ... üzerinde kalacağını, istenildiği takdirde davacıya verileceği yönünde anlaştıklarını, davalının taşınmazların tapusunu üzerine almak istemediğini, bunun sebebinin de devlet memuru olmasından dolayı mal beyanında sıkıntı yaşamamak için davacı üzerinden arazi alım satımı yaparak ticaret yapmak istemesi olduğunu, davalının para verip anlaşılan taşınmazları üzerine almayacak olmasından dolayı davalının talebi üzerine davacı ... tarafından da teminat olarak sadece kendisinin imzaladığı 18.12.2014 keşide tarihli bir adet boş senedin davalıya verildiğini, davacı ... tarafından sözleşmede belirtilen taşınmazların satım işleminin yapıldığını ve davalıya buradan elde edilen gelirin ödenmediğini, elindeki teminat senedine de güvenerek işlere devam etmek istediğini ve taraflar arasında bu şekilde yeniden ticari ilişkinin devam ettiğini, davalının 2015 yılı 7. ayı itibariyle davacının hesaplarına arsa alım satımı için para göndermeye başladığını, 2016 yılı sonuna kadar davacının şahsen verdiği borç dahil 145.000,00 TL civarında bir para gönderdiğini, davacının aralarındaki samimiyetten kaynaklı olarak yaptıkları bir sohbet esnasında artık çeklere yeniden hapis cezası geldiğinden dolayı güvenilir olduğunu, ve kendisinin de ticaretinde çek alıp verdiğini beyan ettiğini, bunun üzerine davalı tarafta elindeki senetten daha güvenilir olduğundan dolayı aralarındaki ticari ilişkiye devam etmek için davacıdan çek ve ya başka bir teminat vermesini istediğini, davacının ilk etapta çek vermek istemediğini, o tarihte sahip olduğu babası olan diğer davacı ... adına kayıtlı yaklaşık 450.000,00 - 500.000,00 TL değerindeki ......... plakalı Porshe Panemare 4 marka aracını teminat olarak vermeyi teklif ettiğini, davalının da kabul etmesi üzerine Gaziantep ..... Noterliğinin 00727 yevmiye ve 12.01.2017 tarihli satış sözleşmesinde söz konusu aracın devrinin davalıya verildiğini ancak aracın davacı tarafından kullanılmaya devam ettiğini, davalı aracın devrini aldığında tanıklar huzurunda davacıya ait 18.12.2014 keşide tarihli senedi cebinden çıkartarak yırttığını, davacının da davalının mesleği itibariyle duyduğu güvenden ötürü ve huzurunda senedin yırtılmasından dolayı rahatça davalı ile işlemlerine devam ettiğini, davalı da bu olaydan sonra 2017 yılı içerisinde davacının hesaplarına 50.000,00 TL civarında para gönderildiğini, bunlarla birlikte 2017 yılının sonunda davalı tarafından davacıya gönderilen rakamın yaklaşık 196.000,00 TL olduğunu, davacının 2018 yılına geldiğinde Gaziantep ili, Şahinbey İlçesi Çakal köyü mevkiinde bir bağ evi yapıyor olması ve başkaca bir takım işlerden dolayı para lazım olunca aracını satmak istediğini ve aracın kaydının davalı adına olduğundan dolayı onunla görüştüğünü, yapılan görüşme sonucunda davalının yeni bir teminat verilmesi şartıyla bu talebini kabul ettiğini, davacının aracın o tarihteki değeri olan 600.000,00 TL lik bir adet çekinin teminat olarak verildiğini, bunun üzerine bahsi geçen aracın davalının rızası ile Gazinantep ....... Noterliğinin 07490 yevmiye ve 16.03.2018 tarihli araç satış sözleşmesi ile satıldığını, davalı tarafça gönderilen 200.000 TL tutarındaki paraların davacı ... tarafından yaptırılan bağ evinin inşaatında kullandığını ve evin satılması durumunda davalının satış bedelinden karını alacağını gösteren 25.03.2018 tarihli evrak düzenlenerek davalıya verildiğini, davalının yeni almış olduğu teminatlardan sonra yine kendi adına alım/satım işlemleri yapılsın diye bu defa da davacının kardeşi . . . hesabına 2018 yılı 6. ayından itibaren 2019 yılının son aylarına kadar peyder peyder paraların gönderildiğini, bu gönderilen paraların da yaklaşık 180.000 TL civarında olduğunu 2019 yılı ortasından itibaren emlak piyasasındaki düşüş nedeniyle işleri kötü giden davacının artık satım yapamaz olduğunu, bağ evini de yine bu dönemde zararına satmak zorunda kaldığını, bu hususu öğrenen davalının da son dönemlerde kendi adına alım satım yapılan taşınmazlardaki zararları kabul etmek istemediğini ve davalı ile aralarının iyice açıldığını, davacının davalı ile aralarında zamanla oluşan samiyet nedeniyle davalının parasının değerlendirilmesi dışında davalının pek çok özel işinde de ona yardımcı olduğunu, davalının şehir dışına gitmesi gerektiğinde dahi uçak biletlerini bile temin ettiğini, davalının adına taşınmaz alım satımında yanında, davalının önceden sahip olduğu taşınmazların alım satımında da yardımcı olduğunu, alması gereken emlakçılık komisyonu da dahil aralarında alacak verecek meselesini konuşmak amacıyla davalı ile defalarca görüşmeye çalıştığını ancak her defasında davalının işlerinin yoğunluğunu bahane ederek davacıyı oyaladığını, davalının 17/02/2020 tarihinde tehditten dolayı yaptığı şikayetin hemen akabinde 18.02.2020 tarihinde Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılıktan şikayet ettiğini, elinde bulunan çekin tarih kısmında tahrifat yaparak 18.02.2020 tarihinde çeki bankaya ibraz ettiğini, 19.02.2020 tarihinde davaya konu senetle ilgili Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2020/24250 numaralı icra takip dosyasını açtığını 20.02.2020 tarihinde hem elindeki çekten dolayı Gaziantep İcra Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası ile "karşılıksız çek keşide etmek" suçundan şikayet ettiğini, tüm bu işlemlerin davacılar aleyhine oynan bir oyundan ibaret olduğunu, arsa alım satımı ve diğer işlemlerin davacı ... ile davalı arasında geçmiş olup, davacı ...'ın ne bu olaylar ne de takibe konu senetle bir alakasının bulunmadığını, davalının da savcılığın....... soruşturma numaralı dosyasında vermiş olduğu 17.06.2020 tarihli ifadesinde bu hususu doğruladığını, ancak asıl borçlu davacının ... yazıldığını, diğer davacı ... 'ın ise kefil olarak gösterildiğini, takibe konu senet üzerindeki davacı ...'a ait olduğu görülen imzaların davacı ...'a ait olmadığını, haksız ve kötüniyetli olan davalıdan asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminatın alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'nin halen Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesinde profesör doktor olarak öğretim üyesi kadrosunda çalıştığını, kendisinin 2004 yılından itibaren Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesinde Türkiye 'de nörofizyoloji diploması olan birkaç pediatrik nörologdan birisi olarak hizmet verdiğini, davalının başarılı bir doktor olarak yaşantısını sürdürdüğünü, yıllarca kazanmış olduğu birikimlerini değerlendirmek üzere 2014 yılında bir arsa alımı sırasında emlakçılık yapan davacı ile tanıştığını davalının bu tanışıklığının sonrasında davacılar tarafından profesyonel şekilde organize kurgulanmış şekilde resmi evrakta sahtecilik yapılmak suretiyle dolandırıldığını, davalının davacılar tarafından dolandırılması nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, ...... soruşturma numaralı dosya ile davacılar hakkında resmi evrakta sahtecilikten soruşturma başlatıldığını, davacılar hakkında davacı tarafından savcılığa başvurulmasından sonra davacılardan ... hakkında ....soruşturma numaralı dosya ile tehdit suçundan dolayı soruşturma açıldığını, davalının yoğun çalışma hayatı içinde bulunduğu stresli çalışma ortamı nedeniyle bütün malvarlığını davacıların kendisini dolandırması nedeniyle kaybettiğini, soruşturmaların halen devam ettiğini, davalının alacağını tahsil edebilmek için Gaziantep 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ...... esas sayılı dosya ile tasarrufun iptali davası açıldığını, davaya konu senedin teminat senedi olmadığını, davacıların hiç bir iddialarını kabul etmediklerini, kısmi dava olarak açılamayacağını, davacıların iddialarını yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini, davacıların haksız oldukları anlaşıldığından dava değerinin %20 oranında tazminat verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk olarak Gaziantep 5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/33 Esas sayılı dosyasında açılan davada, mahkemece görevsizlik kararı verildiği, bu karara karşı süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulması üzerine dosyanın mahkememizin 2022/79 esasına kaydedildiği görülmüştür.
Davacılar vekilince 04/02/2022 tarihli ara karar gereği 1.000.000,00 TL üzerinden hesaplanan harç ikmal edilmiştir.
Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2020/24250 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamızın davalısı, borçlularının dosyamızın davacıları olduğu, davaya konu bonoya dayalı olarak 1.000.000,00 TL asıl alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takibin derdest olduğu görülmüştür.
Davaya konu bononun incelenmesinde, 18/12/2014 keşide tarihli, 12/06/2017 ödeme tarihli, keşidecileri davacılar, lehtarı davalının olduğu, 1.000.000,00 TL bedelli olduğu görülmüştür.
Gaziantep CBS'nin 2020/20574 soruşturma, 2020/14440 soruşturma, Gaziantep 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas ve Gaziantep.... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
Mahkememizce davacıların imza örneklerinin bulunduğu kurumlara müzekkereler yazılmış, celbedilen belgeler mahkememiz kasasına alınmış, davacıların isticvap ve istiktab edilmişlerdir. Mahkememizce ilk olarak Jandarma Kriminal Amirliğinden 26.10.2022 tarihli uzmanlık raporu alınmış, raporda özetle, senedin ön yüzünde bulunan imzaların ... eli ürünü olmadıkları, ... eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 01.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; inceleme konusu senetteki imzaların ...'ın eli ürünü oldukları, ...'ın eli ürünü olmadıkları yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇE VE KANAAT:
Dava, davacıların davalıya Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün.... esas sayılı dosyasından ve bu dosyaya dayanak yapılan bonodan dolayı borçsuzluğunun tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Bilindiği üzere, kambiyo senetlerinde imzası bulunmayan bir kişinin o senet nedeniyle borçlu kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Davaya konu bonodaki imzanın aldırılan her iki bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, mahkememizce Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve HMK'daki düzenlemelere uygun olarak yaptırılan imza incelemesi ile açıklığa kavuşturulmuş olup, imza inkarının, sahtelik hususunun herkese karşı ileri sürülebilecek itirazlardan olmasına göre bu davacının menfi tespit istemi dosya kapsamıyla subüt bulduğundan davanın bu davacı yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... yönünden yapılan yargılama sonucunda ise, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, bu davacının davasını ispat edemediği, ileri sürülen hususların da kabul edilebilir olmadığı değerlendirilmiştir. Nitekim bu davacı tarafından her ne kadar imzaya itiraz edilmişse de, Jandarma Kriminal Amirliğinden aldırılan raporda, imzaların bu davacının eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda ise senetteki imzaların ...'ın eli ürünü oldukları açıkça tereddütsüz şekilde belirlendiğinden, bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Senetteki tüm imzaların ...'ın eli ürünü olduğu tespiti karşısında da bu davacının senetteki tüm borçtan asli olarak sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Yine davacı taraf, davaya konu bononun teminat senedi olduğunu ileri sürmüşse de, bu hususun yazılı delillerle ispatlanabileceği, bono üzerinde de buna ilişkin bir kaydın bulunmadığı ve yazılı delil ibraz edilmediği görüldüğünden bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. Yine davacı tarafça bononun sözleşmeye aykırı doldurulduğu iddia edilmişse de, anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da yazılı delille ispatı gerektiği, bu yönde bir delil ibraz edilmediği görüldüğünden bu yöndeki iddialarının da kabulü mümkün olmamıştır. Davacılar vekilince her ne kadar tanık dinletilmesi talebinde bulunulmuşsa da, bu hususların senetle ispat kuralı gereği tanıkla ispatı mümkün olmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak bu davacının davasını bu haliyle ispat edemediği, davalı tarafça talil yapılmadığı, ispat yükünün davacıda olduğu, borcun ödenmediği de sabit görüldüğünden, bu davacı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan, İİK'nın 72/4 maddesi uyarınca menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için tazminata mahkum edeceği, bunun için icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış olması gerektiği, her ne kadar davanın davacı ... yönünden reddine karar verilmişse de, mahkememizce ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması, alacaklının alacağını bu sebeple geç alması gibi bir durumun bulunmadığı ve yasal koşulları oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir. Yine her ne kadar dava ... yönünden kabul edilmişse de, bu davacının kötüniyet tazminatına yönelik talebine gelince, İcra Ve İflas Kanunu'nun 72/4.maddesinde, ''Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' denilmiştir. Görüldüğü üzere yasa koyucu kötüniyet tazminatını düzenlenerken takibin haksız olmasını yeterli görmemiş, kötüniyetli olması şartını da birlikte aramıştır. Bu esasa göre değerlendirme yapıldığında, davalının kötüniyetli hareket ettiğine yönelik bir delil bulunmadığından kötüniyetli olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle kötüniyet tazminatı yönünden yasada aranan şartlar oluşmadığından bu tazminata da hükmedilmemiş olup, neticeten aşağıda yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ... Yönünden,
Davanın kabulü ile, Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2020/ Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe konu alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Davacı tarafça talep edilen kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
2-Davacı ... Yönünden,
Davanın reddine,
Davalı tarafın tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 68.310,00- TL nispi harçtan peşin alınan 17.248,28 TL harcın mahsubu ile eksik 51.061,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının peşin yatırdığı 17.248,28 TL harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
5-Davacının yaptığı toplam 3.678,95- TL yargılama giderinin kabul-red oranına göre hesaplanan 1.839,47-TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'a, bakiye kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine yer olmadığına,
7-a)Davanın kabul edilen kısmı bakımından AAÜT'ye göre 140.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
b)Davanın reddedilen kısmı bakımından AAÜT'ye göre140.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalıya verilmesine,
8-Yapılan giderin avanstan mahsubu ile bakiye kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.14/12/2023