T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:.... Esas
KARAR NO:....
HAKİM :.....
KATİP: ..........
DAVACI: ..........
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: .......
VEKİLİ: Av. ......
Av...........
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2022
KARAR TARİHİ: 22/05/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 22/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 25/01/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya karşı 17/04/2021 tarihli taşeronluk sözleşmesine dayalı olarak Gaziantep İcra Dairesinin ...... sayılı dosyası ile girişilen takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini belirterek anılan takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %40'ından az olmayan icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekilinin 07/04/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine davacı şirket tarafından icra takibi başlatıldığını, müvekkil tarafından borca itiraz edildiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tanzim tarihi 17/04/2020 olup sözleşmenin 8. Maddesi gereğince işin süresinin 90 gün olduğunu, ancak sözleşmede 90 günlük sürenin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren başlayacağının kararlaştırılmamış olduğunu, sözleşmede ön görülen sürenin binanın müvekkile ölçü alabileceği aşamaya getirilerek teslim edildiği tarihten itibaren başlayacağını, müvekkilinin ölçü almadan imalat yapamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE VE KANAAT:
Uyuşmazlık 17/04/2020 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklı alacakların davacı tarafından tahsili amacıyla Gaziantep İcra Dairesinin ....... sayılı dosyası ile davalıya karşı başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnşaat mühendisi bilirkişinin 07/04/2023 tarihli raporunda işin zamanında tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin dava dosyasında yer teslimi yapılması veya işe başlama tarihi konusunda açıklayıcı bir bilgi, belge, tutanak vs. bulunmadığı, PVC pencere etrafındaki sıva-boya ve mermer denizlik-parapet işleri tamamlanmadan pencere ölçüsü alarak PVC pencere imalatına başlamanın mümkün olmadığı, aynı şekilde seramik yer döşemelerinin kaplama işleri de tamamlanmadan WC+banyoların PVC kapı ölçüsünü alarak PVC kapı imalatına başlamanın mümkün olmadığı mütalaa edilmiştir.
Teksif ilkesi, dava malzemesinin, belirli bir usul kesitine kadar mahkeme önüne getirilmesini ve öngörülen usul kesitinin tamamlanmasından sonra ileri sürülen ya da getirilen işlemlerin mahkemece dikkate alınmamasını öngören yargılama hukuku ilkesidir. Teksif ilkesine ve davanın basit yargılama usulüne tabi olmasına göre bilirkişi ön raporunda belirtilen bu eksiklikler dava açılış esnasında HMK 318 hükmünce dava dilekçesi ile birlikte sunulması gerektiği halde sunulmamıştır. Nitekim ön raporda belirtilen eksikliklerin basiretli tacir yükümlülüğü gereği dava ve takip öncesinde de davacı uhdesinde bulunması ve dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulması gerekmektedir. Öte yandan davacı vekilince ön inceleme aşamasından sonra sunulan delillere davacı tarafından muvafakat edilmediğinden bu delillere dayanmak da hukuken mümkün değildir.
Tüm dosya kapsamı ile 07/04/2023 tarihli bilirkişi ön raporu bir arada değerlendirildiğinde davacı tarafın takibe dayanak sözleşmeye göre alacak talebinde bulunabilmesi için yeterli delilin mahkemeye sunulmadığı, dosyada yer teslimi yapılması veya işe başlama tarihi konusunda açıklayıcı bir bilgi, belge ve tutanak bulunmadığı, göz önünde bulundurularak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasında davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için birtakım şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlardan birisi de alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanmasıdır. Alacaklının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanmadıkça dava reddedilmiş olsa bile, davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Alacaklının takibinde kötüniyetli olduğunun ispatı davalıya aittir. Davalı, alacaklının kendisi aleyhine kötüniyetli olarak takibe giriştiğini ispatlamak zorundadır. Buna göre, reddedilen kısım yönünden davacının kötüniyetli takip başlatmadığına kanaat getirilerek şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar duruşma zabtı ile istinaf kanun yolu açık tutulmuş olsa da dava değeri itibariyle istinaf kanun yolu kapalı olduğundan hükmün kesin olduğunu belirtmek gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Davanın reddine,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine
3-Alınması gereken 179,90-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 99,20- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 5.124,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanununa göre suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, bedel itibariyle kesin olmak üzere üzere karar verildi.
22/05/2023