T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .... Esas
KARAR NO: .....
HAKİM :......
KATİP: .....
DAVACI:.....
1-......
2-.....
VEKİLİ: Av. .......
DAVALI:........
VEKİLİ: Av.......
Av.......
Av.....
Av. ......
Av. ......
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 01/03/2023
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/05/2021 tarihinde yaya konumunda olan müvekkiline ....... plakalı aracın çarpmasıyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, meydana gelen kaza nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nı........ soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı tarafa başvuru yaptıklarını, başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınamadığını, bu nedenle 3.100,00 TL'lik (3.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere) maddi tazminatın kazanın meydana geldiği tarihten aksi halde davalı şirkete ihbar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan.......... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortasının bulunduğunu, öncelikle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacının müvekkiline usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitiyle sınırlı olacağını, meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na sevkini talep ettiklerini, hesaplamanın 19/06/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı kanunun 18. Maddesinde yer alan düzenlemeye göre yapılmasını talep ettiklerini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunu talep ettiklerini, soruşturma ve kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespitini talep ettiklerini, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine aksi halde esastan reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;
Dava, davacının davalıdan meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep edip edemeyeceği, edebilirse miktarının ne olacağına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır.
Davalı tarafça her ne kadar derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunulmuşsa da itirazların reddi gerekmiştir. Nitekim, sigorta tahkim komisyonu dosyası celp edilerek incelenmiş, dosyada neticeten itiraz hakem heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiş ve bu karar taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Bu durumda da başvurunun usulden reddedilmiş olması sebebiyle kesin hükümden bahsedilmesinin mümkün olmadığı, yine işbu davanın 01/03/2023 tarihinde açılmış olması, hakem kararının 16/03/2023 tarihinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği, her ne kadar işbu dava kesinleşmeden önce açılmışsa da, HMK'nın 115/3. maddesi uyarınca bu sebeple usulden ret kararı verilmesi mümkün olmadığından derdestlik itirazının da yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve işin esasına girilmiştir.
Mahkememizce aldırılan kusur raporunda özetle; sürücü ..sevindeki aracı ile tespiti yapılamayan cadde/sokak üzerinden gelerek kontrolsüzce sol tarafı 21084 nolu sokağa dönüşü sırasında dönüş yaptığı yolun karşısına koşarak geçmeye çalışan yaşı küçük yayaya çarptığı, olayın meydana geldiği alanın yayaların öncelikli geçiş yapabilecekleri güvenli geçiş alanlarında olduğunu, K.T.Kanununun 53/d maddesi uyarınca sağa ve sola dönüşlerde, sürücülerin kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere ve sola dönüşlerde sağdan ve karşıdan gelen trafiğe ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduklarını, sürücü Vakkas Demir’in geliş yaptığı cadde/sokak üzerinden sağı veya soluna dönüş yapacak sürücü olması dolayısı ile dönüşüne başlamadan önce manevra alanını kontrol etmesi, var ise yayalara ilk geçiş hakkını verdikten sonra dönüşünü kurallara uygun olarak yapması gerektiğini,......... plakalı araç sürücü .. gündüz vakti geliş yaptığı cadde/sokak üzerinden trafik akımının iki yönlü geliş - gidiş olarak işlediği ..... nolu sokağa dönüşüne başlamadan önce manevra yönünü etkin şekilde kontrol etmesi, kavşak giriş - çıkış alanından geçiş yapan veya yapmak üzere olan yayalar var ise ilk geçiş hakkını verdikten sonra uygun zamanda dönüş manevrasına başlaması gerekirken, aksine davranıp kontrolsüzce dönüş manevrası sırasında aracının sol ön teker kısım ile görüş alanı içerisi kavşak başından koşarak karşıya geçmek isteyen yaşı küçük yaya ........’na çarpması olayında K.T.Kanununun 53/d maddesine aykırı davrandığı, yaya....’un kendi can emniyeti ile genel trafik güvenliğini tehlikeye atacak şekilde davranışta bulunmaması gerektiğini, yaşı küçük yaya .......’nun, gündüz vakti bulunduğu kavşak başından yolun karşı kısmına kurallara uygun olarak geçiş yapması gerekirken, aksi ispatlanamayan sürücü ifadesine göre gerek kendi can emniyeti, gerekse genel trafik güvenliğini tehlikeye atacak şekilde koşarak geçişi sırasında kendisine, tespiti yapılamayan cadde/sokak üzerinden gelerek .... nolu caddeye dönüş yapmakta olan sürücü .......in sevkindeki aracının sol ön teker kısmı ile çarpması olayında, K.T.Kanununun 68/c maddesine aykırı davrandığı, bilirkişi raporunda sonuç olarak;...... plakalı araç sürücü.......’in K.T.Kanununun 53/d maddesine aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ağır ihlal ve ihmalinin olduğu, yaşı küçük yaya .......’nun ise, K.T.Kanununun 68/c maddesine aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ihal ve ihmalinin olduğu bildirilmiştir. Tüm bu hususlar, kazanın oluş şekli ve ihlal edilen yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kazanın meydana gelmesinde ........ plakalı araç sürücüsü ... %75 oranında, yaya davacı......'nun ise %25 oranında kusurlu oldukları değerlendirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan maluliyet raporunda özetle; .oğlu. 08/10/2014 doğumlu.......T.C. kimlik numaral.......nun ......1 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında oluşan yaralanmasına yönelik: Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kullanılarak hesaplanan kişinin özürlülük oranının %6 olduğu, iyileşme dönemi içerisinde 4 hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğu tıbbi tespiti yapılmıştır.
Mahkememizce hesaplama yapması için dosya aktüer hesap bilirkişisinde tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; davacının kusur indirimsiz 511.340,67 TL sürekli iş göremezlik zararının ve 3.339,00 TL bakıcı gideri zararının bulunduğu hesaplanmıştır.
Davacı vekili 09/10/2023 tarihli dilekçesi ile 3.100, 00 TL olarak açtıkları davalarını 386.009,75 TL'ye yükseltiklerini, bu tutarın davalı şirkete başvuru tarihi olan 08/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporları taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna itirazlarının dosya kapsamına uygun olmadığından reddine karar verilmiş ve değer artrım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kazaya karışan....... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde ZMMS'nin olduğu, davalı sigorta şirketi sigortalısı sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu, davacının %25 oranında kusurunun bulunduğu, kaza nedeniyle davacının %6 oranında maluliyetinin oluştuğu ve 4 hafta bakıcı ihtiyacının olduğu, davacının kusuru dikkate alındığında talep edebileceği miktarların 383.505,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.504,25 TL bakıcı gideri zararının olduğu hesaplanmıştır. Özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında belirtilen kusur, maluliyet ve tazminata ilişkin hesaplamaların hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, temerrüt tarihinden itibaren ve aracın hususi olduğu ve talep de gözetilerek yasal faize hükmedilmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile; 383.505,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.504,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 386.009,75 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 26.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 26.368,32 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harç ve ıslah harcı toplamı olan 1.487,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.880,42 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 7.501,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 59.901,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hazine tarafından karşılanan arabulucu gideri olan 1.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı. 15/11/2023