T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .......
KARAR NO: .....
HAKİM : ....
KATİP: .......
DAVACI: .......
VEKİLİ: Av. ........
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av. .......
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 15/11/2022
KARAR TARİHİ: 08/11/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 10/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ayakkabı ve terlik imalatı işiyle uğraştığını, müvekkilinin imalatını yaptğı ayakkabı ve terlikler için davalı taraftan taban ve imalatta kullanacağı ürünleri teslim aldığını, davalı tarafın teslim ettiği ürünler için müvekkiline ....... Nolu 18.02.2022 tarihli 562,86 euro bedelli, ..........5 nolu 25.02.2022 tarihli 11.454,11 euro bedelli, .......... nolu 09.03.2022 tarihli 906,24 euro bedelli ve ...... nolu 15.02.2022 tarihli 12.789,60 euro bedelli faturalar ile satışa konu ürünleri teslim ettiğini, müvekkili tarafından ürünler kullanılmak istenildiğinde davalı şirket yetkililerinin aranarak aldığı ürünlerin istediği şekilde ürünler olmadığını bildirdiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından yapılan incelmede ürünlerin yüksek ısıda kullanıldığından bahsedildiğini, müvekkili tarafından davalı şirket satış sorumluları ve yetkililerinin iş yerine davet edildiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından ürünlerin kullanılamayacağının kabul edildiğini, müvekkilinin aldığı ürünlerin büyük kısmının ise kullanma tarihinin geçtiğinin müvekkili tarafından tespit edildiğini, bu durumun davalı şirket yetkililerine bildirildiğini, davalı şirketin müvekkiline ürünlerin değiştirilebileceğini ve gerekirse yeni ürünlerin gönderileceğini beyan ettiğini, davalı şirketin ürünleri değiştirmediğini, yeni bir ürünü de müvekkiline vermediğini, davalı tarafın Gaziantep 21. Noterliğinin 15.09.2022 tarih 21898 sayılı ihtarname ile fatura bedellerinin ödenmediği ve ödeme olmadığı takdirde dava açılacağı yönünde ihtarname keşide ettiğini, müvekkilinin ihtarnameye davalının teslim ettiği ürünlerin kullanılmadığı, ürünlerin hatalı olduğu kullanma tarihlerinin geçmiş olduğu ve ürünleri teslim alamsı ve iade faturası kesileceği şeklinde cevap verdiğini, müvekkili tarafından faturaların davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin dava konusu faturalar nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafça davaya konu faturalar nedeniyle müvekkili aleyhinde icra takibi başlatılmadığını, menfi tespit davalarında davacının hukuki yararının olmasının dava şartı olduğunu, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, faturaya konu malların poliüretan terliğin taban ham maddesi olarak kullanıldığını, davacının müvekkilinden davaya konu faturalardaki ürünleri aldığını, davacı tarafından 04/07/2022 tarihinde müvekkiline kısmı bir ödeme yapıldığını, davacının iddia ettiği gibi malların bozuk olması durumunda ödeme yapmayacağını, davacının ürünleri aldıktan 4-5 ay sonra kısmi ödeme yaptığını, davacının somut olayda üzerine düşen hiçbir sorumluluğu yerine getirmediğini, davacı tarafından iade faturasının kesildiğini ancak müvekkiline malların iadesinin yapılmadığını, müvekkili firmanın bu faturanın içeriğine itiraz ettiğini, davacı tarafından ellerinde bulunan hammadelerin kodlarının bildirilmesi halinde müvekkili tarafından teslim edilen ürünlerin bozuk olup olmadığının anlaşılacağını, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, bu nedenlerle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalıya davaya konu 4 adet fatura nedeniyle borçlu olup olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen tüm deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır.
Öncelikle belirtmek gerekirse, davalı tarafından her ne kadar davacının hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davanın reddi talep edilmişse de, davacının sürekli olarak icra baskısı altında kalmaması, haklarını ileri sürebilmesi için karşı tarafın işlemlerini beklemesinin gerekmemesi, borçsuz olduğunu düşündüğü için dava açmasında hukuki menfaatinin bulunması, nitekim İİK'nın 72. maddesine icra takibinden önce de işbu davanın açılabileceği dikkate alınarak bu yöndeki talebi yerinde görülmeyerek işin esasına girilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; hem davacının hem davalının 2022 yılında birbirleriyle yapmış oldukları alışlar / satışlar tutarının 401.829,02 TL (25.712,01 EURO) olarak birebir aynı olduğu, davaya konu 4 adet faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalı adına düzenlendiği GIB2022000000006 seri numaralı 401.829,02 TL ( 25.712,01 EURO ) tutarlı alış iade faturasının, davacının incelenen 2022 yılı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının 2022 yılı yasal defter kayıtlarında anılan alış iade faturasının kayıtlı olmadığı, ayrıca davalının davacıdan tahsil ettiği 35.938,33 TL ( 2.150,00 USD ) tutarın davalının incelenen 2022 yılı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 2022 yılı yasal defterlerinde tahsilat olarak kayıtlı olmadığı, taraflar arasındaki kayıt farklılığının bu iki kayıttan kaynaklandığı bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında; uyuşmazlığın davacının davalıya dava konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davası olduğu görülmektedir. Davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunduğu, 4 adet faturaya ilişkin malların davacıya edildiği, bedellerinin ödenmediği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı taraf faturalara konu malları teslim aldığını ancak ürünlerin kullanılamayacak durumda olduğu iddia etmişse de, dosya kapsamında davacı tarafından süresinde yapılan bir ayıp ihbarına ilişkin bir delilin sunulmadığı, davacı tarafından teslimden yaklaşık 5-6 ay sonra ayıptan bahsedilerek ihtarname keşide edildiği ve iade faturası düzenlendiği, aradan geçen süre dikkate alındığında gerek ayıp ihbarının gerekse de iade faturası düzenlenmesinin dinlenebilir olmadığı gibi, bu husus basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne de aykırı olduğu, başka bir deyişle usulüne uygun yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı görüldüğünden ve başkaca bir delil de sunulmadığından bu yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir. Yine davacı tarafa delil olarak dayandığı ses kaydı, whatsup yazışmaları vb. Delillerini sunması için süreler verilmişse de, bu deliller de dosyaya sunulmamış olup, davacı iddialarını ispat edememiştir. Davalı ticari defterlerinde kısmi ödeme gözükmekle birlikte davacı taraf ödeme yapmadığını iddia etmiş olduğundan bu husus taraflar lehine/aleyhine yorumlanmamıştır. Davacı taraf iade faturası düzenlediğini ve malları da teslim ettiğini iddia etmişse de, buna yönelik de yazılı ya da başkaca delil ibraz etmemiş olup, soyut beyandan öteye geçmeyen bu iddialara da itibar edilmemiştir. Sonuç olarak, usulüne uygun düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alındığında, davacı tarafın yasal sürede faturalara itiraz etmemesi, defterlerine işlemesi, davalıya usulüne uygun herhangi bir bildirimde bulunmaması, ispat yükü kendisinde olan davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, dosya kapsamından davacının kötüniyetli olduğuna yönelik bir delilin bulunmaması nedeniyle davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Davalının tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine,
2-Alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcınının peşin alınan 8.445,09 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.175,24 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne hesaplanan 70.372,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı.08/11/2023