T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .....
KARAR NO: ......
HAKİM: .....
KATİP:.......
DAVACI :......
VEKİLLERİ: Av. ........
Av. .......
DAVALI : 1- ........
VEKİLLERİ: Av........
Av. ......
DAVALI : 2- ......
VEKİLLERİ: Av.......
Av........
DAVALI : 3- .......
DAVA İHBAR OLUNAN: .......
VEKİLİ: Av.................
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/11/2022
KARAR TARİHİ: 20/11/2023
GEREKÇE TARİHİ : 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 17/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 22/08/2022 tarihinde davalılardan Sompo nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı, davalılardan ......e ait, davalılardan......n sevk ve idaresindeki....... plakalı aracın sebebiyet verdiği kazada......... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, ........ plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, aracın davalılardan Sompo Sigorta Anonim Şirketi şirketi nezdinde sigortalı olduğunu bu nedenle müvekkilinin zararından davalı kurumun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL sürekli iş göremezlik zararının başvuru tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan Sompo Sigorta Anonim Şirketi'nden, 50.000,00-TL manevi zararın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar .....ve .........den tahsilini dava etmiştir.
Davalı ........ vekili 07/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinden talep ettiği manevi tazminat yönünden görev itirazları olduğunu, manevi tazminat için görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının arabulucuğa başvurmadığını, kusur tespitinin bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacının maddi tazminat ve işleyecek ticari faiz talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ....... yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir.
Daval......... usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 22/08/2021 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 09/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyetinin %14, geçici iş göremezlik süresinin 2 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 2 hafta olduğu mütala edilmiştir.
Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 18/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 592.516,52-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 1.725,60-TL, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 3.019,80-TL olduğu mütala edilmiştir.
Davacının yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında evli olup 4 çocuğu ile birlikte yaşadığı, babasının yardımı ile geçindiği, evi ve arabası olduğu, davalının ise gelir getiren herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı müzekkere cevaplarından anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin 20/10/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 592.516,52-TL'ye artırdığı görülmüştür.
GEREKÇE VE KANAAT:
Uyuşmazlık 22/08/2021 tarihli trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik zararı ve manevi tazminatı istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Dosya kapsamında alınan 09/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ve sigorta konusunda uzman bilirkişinin 18/10/2023 tarihli bilirkişi raporları denetime elverişli olup taraflarca itiraza uğramamıştır. Davalılarda.......'ye ait araç sürücüsü diğer davalı ......... kaza tespit tutanağından anlaşıldığı üzere kazanın aracını 2918 KTK 52/b maddesi uyarınca yük ve teknik özelliğine göre kullanmadığından ve aynı kanunun 84. maddesinin ihlali ile gerçekleştiği anlaşılmıştır. Kusur durumunun karmaşık olmaması ve mahkemece re'sen takdir edilebilir nitelikte olması sebebiyle usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Davacının oğlu sevk ve idaresindeki araçta gerçekleşen kaza sebebiyle malul kaldığından ve su yönde savunma bulunmadığından hatır taşıması indirimi yapılmasına lüzum yoktur.
Uyuşmazlık kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi yönünden bu şekilde sübut bulmuştur.
Manevi tazminat yönünden ise davacının kaza sonrasında oluşan maluliyeti, kazada davalılardan .......ın işleteni olduğu aracın sürücüsünün kusuru ve taraflarca yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması bir arada değerlendirildiğinde davacının zenginleşmesine sebep olmayacak şekilde manevi tazminat istemi 40.000,00-TL yönünden kabul edilmiştir.
Her ne kadar davalılardan........vekili cevap dilekçesinde manevi tazminat istemi yönünden müvekkili şirket hakkında arabuluculuk başvurusu yapılmadığı savunulsa da uyuşmazlığın davalı . ve davalı . . yönünden ticari dava niteliği bulunmadığından bu savunma hukuki dayanaktan yoksundur.
Tüm bu açıklamalar, mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli maluliyete ilişkin 09/08/2023 tarihli bilirkişi raporu, sigorta konusunda uzman bilirkişinin 18/10/2023 tarihli raporu ve davacı vekilinin 20/10/2023 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın maddi tazminat yönünden 592.516,52-TL üzerinden tam kabulüne, manevi tazminat yönünden 40.000,00-TL üzerinden kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Manevi tazminat isteminin yönünden davanın davalılardan.......ve......... yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine,
40.000,00-TL manevi tazminatın 22/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ...... ve........'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin davalılardan....... kabulüne,
592.516,52-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılarda........en alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 40.474,80-TL harçtan, alınan 1.852,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 38.622,17-TL harcın davalılardan........den alınarak Hazineye irat kaydına ,
4-Manevi tazminat yönünden alınması alınması gereken 2.732,40-TL harçtan, alınan 171,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,28-TL harcın davalılardan .........i. ve..........'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına ,
5-Davacının yatırdığı 1.852,63-TL harcın davalılardan........en, 171,12-TL harcın davalılardan.......... ve.........n'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı 5.891,00-TL yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, arta kalan avansın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davalılardan........'den alınarak Hazineye irat kaydına
8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden;
a)Maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 88.952,31-TL vekalet ücretinin davalılardan.....'den alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi'nin 10/1-4 Maddesi gereğince 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan ...... ve .......'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi'nin 10/1-2-3-4 Maddesi gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendilerini vekil ile temsil ettiren daval..........'ye verilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalılardan.......vekilinin yüzüne karşı, diğer daval....... yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/11/2023
Katip.........