T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ... Esas
KARAR NO: ....
HAKİM : ...
KATİP: ....
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av. ....
Av. ....
DAVALI:...
VEKİLİ: Av. ...
Av. ....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/10/2022
KARAR TARİHİ: 17/04/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 17/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 12/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 27/06/2022 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı ... plakalı araç ile müvekkili sevk ve idaresindeki ..... plakalı motosikletin karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00-TL bakıcı giderinin davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili 21/12/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti müterafik kusur indirimi yapılması, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kusur bilirkişisinin 18/01/2023 tarihli keşfen alınan 27/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı araç sürücüsünün her hangi bir kural ihlali bulunmadığı, davacının ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesini ihlali ile kazaya sebebiyet verdiği mütalaa edilmiştir.
GEREKÇE VE KANAAT:
Uyuşmazlığın kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Tüm bu açıklamalar, kaza tespit tutanağı, park halinde duran araç sürücüsünün ifadesi, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı araç sürücüsünün ifadesi ve kusura ilişkin alınan rapor bir arada değerlendirildiğinde kazanın davacının geçme yasağı olan yerlerden geçmek kuralını ve kavşaklara yaklaşırken sollama yapmaması kuralını ihlali sebebiyle tam kusuru ile gerçekleştiği, .... plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacının kusuru ile kazanın gerçekleştiği konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluştuğundan yargılamanın sürüncemede bırakılmaması ilkesi ve usul ekonomisi ilkesi gereği kusura ilişkin itirazlar hukuki dayanaktan yoksun bulunmuştur. Uyuşmazlık esası kusur sorumluluğuna dayandığından davacı kendi kusuruna dayanarak davalı taraftan hak talep edemeyecektir. Bu sebeple davacının... plakalı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle davalı ...... tazminat talebinde bulunamayacağı kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.355,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.175,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 150,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/04/2023
Katip ....