T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .....Esas
KARAR NO: .....
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... (T.C. ...) - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...] UETS
DAVALI: ... - ... - A....
DAVA: Ticari Şirket
DAVA TARİHİ: 18/04/2023
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 05/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 08/03/2011 tarihinden bu yana...... ortağı olduğunu, müvekkilinin anılan şirketteki payını Gaziantep..... Noterliğinin 02/10/2019 tarih ve..... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi ile şirketin diğer ortağı olan .....e devrettiğini, söz konusu devir işlemi neticesinde davalı şirket açısından ortak sayısının bire düştüğünü, ticaret siciline tescili açısından yükümlü tek kişinin tek ortak ve şirket müdürü olan .... olduğunu, .....'in pay devri ile ilgili gerekli bildirimleri ve işlemleri yapmamış olması nedeniyle müvekkilinin halen şirketin ortağı olarak göründüğünü, davalı şirket müdürü ve tek ortak olan ..... 2021 yılında hayatını kaybettiğini beyanla öncelikle müvekkilinin 06/02/2023 tarihli deprem nedeniyle uğramış olduğu zarardan dolayı yargılama giderlerini karşılayabilecek durumunun olmadığını bu nedenle adli yardım taleplerinin kabulünü, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmediği gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin sicil dosyası celbedilmiş, istenilen bilgi ve belgeler dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizin 19/04/2023 tarihli ara kararı ile, davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş ve dosyada yapılan giderler suçüstü ödeneğinden karşılanmıştır.
GEREKÇE VE KANAAT:
Dava her ne kadar ortaklıktan çıkma davası olarak ileri sürülmüş ise de, ileri sürülen vakıalar nazara alındığında ihtilafın Limited şirket pay devrinin tespiti istemine yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı ile şirket hissesini devralan dava dışı .......p arasında yapılan hisse devir sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf yapılan devir işleminin usul ve yasaya uygun olup olmadığı ve ticaret sicilinde ilan edilmesinin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı konusundadır.
Limited şirket ortağı olan pay sahibi gerçek veya tüzel kişiler şirketteki hisselerini belli koşullar altında üçüncü kişilere devredebilirler. Esas sermaye payının devir ve temlikine ilişkin düzenlenen TTK m. 595 hükmünde ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca esas sermaye payının devir ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Asgari yazılı şekilde yapılan sözleşmedeki imzaların notere onaylatılması gerekir. Kural olarak şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe esas sermaye payının devri için ortaklık genel kurulunun onayı zorunludur. Devir bu onayla geçerli olur. Sözleşmede aksi öngörülmemişse ortaklık genel kurulu sebep göstermeksizin yapılan devir işleminin onaylanması talebini reddedebilir. Ancak bu gibi hallerde şirket ortağı haklı sebeplere dayanarak her zaman şirketten çıkma talep edebilir. Hisse devri sözleşmesi yapıldıktan sonra şirkete başvuru yapılması gerekir. Hisse devrinin pay defterine kaydedilmesi için yapılan başvurunun üç ay içinde genel kurul tarafından reddedilmemesi halinde, yapılan devir işlemi onaylanmış sayılır.
Somut olayda davacı taraf sahip olduğu şirket hissesini noterde yapılan devir sözleşmesi ile davalı devretmiştir. Ancak yapılan bu devir genel kurul kararıyla onaylanmamış, genel kurulun onayı için şirkete herhangi bir başvuruda da bulunulmamıştır. Bu nedenle davanın TTK m. 595/7 uyarınca erken açılmış dava niteliğinde olduğuna kanaat getirilerek reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği dikkate alınarak, alınması gereken 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği dikkate alınarak suçüstü ödeneğinden karşılan toplam 242,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/11/2023