T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: .... Esas
KARAR NO:.....
HAKİM : ...
KATİP: ...
DAVACI:...
VEKİLİ: Av...
Av. ..
DAVALI:......
VEKİLİ: Av. .....
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/08/2021
KARAR TARİHİ: 19/07/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 21/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 13/08/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten 27/10/2020 tarihinde ... plakalı ...... şase numaralı 2014 model ticari aracı Gaziantep .... Noterliğinin....nolu senediyle satın aldığını, müvekkili şirketin aracı kullanmaktayken İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma nolu dosyası ile ....... hakkında yürütülen soruşturmada aracın change çıkması sebebiyle İstanbul Anadolu 3. Sulh Ceza Hakimliğinin....Değişik iş sayılı dosyası ile araca el konulduğunu, aracın durumunun belli olmaması sebebiyle müvekkilinin personel ve hasta servisi olarak kullandığı bu aracın ikamesi için...' a ait...... plakalı aracın günlüğü 250,00-TL'den olmak üzere haftanın 5 günü çalıştırılmak üzere kiralandığını, İTÜ Makine Mühendisliği Fakültesinin araç üzerinde yaptığı incelemede aracın motorunun orijinal olduğunu ancak şase kısmı ve diğer bölümlerinin ..... plakalı haciz şerhi işlenmiş araca ait olduğunu, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davalı şirket yetkililerinin haberdar edildiğini, araçta ortaya çıkan bu gizli ayıp sebebiyle aracı kullanma imkanı ortadan kalktığı için davalı şirket yetkililerinin bu duruma kayıtsız kalması üzerine Gaziantep 21. Noterliğinin.... yevmiye nolu ihtarnamesi ile aracın yasal bedelinin, aracı İstanbuldan Gaziantep'e getirme sürecindeki masrafların ikame araç bedelinin ödenmesi yönünde davalının ihtar edildiğini ancak davalı şirketçe ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili 20/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, tacir olan davacının basiretli olması gerektiğini ve satış sözleşmesinin şartlarıyla bağlı olduğunu, aracın change çıkmasında müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını, kötü niyeti de olmadığını, aracın change çıkması sebebiyle yürütülen soruşturmada müvekkilinin de mağdur durumda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Makine mühendisi bilirkişinin 29/12/2021 tarihli raporunda dava konusu edilen araçtaki ayıbın gözle görülebilen basit bir muayene ile anlaşılabilen nitelikte olduğundan açık ayıp olduğu mütalaa edilmiştir.
Bu rapora yapılan itiraz neticesinde dosya makine yüksek mühendislerinden oluşan 3'lü akademisyen bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 09/03/2022 tarihli raporunda çalıntı ve hak mahrumiyeti bulunan araçların şase numaralarının sisteme işlenerek satışına izin verilmediğini, zira satış sırasında noter tarafından aracın şase numarası sisteme girildiğinde bu tür araçların tespitinin kolay olduğunu, change işleminin çalıntı veya hak mahrumiyeti bulunan araçların şase numaralarının ağır hasarlı ya da trafiğe çıkamayacak durumdaki sicili temiz olan araçların şase numaralarıyla fiziksel olarak değiştirilerek satılmasından ibaret olduğu, change işleminin çalıntı veya hak mahrumiyeti bulunan aracın şase numaralarının taşlama ve zımparalama yöntemiyle kazındıktan sonra trafiğe çıkamayacak durumdaki sicili temiz olan aracın şase numarasının ilgili araca numaratör ile vurularak yapılabildiği gibi trafiğe çıkamayacak durumdaki sicili temiz olan aracın şase numarasının bulunduğu bölgenin kesilerek çıkarılıp hak mahrumiyeti olan aracın şase numarasının bulunduğu bölgeye kaynakla monte edilmesi suretiyle gerçekleştirildiği, nitekim dava konusu araca ilişkin İTÜ'de yapılan tespitin de bu yönde olduğu, noterde yapılan devir işlemlerinde araçların fiziksel şase numaralarının kontrol edilmediği, devir işlemlerinin tescil belgeleri üzerinde yer alan bilgilere göre yapıldığı, bu sebeple change işleminin uzman kişiler tarafından titizlikle incelenmesi gerektiğini, ekpertiz firmasının bu işlemi tespit etmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple aracın gizli ayıplı olduğu mütalaa edilmiştir.
26/01/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının araca ilişkin satış sözleşmesi nedeniyle zararının 192.236,68-TL olduğu mütalaa edilmiştir.
GEREKÇE VE KANAAT:
Uyuşmazlık, gizli ayıp sebebiyle sözleşmeden dönme ve menfi zarar istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğuna ilişkin olduğundan ayıba ilişkin açıklama yapmakta fayda vardır. Bunlardan ilki açık ayıptır. Açık ayıp alıcının satılan şeyi teslim aldığı anda duyu organlarıyla tespit ettiği ya da edebileceği şekilde belli olan ayıp şeklidir. Gizli ayıp ise ilk etapta belli olmayan zamanla ortaya çıkıp anlaşılan bir ayıp çeşididir. Alıcı, satın aldığı şeyi gözden geçirme ve ayıp tespit ettiği anda satıcıya bildirimde bulunma külfeti altındadır. Ancak ayıbın çeşidine göre bildirim süreleri farklılık gösterir. TBK 223' e göre alıcı açık ayıpla karşılaştığı zaman bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Satılanda olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde onu hemen satıcıya bildirmelidir. Aksi takdirde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Gizli ayıba ve satıcının sorumluluğuna ilişkin bu hukuki açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde ayıbın davalıya bildirildiği, nitekim davalı tarafça bu bildirime bir itiraz sunulmadığı, 09/03/2022 tarihli bilirkişi raporunun irdelenmesinde dava konusu araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafça satış sözleşmesi esnasında aracın ayıplı olduğuna dair aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, nitekim davalının ayıptan haberdar olmaması söz konusu olsa dahi kusursuz sorumluluk prensibi gereği satıcının satılandaki ayıptan TBK 223/2 hükmünce sorumlu olduğu sabittir. Satıcının araçtaki ayıbı bilmediğinden bahisle sorumluluktan kurtulması mümkün değildir. Aksi düşüncede satılandaki ayıp sebebiyle hiçbir şekilde satıcıya başvurulamayacaktır. Bu düşünce ve savunma satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu düzenleyen TBK 223/2 hükmüne, kanunun ruhuna ve kanunun konuluş amacına(ratio legis) aykırıdır.
Dava dilekçesi ekindeki masraf ödeme belgeleri hakkında ise 09/01/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile dava konusu araca ilişkin satış sözleşmesi arasında illiyet bağının kurulduğu anlaşılmış, mahkememiz denetimine elverişli 09/03/2022 tarihli ve 26/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarına dayanarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü KÜ M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulüne,
192.236,68 TL'nin 14/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 13.131,68-TL karar ve ilam harcından peşin alınan harç ve ıslah harcı toplamı olan 3.282,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.848,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 6.610,43-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 29.835,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/07/2023
Katip....
Hakim .....
Bu belge, güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.