T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ......
KARAR NO:........
HAKİM :.......
KATİP: .......
DAVACI: .......2
VEKİLİ: Av. ........
Av. A.......
DAVALI: .....
VEKİLİ: Av.........
Av........S
İHBAR OLUNANLAR: 1) .......
.......
2)M........
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 17/09/2022
KARAR TARİHİ: 15/11/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ : 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/11/2017 tarihinde....... plakalı aracın müvekkiline çarpmasıyla meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin ağır yaralandığını, kazaya ilişkin Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nı....... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin....... esas sayılı dosyası ile tüm raporlarının aldırıldığını, aldırılan raporların usul ekonomisi gereği yargılamada dikkate alınmasını, davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınamadığını, bu nedenle şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ...... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortasının bulunduğunu, aynı kazaya ilişkin açılan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dosyasının kesinleşmediğini, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın müvekkiline usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesini talep ettiklerini, davacının maluliyet oranının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'na sevkini talep ettiklerini, davacının zararının hesaplanmasının 19/06/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı kanunun 18. maddesinde yer alan düzenlemeye göre yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelirlerin mahsubu gerektiğini, soruşturma ve kovuşturma aşamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;
Dava, davacının davalıdan meydana gelen trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilirse miktarının ne olacağına ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Mahkememizce gerek resen celbi gereken deliller gerekse de taraflarca bildirilen deliller celp edilerek yargılamaya başlanmıştır.
Konusu ve tarafları aynı olan Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin..... Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece arabuluculuk şartının yerine gelmediğinden bahisle davanın usulden reddine karar verildiği ve hükmün 09/05/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Konusu ve tarafları aynı olan Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece "Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verildiği ve hükmün 09.09.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar derdestlik ve kesin hüküm itirazında bulunulmuşsa da, işbu davanın 17/09/2022 tarihinde yani diğer hükümler kesinleştikten sonra açılmış olması sebebiyle derdestliğin söz konusu olmaması, yine diğer her iki davanın da usulden reddine karar verildiği dikkate alınarak kesin hükmün de söz konusu olmaması nedeniyle bu itirazın da reddi gerekmiş ve işin esasına girilmiştir.
Usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin.......esas sayılı dosyasında aldırılan kusur ve maluliyet raporları taraflara tebliğ edilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyasında aldırılan kusur raporunda özetle; sürücü.......sevk ve idaresindeki aracı ile gündüz vakti trafik akımının iki yönlü geliş - gidiş olarak işlediği Boğaziçi Caddesi üzerinden gelip girişinde herhangi bir trafik işaret ve levhası bulunmayan dört yönlü kontrolsüz kavşak alanına giriş yaptığında aracının ön kısmı ile, sağ tarafı........ Caddesi üzerinden gelerek kavşak alanına giriş yaptığı anlaşılan sürücü .........”ın sevk ve idaresindeki aracın sol ön kapı kısmı ile çarpıştığını, K.T. Kanununun 57/a maddesi uyarınca kavşağa yaklaşan sürücülerin, kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkân vermek, 57/e-2 maddesi uyarınca ise trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı trafik işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda kavşak kollarının trafik voğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş ise, motorlu araçlardan soldaki, sağdan gelen araca geçiş hakkını vermek zorunda olduklarını, sürücü Mehmet Kenger'in dört yönlü kontrolsüz kavşak alanına hızın azaltarak yaklaşması ve sağından ilk geçiş önceliğine sahip biçimde gelen aracın geçişini beklemesi gerektiğini, .........plakalı araç sürücüsü...........'in meskun mahal içerisi gündüz vakti trafik akımının iki yönlü geliş - gidiş olarak işlediği seyir yönüne görüş mesafesinde açık Boğaziçi Caddesi üzerinden seyri sırasında, yaklaştığı kontrolsüz kavşak alanına sağ ve sol kavşak kollarından giriş yapabilecek taşıt ve yaya trafiğini değerlendirip hızını her an durabileceği mesafeye göre ayarlaması, kavşak girişine geldiğinde sağ kavşak kolundan gelen taşıt trafiğini kontrol ederek var ise araçların yaklaşma hızını da değerlendirip ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, aksine davranıp emniyetsizce giriş yaptığı kontrolsüz kavşak alanı içerisinde aracının ön kısmı ile, sağ tarafı Yakup Daleren Caddesi üzerinden gelerek düz geçiş yapmak üzere kavşak alanına giriş yaptığı anlaşılan sürücü ........ın sevk ve idaresindeki aracının sol ön kapı kısmı ile çarpışması şeklinde meydana gelen olayda, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusurlu sayılmayı gerektiren hususların sayıldığı K.T.Kanununun 84/h Maddesine (araç sürücüleri trafik kazalarında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar) aykırı davrandığı, olay sonrası düzenlenen Kaza Yeri Krokisi incelemesinde, çarpışma alanı ve araçların ilk temas noktaları değerlendirildiğinde, her iki sürücünün aynı anda kavşak alanına giriş yaptıklarının anlaşıldığını, sürücü . . her ne kadar sol tarafı kavşak kolundan gelen araca göre kavşak alanında geçiş önceliğine sahip ise de, olay sonrası savunmasında kavşak alanına 30-40 Km hız ile giriş yaptığını beyan ettiği, sürücülerin meskun mahal içerisinde kontrolsüz kavşak alanına girişlerinde kendilerini durmaya zorlayacak durumun varlığı halinde hızlarına her an duruş yapabilecekleri mesafeye göre ayarlamaları gerektiğini, K.T.Kanununun 52/a maddesi uyarınca sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak, 52/b maddesi uyarınca ise hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda olduklarını, sürücü ........ın kontrolsüz kavşak alanına hızını azaltarak yaklaşıp alandan kontrollü geçiş yapması gerektiğini, olayda sürücü .........f'ın görüş alanı dışı sağ ve sol kavşak kollarından kavşak alanına giriş yapabilecek taşıt trafiğini değerlendirmeden geliş hızı ile kavşak alanına giriş yaptığı anlaşıldığından kaza sonrası görevliler tarafından düzenlenen raporda kusursuz sayılmasına iştirak edilmediğini, mevcut hali ile,...... plakalı araç sürücüsü...........”'ın kazada K.T. Kanununun 52/a ve b maddelerine aykırı davrandığını, bilirkişi raporunda sonuç olarak;....... plakalı araç sürücüsü Mehmet Kenger'in, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusurlu sayılmayı gerektiren hususların sayıldığı K.T.Kanununun 84/h Maddesine (araç sürücüleri trafik kazalarında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurlu sayılırlar) aykırı davrandığı, .......... plakalı araç sürücüsü Yakup Hoşaf”ın ise, K.T.Kanununun 52/a ve b maddelerine aykırı davrandığı bildirilmiştir. Tüm bu hususlar, kazanın oluş şekli ve ihlal edilen yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde kazanın meydana gelmesinde ......... plakalı araç sürücüsü ........”'ın % 25 oranında kusurlu olduğu,..........plakalı araç sürücüsü ........r'in % 75 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.
Gaziantep 2. Asliye Ticaret mahkemesi'nin ......... esas sayılı dosyasında aldırılan maluliyet raporunda özetle; davacı.......ı'nın 02/11/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında oluşan yaralanmasına yönelik; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özürlülük oranının %10(on) olduğu tıbbi tespiti yapılmıştır.
Mahkememizce hesaplama yapması için dosya aktüer hesap bilirkişisinde tevdi edilmiş, bilirkişi raporunda özetle; davacının kalıcı işgöremezlik durumu nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın 363.312,53 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 30/01/2023 tarihli dilekçesi ile 5.000,00 TL olarak açtıkları davalarını 325.000,00 TL yükselterek, 330.000,00 TL'ye artırtıklarını, bu tutarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi raporları taraf vekillerine ve değer artrım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....... soruşturma sayısı dosyasının celp edildiği, dosyanın incelenmesinde uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder." şeklinde ifade edilmiştir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kazaya karışan.......plakalı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde ZMMS'nin olmadığı, davacının davalıya başvuru koşullarının gerçekleştiği, davacının davalıdan zararının tamamını müteselsil sorumluluk ilkesi gereği talep edebileceği, kaza nedeniyle davacının %10 oranında maluliyetinin oluştuğu, yapılan hesaplamada davacının 363.312,53 TL kalıcı iş göremezlik zararının bulunduğu hesaplanmış olup, kaza tarihindeki teminat miktarları ve davacı vekilinin beyanları da dikkate alınarak özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporlarında belirtilen kusur, maluliyet ve tazminata ilişkin hesaplamaların hükme esas alınmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiş, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin.......Esas sayılı dosyasında arabuluculuk ücretine hükmedildiğinden (aynı arabuluculuk tutanağıdır) ve mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi için bu husus yargılama giderlerine eklenmemiş ve neticeten aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile; 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 19.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 22.542,30 TL karar ve ilam harcından peşin alınan harç ve ıslah harcı toplamı olan 1.190,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.351,56 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 2.464,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalının yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 51.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okundu, usulen anlatıldı. 15/11/2023