T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:....... Esas
KARAR NO:....
HAKİM : .....
KATİP:.......
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av.......
DAVALI:.......
VEKİLİ: Av. ......
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/10/2022
KARAR TARİHİ: 17/01/2023
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ: 14/04/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 24/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 16/09/2022 tarihinde davalı şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı ...... plakalı araç ile...... plakalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde ..... plakalı araç içinde yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10,00-TL geçici iş göremezlik, 10,00-TL bakıcı gideri ve 80,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili 14/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı vekili 17/01/2023 tarihli dilekçe ile davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili 20/01/2023 tarihli dilekçe ile yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
GEREKÇE:
Uyuşmazlık 16/09/2022 tarihli trafik kazası sebebiyle davacının davalı sigorta şirketinden ZMMS kapsamında geçici, bakıcı ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir. Feragat kayda ve şarta bağlanamaz.
Oğuzeli Noterliğinin 30/09/2022 tarihli ve 5585 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davacı vekilinin davadan ve kanun yollarından feragat etme yetkisi bulunduğu görülmüştür.
Tüm bu açıklamalar bir ara değerlendirildiğinde davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç miktarı, maktu karar ve ilam harcı üzerinden hesaplanması ve alınması gerektiğinden, işbu feragat yargılamanın ilk celsesinden sonra olduğundan maktu karar ve ilam harcının 2/3 oranına isabet eden 119,93 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 39,23 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının yaptığı ve karşıladığı tüm masrafların kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafça talep edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Hazine tarafından karşılanan arabulucu gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde bakiye avansın yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2023