T.C.
GAZİANTEP
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: ... Esas
KARAR NO: ...
HAKİM: ....
KATİP:.....
DAVACI :....
VEKİLLERİ: Av...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2023
GEREKÇE TARİHİ : 03/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 05/01/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 07/01/2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen aracın yaya konumunda müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren aracın plakası tespit edilmediğinden müvekkilinin zararından davalı kurumun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL efor kaybı, 100,00-TL kalıcı iş göremezlik ve 50,00-TL bakıcı gideri tazminatının kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir.
Davalı vekili 24/01/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının kazayı ispat etmek zorunda olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Kusur bilirkişisinin 23/05/2023 tarihli keşfen alınan 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 S.Kr.Y.TrfKn. 84. ve 53/b maddesi kapsamlarının ihlal ederek asli kusurlu olduğunu, yaya . .' nın 2918 S.Kr.Y.Trf.Kn. 68/b maddesi kapsamını ihlal ettiği mütalaa edilmiştir.
Maluliyet bilirkişi heyetinin kaza tarihi olan 06/01/2022 tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan 09/08/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davacının kalıcı maluliyetinin oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 1 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 1 hafta olduğu mütala edilmiştir.
Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 01/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kalıcı iş göremezlik tazminatının 3.849,90-TL, geçici iş göremezlik tazminatının oluşmadığı, iyileşme dönemi bakıcı gideri tazminatının ise 1.167,60-TL olduğu mütala edilmiştir.
Davacı vekilinin 19/10/2023 tarihli dilekçe ile dava değerini 1.025,70-TL'ye artırdığı görülmüştür.
GEREKÇE VE KANAAT:
Uyuşmazlık 07/01/2022 tarihli trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713).
Ölüm ve cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün davacıya çarpması neticesinde davacının malul kaldığı, bu yönüyle trafik kazası ile davacıda oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce keşfen alınan 08/06/2023 tarihli bilirkişi raporundaki anlatıma göre davacı . .. %25, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsüne ise %75 kusur izafe edilmiştir. Davalının kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğine ilişkin itirazı hukuki dayanaktan yoksundur. Zira hazırlık aşamasında alınan ifadeler ve mahkememizce alınan kusur raporu denetime elverişli olup, kusur konusunda mahkemede yeterli kanaati oluşturacak niteliği haizdir. Buna rağmen dosyanın ATK'na sevk edilmesi usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı gibi makul sürede yargılanma hakkını da ihlal edecektir.
Maluliyete ilişkin bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporu mahkememiz denetimine elverişli olup itiraz hukuki dayanaktan yoksundur.
Her ne kadar sigorta konusunda uzman bilirkişinin tazminat hesabına ilişkin 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de AYM 2019/40 E. Sayılı dosyada verilen iptal kararı doğrultusunda progressif rant usulüne göre hesaplama yapılması hukuka uygun olduğundan itiraz bu yönüyle hukuki dayanaktan yoksundur.
Her ne kadar dava dilekçesinde efor kaybı tazminatı ve kalıcı iş göremezlik tazminatı talep edilmiş olsa da efor kaybı ve kalıcı iş göremezlik oluşmadığından bu talepler yönünden dava reddedilmiştir. Değer arttırımının müvekkil kusuru gözetilmeksizin yapıldığı kanaati oluşmuştur. Bu sebeple bakıcı gideri yönünden davacının kazadaki %25 kusuru üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu açıklamalar, mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli kusur bilirkişisinden alınan 08/06/2023 tarihli raporu, maluliyete ilişkin 09/08/2023 tarihli rapor, sigorta konusunda uzman bilirkişinin 01/10/2023 tarihli raporu ve davacı vekilinin 19/10/2023 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın 875,70-TL üzerinden kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Efor kaybı tazminatı 50,00-TL ve kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00-TL yönünden davanın reddine,
2-Bakıcı gideri istemi yönünden davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine,
875,70 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 183,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 86,45-TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.
4-Davacının peşin yatırdığı 183,40-TL harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 7.033,00-TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 6.004,48-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.560,00-TL'nin kabul edilen kısma göre hesaplanan 1.331,86-TL’nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 228,14-TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 875,70-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2-3 Maddesi gereğince 150,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, bedel itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 04/12/2023