Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-) Sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı, CMK'nun 193 maddesinin 1. fıkrası "Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.", 2. fıkrası "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi geretiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsada dava yokluğunda bitirilebilir.",
Sanığın duruşmadan bağışık tutulması başlıklı CMK'nun 196 maddesinin 1. fıkrası "Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafii isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenlemelere göre kovuşturma aşamasında;
A-) Genel kural sanığın duruşmada mutlaka hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
B-) İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması açık kabulüne dayalı olmalıdır.
Tüm bu açıklamalar karşısında; hükmün açıklandığı 15/02/2019 tarihli duruşmada, aynı yer ceza infaz kurumunda başka suçtan tutuklu/hükümlü olarak bulunan sanıklar A. İ. ve M. E. İ.'in açık kabulünün bulunması halinde SEGBİS sistemi ile duruşmaya katılmaları sağlanarak savunmalarının alınması, muvafakatlarının bulunmaması halinde ise sanıkların bizzat duruşmada hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, aynı yer cezaevi olan, Siverek T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanıklar A. İ. ve M. E. İ.'in hükmün açıklandığı oturumda hazır edilmeden hüküm kurulmak suretiyle CMK'nun 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi,
2-) Kabul ve uygulamaya göre;
a-) Mağdur R. Ç. hakkında Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06/02/2019 tarihli raporda "duyu veya organlardan birinin işlevinin zayıflaması veya yitirilmesi hususunda olay tarihinden 12 ay sonra" rapor düzenleneceği belirtilmesine rağmen bu yönde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor aldırılmamış olması karşısında, tüm tedavi evraklarının, film, grafilerinin ve doktor raporlarının en yakın Adli Tıp Kurumuna gönderilip, mağdurun yaralanması nedeniyle TCK'nun 86, 87 maddeleri kapsamında yaralanmanın duyu veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine veya sürekli zayıflamasına neden olup olmadığı yönünde kesin rapor aldırılmadan sanıklar hakkında karar verilmesi,
b-) Mağdur ile sanıklar arasında alacak-borç ilişkisi nedeni ile anlaşmazlık bulunduğu ve olay günü ilçe merkezinde karşılaştıklarında bu nedenle aralarında meydana gelen tartışmanın kavgaya dönüştüğü olayda ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi durumunda sanıklar lehine haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezalarından TCK'nun 29. maddesi uyarınca makul düzeyde indirim yapılması gerektiği gözetilmeksizin, mahkemesince sanıklar hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması
c-) Mağduru dosyada mevcut Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 06/02/2019 tarihli raporunda belirtildiği gibi hayatını tehlikeye sokmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek şekilde yaralayan sanıklar hakkında, TCK'nun 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde temel ceza saptanırken alt sınırdan fazla uzaklaşmayı gerektiren bir neden bulunmadığı gözetilmeksizin temel cezanın makul bir oran yerine 2 yıl hapis olarak ve hakkaniyet ölçülerine uyulmayarak fazla ceza tayini,
d-) Sanıklar hakkında verilen hapis cezasından kemik kırığı nedeni ile arttırım yapılırken uygulama maddesi olan TCK'nun 87/3 maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
e-) Deneme süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işleyen sanık M. E. İ. hakkında daha önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hüküm yönünden ilgili mahkemeye ihbarda bulunulmaması,
SONUÇ: Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ile yerel Cumhuriyet savcısının istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nun 289/1-e maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen ve sanıklar A. İ.ve A. İ. hakkında aleyhe istinaf olmadığından CMK'nun 283 maddesi gereğince sanıklar A. İ. ve A. İ.'in ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak üzere hükmün BOZULMASINA, dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 25.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)