Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-)Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri "aleniyettir." Bu nedenle CMK'nun 182/1. maddesinde “Duruşma herkese açıktır." genel kuralının, istisnalarına ise aynı Kanun'un 185. ve 182/2. maddelerinde yer verilmiştir. CMK'nun 182/2. maddesinde belirtilen ve duruşmanın açıklığını sınırlayan “kamu güvenliği” kavramı, duruşmaya katılacak sujelerin birinin ( hakimin, savcının, tanığın, sanığın, katılanın, müdafilerin ) yaşamını tehlikeye sokacak bir halin olmasını ifade ettiği doktrinde kabul edilen görüştür. ( N. Centel ve Hamide Z., Ceza Muhakemesi Hukuku, Yenilenmiş 3. Baskı, Beta Yayınları, 2005, sayfa 510 )
Somut yargılamada; sanıklar hakkında hüküm kurulan dördüncü celse açık olarak yapıldığı halde, yargılamanın yapıldığı birinci, ikinci ve üçüncü celselerde kamu güvenliğini bozan ve kapalı yargılama yapmayı gerektiren duruşmaya katılacak sujelerin birinin yaşamını tehlikeye sokacak bir halin varlığından bahsedilmeden ve bir halin varlığına ilişkin deliller gösterilmeden ve yasal şartlarının da oluşmadığı düşünülmeden anılan celselerin açık yerine kapalı yapılmak suretiyle aleniyet ilkesinin ihlali ile CMK'nun 182/1 ve 289/1-f maddelerine aykırı davranılması,
II-Sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı, CMK'nun 193 maddesinin 1. fıkrası "Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.", 2. fıkrası "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi geretiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsada dava yokluğunda bitirilebilir.",
Sanığın duruşmadan bağışık tutulması başlıklı CMK'nun 196 maddesinin 1 fıkrası "Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafii isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenlemelere göre kovuşturma aşamasında;
1-)Genel kural sanığın duruşmada mutlaka hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
2-)İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır.
Tüm bu açıklamalar karşısında; sanıklar T. G. ve Ş. G. 'nin tutuklu olarak bulundukları .... 2 numaralı T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan muvafakatları alınmaksızın savunmalarının SEGBİS sistemi ile tespiti suretiyle CMK'nun 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi,
III-Duruşmada hazır bulunacaklar başlıklı, CMK'nun 188/1 maddesinin 1. fıkrasındaki, "Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır.",
Müdafiinin görevlendirilmesi başlıklı CMK'nun 150. Maddesindeki "
(1)Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2)Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.",
(3)Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenlemelere göre ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 gün, 2010/1-35-140 Sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğunun kabulü gerektiği gözetilerek;
Somut olayda; yargılanan ve aralarında yakın akrabalık ilişkisi bulunan ve suçu birlikte işledikleri iddia olunan sanıklar M. G. ve T. G. arasında menfaat çatışması bulunduğundan, sanıklar M. G. ve T. G. 'ye ayrı ayrı müdafiiler atanarak, müdafilerin duruşmada hazır bulundurulmaları suretiyle savunmalarının alınması zorunluluğu gözetilmeden, sanıkların savunmalarının hüküm anına kadar sanıkları birlikte temsil eden müdafiileri ile yapılması suretiyle 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1. ve CMK'nun 152. maddelerine aykırı davranılması ile duruşmada her bir sanık için ayrı ayrı müdafii bulundurulmaksızın kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması sonucu CMK'nun 150 ve 289/1-e maddelerine muhalefet edilmesi,
IV-Suça konu eyleme karışan yaşı küçük suça sürüklenen çocuk H. G. ile ilgili soruşturmanın yürütüldüğü ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/548 Sayılı soruşturma dosyası ile ilgili olarak kamu davası açılıp açılmadığı, kamu davası açılmış ise iddianame, duruşma tutanakları ile soruşturma aşamasında alınan beyanların asıllarının veya onaylı suretlerinin istenip dosyaya eklenmesi ile her iki dosyadaki delillerin tartışılıp birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
V-)Maktul hakkında düzenlenen 17/12/2016 tarihli ölü muayene tutanağında "sırt bölgesinin sağ tarafında mermi girişi, karın bölgesinde sol kaburganın alt tarafında mermi çıkış deliği, ölünün kafa tasında sağ kulak üstünden giriş deliği, kafa sol taraftan mermi çıkış deliği, ayrıca yine yüz bölgesinde yanak-şakak kemiği ve boyun bölgesinde saçma mermisi olduğu tahmin edilen küçük üç adet giriş deliği" olduğunun belirtildiği, 17/12/2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında ise maktuldeki bütün yaralanmaların saçma tanesi giriş-çıkış yarası şeklinde olduğunun belirtilmesi karşısında, ölü muayene tutanağı ile ölü muayene ve otopsi tutanağındaki çelişkinin dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek maktuldeki yaralanmaların her birinin ayrı ayrı av tüfeğiyle mi veya uzun namlulu silahtan atılan mermiyle oluşup oluşmadığı yönünde rapor aldırılmadan ve bu hususlar karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
VI-Olayı gören ve facebook hesabından paylaşımda bulunan tanık Ö. Y.'in beyanının alınması için ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan talimatta tanığın ÇOMÜ'nün ... ili Yenice ilçesinde bulunan Bankacılık ve Sigortacılık Meslek Yüksekokulunda öğrenci olduğu ve adresinin yargı sınırlar dışında olduğundan bahisle talimat evrakı bila ikmal mahkemesine gönderildikten sonra tanık Ö. Y.'in öğrenci olarak bulunduğu yerden temin edilip SEGBİS sistemi ile veya talimat yoluyla beyanı alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,
VII-Kabul ve uygulamaya göre;
a-)Maktul N. G. 'in yakın akrabalarının olaydan bir yıl önce sanıklar T. G. ve Ş. G. 'nin annesi olan G. G. 'yi öldürdükleri, maktulün olay tarihinde yolda yürürken sanıklarla arasında herhangi bir konuşma veya tartışma gerçekleşmeksizin doğrudan ateşli silahla hedef alınarak ateşli silah yaralanmasına bağlı öldürüldüğü, sanıkların maktulü öldürmeleri için önceki öldürme olayının intikamını almaktan başka herhangi nedenlerinin bulunmadığı olayda, sanıkların eylemin TCK'nun 82/1-j maddesinde düzenlenen kan gütme saiki kapsamında bulunup bulunmadığı hususunun yasal ve yeterli gerekçelerle tartışılıp sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayin edilmesi yerine, sanıkların eylemin TCK'nun 82/1-j maddesi kapsamında olup olmadığı kararda tartışılırken hükmün gerekçe bölümünde "sanıklar T. ve Ş. 'un tekel caddesinde bulunan akrabalarını ziyareti esnasında daha önce anneleri G. G. 'yi öldüren maktul N. ile tesadüfen karşılaştıkları" belirtildiği halde gerekçenin devam eden diğer paragrafında "maktul N. G. 'in önceki ilk olayda öldürülen maktul G. G.'in faili olmadığı" belirtilmek suretiyle yasal ve yeterli olmayan açıklamalarla yazılı şekilde çelişkili hüküm kurulması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar ve müdafiilerinin istinaf istemleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, CMK'nun 289/1-e-f maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 09.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)