GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: "Olay tarihinde saat 00:30 sıralarında Haliliye ilçesi İpekyol mahallesinde şüpheli M. Ö.'ün olay sonrasında ele geçirilemeyen ancak Türk Ceza Kanunu madde 6/1-f uyarınca silahtan sayılması gereken bıçak ile müşteki A. F.'ı bıçaklayarak temin edilen adli hekim raporu içeriğinden de anlaşılacağı üzere hayati tehlike geçirmeyecek şekilde ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı;
Kolluk görevlilerince düzenlenen 24/02/2018 tarihli Fotoğraf Teşhis Tutanağı içeriğinden de anlaşılacağı üzere müşteki A. F.'ın olay sırasında kendisini bıçak ile yaralayan şahsın şüpheli M. Ö. isimli şahıs olduğunu kesin ve net olarak teşhis ettiği;
Müşteki A. F.'ın 24/02/2018 tarihinde kollukça alınan ifadesinde meydana gelen olay sebebiyle şikayetçi olduğunu beyan ettiği;
Bu şekilde şüpheli M. Ö.'ün üzerine atılı Kasten Silahla Yaralama suçunu işlediği tüm soruşturma dosyasına yansıyan deliller kapsamında anlaşılmış olmakla;
Yukarıda anlatılan olaya ve toplanan kanıtlara göre şüpheli M. Ö.'ün üzerine atılı suçlamayı işlediğinden eylemine uyan yukarıda belirtilen sevk maddeleri gereğince CEZALANDIRILMASINA karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur." şeklinde kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA SAFAHATI:
İlk derece mahkemesi olan Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; sanığın mağdura yönelik kasten yaralama suçundan, TCK'nun 86/1, 86/3-e, 53 maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın sanık tarafından istinaf edildiği, istinaf başvurusunu incelemede yetkili ve görevli olan Dairemiz istinaf başvurusunun süresinde olduğu ve başvuranın istinafa hakkının bulunduğu kabul ederek yapılan incelemede Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümde, mağdura ait dosyada mevcut doktor raporunda mağdurun sağ kalçada lateral kısmında 2 adet, alt kısmında 1 adet cilt altına uzanan 1 cmlik kesi mevcut, sol kalçada orta hatta 1 cmlik, lateralde 2 cmlik, derinliği 3-4 cm olan kesi, lateralde kesi kanamalı tamponla durmadığı, sol dirsekte 3 cmlik kesi mevcut olduğunun bildirildiği, bu yaralanmaların niteliği gözetildiğinde sanık hakkında TCK'nun 86/1 maddesi gereğince temel ceza tayin edilirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar, kastın ağırlığı, güttüğü amaç ve saik gözönüne alınarak alt sınırdan makul bir düzeyde uzaklaşılarak ceza tayini yerine üst sınıra yakın ceza verilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, CMK'nun 280/1-d maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık halinin yeniden yargılama yapılarak giderileceği kanaatine varıldığından, anılan Kanunun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi ve duruşma işlemlerine başlanılması kararı doğrultusunda duruşma açılarak sanığın savunması alınmıştır.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi neticesinde, sanığın üzerine atılı mağdura yönelik kasten yaralama suçunu işlediği kanaatine varılmış, CMK'nun 280/1-d maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık bulunduğundan Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/04/2019 tarihli 2019/76 Esas ve 2019/568 Sayılı kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında aşağıda açıklanan gerekçelerle yeniden hüküm kurulmuştur.
DOSYAYA YANSIYAN BEYANLAR:
Sanık M. Ö. İlk Derece Mahkemesindeki Savunmasında: "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben müştekiyi tanırım olay tarihinde ben evde idim. Dışarı çıktığımda müştekinin yaralı olduğunu gördüm ve ambulansa haber verdim kesinlikle ben kendisini bıçaklamadım. Ben beraatime karar verilmesini talep ediyorum. Ancak mahkeme, hakkımda ceza verecek olursa lehime olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep eder ve hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ederim, ayrıca şikayetten vazgeçme olursa da bunu kabul ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık M. Ö. Dairemizdeki Savunmasında: "Ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben müştekiyi yaralamadım, ben olay tarihinde alkollüydüm, bir eve eroin satıyorlar diye girdim sordum, böyle bir şey olmadığını söyleyince dışarı çıktım, dışarı çıktığımda aşağıda müştekiyi yaralamışlardı, ben onu ambulans ile gönderilmesine yardımcı oldum, kendisini yaralamadım, suç benim üzerime kaldı dedi.
SANIĞA AİT 04/04/2019 TARİHLİ DURUŞMA BEYANI İLE 24/02/2018 TARİHLİ KOLLUK BEYANI OKUNDU, SORULDU: Doğrudur, aynen tekrar ederim." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mağdur A. F. İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: ''ben sanığı tanımıyorum olay tarihinde cezaevinden izinli olarak çıkmıştım o tarihlerde uyuşturucu müptelası idim uyuşturucu krizine girmiştim arkadaşlarımın bulunduğu yere gittim orada bir miktar uyuşturucu aldık daha sonra binadan çıktıktan sonra sanık ve yanında bulunan bir kaç kişi ile karşalıştık, huzurda bulunan sanık bana hitaben eronini senmi satıyorsun dedi ve bana elleri ile vurdu. Yanında bulunan arkadaşları da bana saldırdılar ahmet isimli bir kişi beni bıçakladı sanık beni bıçaklamadı. O bana elleri ile vurdu. Benim üzerimde de bıçak vardı kendimi savunmaya fırsat bulamadım daha sonra sanık ve yanında bulunan kişiler olay yerinden kaçtılar bende yaralı bir şekilde kendimi caddeye attım. Kanamam çok fazla idi. 5 -6 bıçak yarası aldım yoldan geçen vatandaşlar ambulansa haber veridelr ben sanıktan şikayetçiyim davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur A. F. Dairemizdeki Beyanında: "Olay tarihinde ben olay yerindeki bir binaya 2 tane arkadaşım ile birlikte uyuşturucu kullanmak için girmiştim, ev bu arkadaşlarımın eviydi, ben bu evden yalnız çıktım, çıkınca daha önceden tanımadığım sanığın yanında 7-8 kişi daha vardı, karanlıktı, sanık bana uyuşturucu satan sen misin dedi ve benim cevap vermeme fırsat vermeden bana kafa attı, yumrukla vurdu, yanındakilere bıçaklayın deyince yanındakilerde sanıktan komut alarak beni bıçakladılar, ben her ne kadar sanıktan daha önceden şikayetçi olduğumu bildirmiş isem de şikayetçi değilim dedi.
KATILANA AİT 04/04/2019 TARİHLİ DURUŞMA BEYANI İLE 24/02/2018 TARİHLİ KOLLUK BEYANI OKUNDU, ÇELİŞKİ NEDENİYLE SORULDU: Önceki beyanlarımda doğrudur, ancak kolluk beyanlarım yanlış anlaşılmış şuandaki beyanımda belirttiğim gibi sanık bana kafa atıp yumruk atmıştı ve komutu üzerine yanındakilerden isminin sonradan A. olduğunu öğrendiğim bir şahıs beni bıçaklamıştı, ifadelerimi bu şekilde düzeltirim " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanık savunması, mağdur beyanları, doktor raporları, olay yeri inceleme raporu formu, tutanaklar, emanet makbuzu, nüfus sabıka kaydı ile tüm dosya kapsamı.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "İlk derece mahkemesince suçun vasıf ve nitelendirilmesi ile delilerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak olayın oluşu ve yaralamanın niteliğine göre cezanın üst hadde yakın şekilde fazla tayin edilmesi isabetli olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle 86/1-3-e, 53/1 maddelerinden takdiren ve teşdiden cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Suç tarihinde bir tarafta mağdur diğer tarafta sanık ve yanında bulunan ancak kimlik bilgileri tespit edilemeyen arkadaşları olduğu halde tarafların sokakta karşılaştıkları, sanık ve arkadaşlarının mağdura hitaben "eroin mi satıyorsun" şeklinde sözler söyleyerek aynı suçu işleme iştirak ve iradesiyle hareket ederek mağdura saldırdıkları, sanığın mağdura elleri ile yanında bulunan arkadaşlarından kimlik bilgileri tespit edilemeyen mağdurun beyanlarına göre A. isimli şahsında mağdura bıçakla vurarak mağduru dosyada mevcut doktor raporundan da anlaşılacağı üzere hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde kasten yaraladıkları, bu şekilde sanığın kasten yaralama suçunu işlediği anlaşılmış,
Her ne kadar sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de, mağdurun beyanları ve bu beyanları doğrulayan doktor raporları, mağdurun sanığın üzerine iftira atmasını gerektirecek bir nedenin bulunmaması gözetildiğinde sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş,
Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/04/2019 tarihli 2019/76 Esas ve 2019/568 Sayılı kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/04/2019 tarihli 2019/76 Esas ve 2019/568 Karar sayılı sanık M. Ö. hakkında mağdur A. F.'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
1.Sanık M. Ö.'ün üzerine atılı mağdur A. F.'a yönelik kasten yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 37/1 maddesi delaletiyle aynı yasanın 86/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar, kastının ağırlığı, güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak; taktiren ve teşdiden 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2.Sanık eylemini silahtan sayılan bıçak ile gerçekleştirdiğinden TCK'nun 86/3-e maddesi gereğince cezasından yarı oranında artırım yapılarak 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3.Sanığın geçmişi, sabıkalı oluşu, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve ayrıca cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak cezasından TCK'nun 62/1. maddesi gereğince indirim yapılmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
4.Sanığa verilen mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1 maddesinde düzenlenen hakları kullanmaktan Anayasa Mahkemesi'nin 2014/140 Esas, 2015/85 Karar ve 08.10.2015 tarihli iptal kararı da gözetilmek suretiyle yoksun bırakılmasına,
5.Sanığın kişiliği, suç tarihinden önce kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair mahkumiyetlerinin bulunması, suç tarihinden sonra kesinleşen adli para cezası ve hapis cezasına ilişkin mahkumiyetlerinin bulunması gözetildiğinde ilerde suç işlemeyeceği hususunda Dairemize olumlu kanaat gelmediğinden sanık hakkında TCK'nun 51 ve CMK'nun 231/5 maddelerinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
6.Sanık deneme süresi içerisinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinden Şanlıurfa 9.Ceza Asliye Mahkemesi'nin 2014/480 Esas 2014/392 Karar sayılı ilamı ile Şanlıurfa 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/242 Esas 2015/120 Karar sayılı ilamlar yönünden CMK'nun 231/11 maddesi gereğince gereğinin taktir ve ifası için ilgili mahkemelere müzekkere yazılmasına,
7.Adli emanetin 2018/2439 sırasına kayıtlı muhtemel kan lekesinin İMHASINA aynı emanet sırasına kayıtlı Çakmak, tarak ve kitabın SAHİBİNE İADESİNE
8.Yargılama nedeni ile İlk Derece Mahkemesinde yapılan 2 adet davetiye gideri ve adli tıp fatura gideri olan 128,00 TL ile Dairemizdeki yargılama aşamasında yapılan 1 davetiye gideri olan 14,00 TL olmak üzere toplam 142,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,
Dair, sanık ve mağdurun yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısı B. B.'nın huzurunda mütalaaya uygun olarak ve CMK'nun 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)