Gereği düşünüldü:
İDDİA: "Yukarıda açık kimlik ve adres bilgileri yazılı mağdurun kardeşi olan M. K. ile birlikte doğalgaz kazanı işi ile uğraşan babaları A. P. K.'nin yanında çalıştıkları, olay tarihinde Osmanlı Sitesi isimli apartman içerisine doğalgaz tesisatı işi yaptıkları, Site Yöneticisi olan Şüpheli Y. P.'ın müşteki ile işi zamanında bitiremediğinden bahisle tartıştığı, tartışmaya Ş. P.'ın çocukları olan Şüpheli F. P. ve SSÇ F. P.'ın da dahil olduğu, akabinde gelişen kavga ortamında mağdur Y. E. K.'nin basit tıbbi müdahele ile iyileşemez ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı,
Mağdur Y. E. alınan ifadesinde olay tarihinde babsı ve kardeşi ile birlikte doğalgaz kazanı kurmak amacıyla şüpheli Y. P.'ın yöneticisi olduğu siteye gittiklerini burada Şüpheli ve çocuklarının işin zamanında bitirilmediğinden bahisle kendileriyle tartıştığını, Şüpheli Y. P.'ın tokat atmasıyla kavga başladığını bu sırada Şüpheli F. P.'ın kendisine yumruk attığını, Şüpheli Y. P.'ın küçük olan oğlunın (SSÇ F. P. ) ise olay yerinden ele geçirdiği kırık bir fayans ile göğüsüne ve karın bölgesine vurduğunu beyan ederek şüpheli şahıslar hakkında şikayetçi olduğu,
Şüpheliler alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri mağdurun nasıl yaralandığını görmedikleri yönünde beyanda bulundukları ancak dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanıkların olay tarihinde taraflar arasında yaşanan tartışmayı doğruladıkları, mağdurun yaralanmasına ilişkin beyanları ile adli muayene raporunda belirtilen yara mahiyetlerinin olayın oluşuna uygun olduğu dolayısı ile şüphelilerin beyanlarını suçtan kurtulmaya yönelik olduğu üzerilerine atılı suçu irade ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri, yaşı büyük şüpheliler hakkında C.Başsavcılığımızın 2014/15448 srş numaralı dosyasında ayrıca soruşturma yürütüldüğü anlaşılmakla;
SSÇ F. P.'ın müsnet suçtan muhakemesinin yapılarak, suçun sübutu halinde fiillerine uyan TCK.nun yukarıda yazılı sevk maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur." şeklinde kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA SAFAHATI:
İlk derece mahkemesi olan Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; TCK'nun 81/1, 35, 31/2, 62, 63 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ile Dairemizin Tevdii kararı üzerine suçtan zarar gören kurum vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf başvurusunu incelemede yetkili ve görevli olan Dairemiz suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun süresinde olduğu ve başvuranın istinafa hakkının bulunduğu kabul ederek yapılan incelemede Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, suçun mağduru olan katılan Y. E. K.'nin suç tarihinde çocuk olduğu, çocuğa karşı nitelikli öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle TCK'nun 82/1-e maddesi yerine kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nun 81/1 maddesi gereğince ceza tayin edilmesi, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunduğu halde 15 yaşından küçük olduğu kabul edilerek uygulama maddesinin TCK'nun 31/3 yerine 31/2 maddesi olarak uygulanması, katılana ilişkin her bir yara yönünden TCK'nun 86. ve 87. maddeleri kapsamında rapor alınmaması nedenleri ile CMK'nun 280/1-d maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık halinin yeniden yargılama yapılarak giderileceği kanaatine varıldığından, anılan Kanunun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi ve duruşma işlemlerine başlanılması kararı doğrultusunda duruşma açılarak suça sürüklenen çocuğun müdafiisi huzurunda savunması alınmış, katılanlar ve vekillerine duruşma günü ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye çıkarılmıştır.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi neticesinde, suça sürüklenen çocuk F. P.'ın katılan Y. E. K.'ye yönelik çocuğa karşı kasten nitelikli öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği kanaatine varılmış, CMK'nun 280/1-d maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık bulunduğundan Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/03/2018 tarih, 2017/202 Esas ve 2018/80 karar sayılı suça sürüklenen çocuk F. P. hakkında katılan Y. E. K.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında aşağıda açıklanan gerekçelerle yeniden hüküm kurulmuştur.
DOSYAYA YANSIYAN BEYANLAR:
Suça sürüklenen çocuk F. P. İlk Derece Mahkemesindeki Savunmasında: "...Olay günü ben herhangi bir kavgaya karışmadım, olay günü abim F., babam Y. ile birlikte arabayla babamı bırakmaya gittik, döndüğümüzde de inşaat alanının orada kavga olduğunu söylediler, ancak kim kiminle kavga etti, nasıl kavga ettiler bilmiyorum, söylenene göre ufak bir tartışma olmuş, kavga büyük de değilmiş, ben mağdurun nasıl yaralandığını görmedim, bilmiyorum, zaten ben, babam ve abim de olay yerinde yoktuk, ben mağdur Y. E.'yi de tanımıyorum, babam mahkeme salonu dışındadır, savunmam bundan ibarettir, suçsuzum, beraatimi istiyorum, mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin uygulanmasını istiyorum, hakkımda CMK 231. maddesinin uygulanmasına muvafakatım vardır..." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Suça sürüklenen çocuk F. P. Dairemizdeki Savunmasında: "Ben daha önceden beyanda bulunmuştum okunmasını isterim dedi.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞA AİT 06/07/2017 TARİHLİ BEYANI OKUNDU, SORULDU: Doğrudur, aynen tekrar ederim, ben mağduru yaralamadım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Katılan Y. E. K. İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: ''...Olayın meydana geldiği sitedeki adamlar babamı arayıp olay yerine çağırdılar, biz abim M., babam ve ben oraya gittik, orada Y. diye biri vardı, Y. isimli kişi babamla tartıştı, babama mala ile vurdu, daha sonra çocukları geldi, biz kavga etmemeleri için araya girdik, daha sonra Y.'ın oğullarından küçük olan, isminin F. olduğunu öğrendiğim şu an huzurda bulunan kişi yerden fayans aldı, fayansla benim göğsüme vurdu, ben biraz geri çekildim, daha sonra da göbeğimin altına vurdu, olay binanın içinde giriş katta oldu, olay yerinde babam, ben, abim M., Y., E. diye bir öğretmen, Alperen ve Y.'ın 2 oğlu vardı, E. ve Alperen isimli kişiler de müdahale ettiler, olay yerinde başka kimse olup olmadığını hatırlamıyorum, kavga sırasında ilk olarak ben SSÇ'ye yumrukla vurdum, o da bunun üzerine bana fayansla vurdu, tedavim bitti, SSÇ'den şikayetçiyim, katılma talebim vardır..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan A. P. K. mahkememizdeki ifadesinde: "...SSÇ'den şikayetçiyim, katılma talebim vardır, biz Y. beyin işlerini yapıyorduk, makinemiz arıza yapmıştı, servis Gaziantep'te olduğu için birgün çalışamadık, Gaziantep'ten gelince Y. bize çalışmadığımız için küfür etti, ben küfür etmemesini, makine arıza yaptığı için çalışamadığımı söyledim, orada fayansçılar çalışıyordu, Y. yerden aldığı malayla bana vurdu, ben elindeki malayı alıp yere attım, aramızda kavga çıktı, orada bulunan hocalar ve çocuklar bizi ayırmaya çalıştı, kargaşa sırasında ben oğlum Y. E.'nin nasıl yaralandığını görmedim, baktığımda kendisinin yerde yattığını gördüm, arabaya koyup hastaneye götürdüm, olay yerinde E. D., A. isimli kişiler vardı, ben ilk ifadeyi hastanede verdim, oğlumun yarasının küçük olduğunu, çok önemli olmadığını düşünerek olayın büyümemesi için kavga olduğunu söylemedim, zaten dediğim gibi yaralanma anını ben görmedim, iyi niyetimden ilk ifademde kavga olduğunu söylemedim, meğerse oğlumdaki yara büyük bir yaraymış, benim şimdiki ifadem daha doğrudur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Y. P. İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: "...Müşteki A. doğalgaz işiyle uğraşır, bizim apartmanın doğalgaz işlerini yapıyordu, biz parasını ödedik, ancak kendisi doğalgazı çekmedi, olay günü ben işe gidecektim, hazırlandığım sırada bana müşteki A.'in geldiğini söyleyip onunla konuşalım dediler, aşağı indiğimde İ. P., E. D., A. D., Y. B. ve müşteki A. ile yanındaki iki tane çocuk vardı, benim A. ile herhangi bir husumetim yoktur, aşağı indiğimde de E. D. bana konunun çözüldüğünü, yarın doğalgazın çekileceğini söyleyince ben de zaten işim nedeniyle şehirden ayrılacaktım, çocuklarım F. ve F. beni aracımın yanına götürdüler, beni otogara bırakırlarken dayımın oğlu M. P. beni aradı ve A.'in oğlu yaralandı dedi ve ne şekilde yaralandığını görüp görmediğimi sordu, ben de görmedim dedim, çünkü ben olay yerinden ayrılırken herhangi bir yaralanma durumu yoktu, bu olaydan yaklaşık 1 ay sonra A. maddi sıkıntıları olduğu için çocuğun tedavisini yaptıramadığını söyleyince ben de bina sakinlerinden para toplayarak kendisine yaklaşık 1.000 TL'yi verdim, zaten A. de çocuğun düşerek yaralandığını söylemişti, biz o gün kendisiyle herhangi bir kavga olayına girmedik, benim tüm bilgim bundan ibarettir, tanıklık için ücret talebim yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık M. K. İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: "...Olay günü akşam 20:00 sıralarında olay yerine konuşmak amacıyla gitmiştik, SSÇ F.'in babası aşağı geldi, yerden aldığı malayla babama vuracakken babam elini havada yakaladı, F. de bizim üzerimize saldırdı, yerden aldığı fayans parçasını kardeşimin karnına batırmaya çalıştı, daha sonra da batırdı, hatırladığım kadarıyla SSÇ fayansı kardeşime 2 kez batırdı, vücudunda 2 delik vardı, kardeşim SSÇ'ye vurmadı, zaten vurma şansı da yoktu, kardeşime vuran huzurdaki SSÇ'ydi, olay yerinde ben, kardeşim Y. E., babam, F. P., Y. P., ismini bilmediğim bir kişi ve çalışan fayansçı vardı, isimlerini bilmiyorum, benim tüm bilgim bundan ibarettir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık İ. P. İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: "...Olay sırasında ben seramik almaya gittiğim için olay yerinde değildim, olay yerine sonradan geldim, geldiğimde çocuğun fayansın üzerine düştüğünü duydum, ben kavgayı görmedim, çocuğun ne şekilde yaralandığını da bilmiyorum, tanıklık için ücret talebim yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık E. D. İlk Derece Mahkemesindeki Beyanında: "...Olay sırasında ben olay yerindeydim, ben mağdurun yaralanma anını görmedim, aradan çok uzun zaman geçtiği için olayları çok net hatırlayamıyorum, önceki verdiğim ifadelerimi tekrar ederim, hastaneye gittikten sonra ben de peşlerinden kendi aracımla gittim, gittiğimde babasına ne olduğunu sorduğumda fayans kesti diye söyledi, ben mağduru arabaya bindirirken karnında kan görmüştüm, babasının fayansın nasıl kestiğini söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum, sadece fayans kesti diye söyledi, mağdurun babası Y. P., A.'e bu işi neden zamanında bitirmiyorsun diye yüksek sesle konuşunca ben öne çıktım, Y. P.'ın 2 oğlu ve A.'in 2 oğlu oradaydı, ben Y.'a bu şekilde yapma, ileri geri konuşma, gerek yok diye söyledim, Y. bu şekilde konuşuyordu, ancak herhangi bir fiziki müdahalesi olmadı, ben önce Y.'ı daha sonra Y.'ın oğullarından bir tanesini dışarıya çıkardım, ancak hangisi olduğunu bilmiyorum, geri içeri döndüğümde olay olmuştu, Y. karnını tutuyordu, ben onları hastaneye gönderdim, arkalarından da ben gittim, yaralanan çocuğa kimin ne yaptığını görmedim, benim tüm bilgim bundan ibarettir, tanıklık için ücret talebim yoktur..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Suça sürüklenen çocuğun savunması, katılanlar, tanıkların beyanları, olay yeri inceleme raporu formu, olay yeri krokisi, tutanaklar, doktor raporları, nüfus sabıka kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili Av. H. S. tarafından 06/06/2018 tarihli istinaf dilekçesi verildiği görüldü ancak istinaf dilekçesinde sanık hakkındaki Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin esas ve karar tarihi yazılı ise de istinaf dilekçesinde suça sürüklenen çocuk ya da mağdurun adının yazılmadığı, suçun kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine cinsel istismar suçu olarak gösterildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında usulüne uygun bir istinaf dilekçesi veya katılma dilekçesi kapsamında olmadığı bu nedenle usulüne uygun katılma talebi bulunmadığından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili Av. H. S.'ın istinaf isteminin reddine karar verilmesi ile
Dosyanın incelenmesinde; katılan mağdur Y. E. K.'nin kardeşi olan M. K. ile birlikte doğalgaz kazanı işiyle uğraşan ve babaları olan katılan A. P. K.'nin yanında çalıştıkları, olay tarihinde doğalgaz tesisatı kurma işlemiyle ilgili görüşmek için SSÇ'nin babası olan tanık Y. P.'ın yöneticiliğini yaptığı siteye gittikleri, doğalgaz tesisatı kurulum işlemlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı hususunda aralarında tartışma çıktığı, tartışmaya tanık Y. P.'ın çocukları olan tanık F. P. ve SSÇ F. P.'ın da dahil olduğu, söz konusu tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında katılan Y. E.'nin SSÇ F.'e yumrukla vurması üzerine SSÇ F. P.'ın olay yerinde ele geçirdiği kırık fayans parçasıyla katılan mağdur Y. E. K.'yi batın alt kadranda orta hatta 2 cm.lik cilt altı ve batına nafiz (omentum dışarda ) ve yine epigastrik bölgede 2 cm.lik cilt ciltaltı ve batına nafiz kesici delici alet yarası olacak şekilde iki kez vurmak suretiyle hayati tehlike geçirecek ve BTM ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, Kahramanmaraş Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 06.03.2019 tarihli adli raporda; olay tarihnde mağdurda oluşan karında sağ hipokondriumda orta hatta 3 cm sağında 1,5 cm delici - kesici alet yarası ile sol alt kadranda 3 cm delici - kesici alet yaralanması olmak üzere toplam iki adet yaralanmasının batın duvarını geçen yaralanmaya yol açtığından ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilmesinde kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının bildirildiği, her ne kadar SSÇ F. P.'ın aşamalarda alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek mağdurun nasıl yaralandığını görmediği yönünde beyanda bulunmuş ise de, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, katılanın anlatımlarına nazaran olay tarihinde taraflar arasında yaşanan tartışmayı doğruladıkları, mağdurun yaralanmasına ilişkin beyanları ile adli muayene raporunda belirtilen yara mahiyetlerinin olayın oluşuna uygun olduğu dolayısı ile SSÇ F. Polat'ın beyanlarının kendisini suçtan kurtarmaya veya daha az ceza almaya yönelik olduğu değerlendirilerek SSÇ F. P.'ın savunmalarına itibar edilmediği, SSÇ.nin suçta kullandığı kırık fayans parçasının öldürmeye elverişli nitelikte olması, hedef alınan vücut bölgeleri, darbenin şiddeti, meydana gelen yaralanmaların mahiyeti itibariyle öldürücü etkiye sahip olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde SSÇ.nin kastının kasten öldürmek olduğu, ancak SSÇ nin olay tarihindeki eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, dosyada bulunan katılan beyanı, tanık M. beyanı, bu beyanları destekler mahiyette adli raporun bulunması nedeniyle olay tarihinde SSÇ nin üzerine atılı kasten öldürmeye teşebbüs suçunun işlediği, yunus E. T.nin alınan beyanında kavga sırasında ilk olarak kendisinin SSÇ'ye yumrukla vurduğunu, bunun üzerine SSÇ nin kendisine fayansla vurduğunu beyan etmesi nedeniyle SSÇ nin eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin kabulünün gerektiği, ilk derece mahkemesince her ne kadar SSÇ nin 12-15 yaş aralığında bulunduğu belirtilerek TCK 31/2 maddesi gereğince indirim yapılmış ve mağdur 18 yaşından küçük olmasına rağmen SSÇ nin TCK 81/1 maddesine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ve yine şartları bulunduğu halde haksız tahrik hükümleri uygulanmamış ise de olay tarihinde SSÇ nin 15-18 yaş aralığında bulunduğu, mağdurun olay tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla
Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/03/2018 tarih ve 2017/202 (E ) ve 2018/80 (K ) Karar sayılı kararı ile SSÇ hakkında katılan Y. E. K.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
SSÇ F.'in eylemine uyan kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 Sayılı TCK nun 82/1-e, 35/1-2, 31/3, 29 maddesi gereğince cezalandırılmasına, SSÇ'nin olay tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunması nedeniyle verilecek cezadan TCK'nun 31/3 maddesi gereğince indirim yapılmasına karar verilmesi, aleyhe istinaf bulunmadığından ceza miktarı itibariyle kazanılmış haklarının saklı kalma kaydıyla cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütala olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Katılan Y. E. K.'nin kardeşi M. K.. ile birlikte doğalgaz kazanı işi ile uğraşan ve babaları olan katılan A. P. K.'nin yanında çalıştıkları, suç tarihinde doğalgaz tesisatı kurma işlemleri ile ilgili görüşmek üzere suça sürüklenen çocuğun babası olan tanık Y. P.'ın yöneticiliğini yaptığı siteye gittikleri, doğalgaz tesisatı kurulum işlemlerinin zamanında yapılıp yapılmadığı hususunda aralarında tartışma çıktığı, bu tartışmaya tanık Y. P.'ın çocukları olan tanık F. P. ve suça sürüklenen çocuk F. P.'ın da dahil olduğu, çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü katılan Y. E.'nin suça sürüklenen çocuk F.'e yumruk attığı, suça sürüklenen çocuk F.'in de katılan Y. E.'nin karnına olay yerinde bulunan fayans parçasıyla vurup yaraladığı,
Katılan Y. E. K. hakkında Dairemizce aldırılan ve Kahramanmaraş Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 06/03/2019 tarihli doktor raporundan da anlaşılacağı üzere katılanda meydana gelen, ince bağırsak primer tamiri, psoas tamiri, kolostomi yapılmasına neden olan ve (1 ) karında sağ hipokondriumda orta hatta 3 cm sağında 1,5 cm delici - kesici alet yarası, (2 ) sol alt kadranda 3 cm delici - kesici alet yaralanması olmak üzere toplam iki adet yaralanma tanımlanmış olduğu her iki yaralanmada da batın duvarını geçen yaralanmaya yol açtığından ayrı ayrı ve birlikte değerlendirilmesinde: kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, vücutta kemik kırığı tanımlanmamış olduğu, yüz sınırları içerisinde herhangi bir yaralanma bulgusu tanımlanmamış olduğundan yüzde sabit iz değerlendirmesine gerek OLMADIĞI, organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik ya da fonksiyonel kayıp tanımlanmamış olduğu şeklinde rapor düzenlendiği,
Suça sürüklenen çocuğun olay sırasında kullandığı fayansın niteliği, hedef aldığı vücut bölgeleri, darbe sayısı ve şiddeti, dosyadaki mevcut Adli Rapor içerikleri itibariyle mağdurdaki vaki yaralanmaların vasıf ve mahiyeti, ince bağırsak primer tamiri, psoas tamiri, kolostomi yapılmasına neden olan ve her biri batında bulunan ayrı ayrı ve birlikte katılanın yaşamını tehlikeye sokması ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun kastının kasten öldürmek olduğu kanaatine varılmış ancak katılanın hastaneye götürülüp, ameliyat edilmesi sonrasında neticenin gerçekleşmediği bu nedenle suça sürüklenen çocuğun eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmış,
Suça sürüklenen çocuk eylemini katılanın kendisine tokat atması üzerine haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiğinden TCK'nun 29/1 maddesi uyarınca cezasından tahrikin derecesi de dikkate alınarak takdiren 1/4 oranında indirim yapılmış,
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de, katılan Y. E.'nin beyanları, bu beyanları doğrulayan tanık M.'nın beyanları, katılana ait doktor raporları, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun kendisini suçtan kurtarmaya yönelik savunmasına itibar edilmemiş,
Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/03/2018 tarih, 2017/202 Esas ve 2018/80 karar sayılı suça sürüklenen çocuk F. P. hakkında katılan Y. E. K.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
I- )Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili Av. H. S. tarafından 06/06/2018 tarihli istinaf dilekçesi ile hüküm istinaf edilmiş ise de; istinaf dilekçesinde suça sürüklenen çocuk hakkındaki Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin esas ve karar tarihi yazılı ise de istinaf dilekçesinde suça sürüklenen çocuk ya da katılanın adının yazılmadığı, suçun kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine cinsel istismar suçu olarak gösterildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında usulüne uygun bir istinaf dilekçesi kapsamında olmadığından ve suça sürüklenen çocuk F. P. hakkında cinsel istismar suçundan açılan bir dava ve mahkumiyet hükmü bulunmadığı anlaşıldığından, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili Av. H. S.'ın suça sürüklenen çocuk F. P. hakkında cinsel istismar suçundan bahisle hükmü istinaf etmeye hak ve yetkisi olmadığından istinaf isteminin CMK 279/1-b maddesi uyarınca REDDİNE,
CMK 268 maddesi uyarınca kararın suça sürüklenen çocuk F. P. müdafiine tefhim tarihinden itibaren, müşteki kurum vekiline tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde Dairemize veya bulunduğu yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçilmesi ve tutanağın hakime onaylatılması suretiyle CMK 279/1-b-son maddesi gereğince Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itirazı kabil olmak üzere,
II-Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/03/2018 tarih, 2017/202 Esas ve 2018/80 karar sayılı suça sürüklenen çocuk F. P. hakkında katılan Y. E. K.'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
1- )Suça sürüklenen çocuk F. P.'ın katılan Y. E. K.'ye yönelik çocuğa karşı kasten nitelikli öldürme suçunu işlediği sabit olduğundan, 5237 Sayılı TCK 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suça sürüklenen çocuğun şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 82/1-e maddesi uyarınca AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2- )Suça sürüklenen çocuğun eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından TCK'nun 35/1 maddesi uyarınca katılandaki yaralanmanın niteliği de dikkate alınarak takdiren 17 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3- )Suça sürüklenen çocuk eylemini katılanın kendisine tokat atması üzerine haksız tahrikin etkisi altında gerçekleştirdiğinden TCK'nun 29/1 maddesi uyarınca cezasından tahrikin derecesi de dikkate alınarak takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak 13 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4- )Suça sürüklenen çocuk, suç tarihinde 15 yaşından büyük 18 yaşından küçük olduğu anlaşıldığından, TCK'nun 31/3 maddesi uyarınca cezasından 1/3 oranında indirim yapılarak 8 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5- )Suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri nedeniyle TCK'nun 62/1 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 7 YIL 3 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6- )Suça sürüklenen çocuk hakkında aleyhe istinaf bulunmadığından CMK'nun 283 maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları gözetilerek SONUÇTA 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7- )Suça sürüklenen çocuğun gözaltında geçirdiği sürelerin TCK'nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
8- )Yargılama nedeniyle ilk derece mahkemesinde yapılan 266,00 TL yargılama gideri ile Dairemizde yapılan 5 adet davetiye gideri 70,00 TL olmak üzere toplam 336,00 TL yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yüzüne karşı, katılanlar ve vekilleri ile müşteki kurum vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı Ö. Y.'ın huzuruyla mütalaaya uygun olarak, suça sürüklenen çocuk ve müdafii yönünden tefhim tarihinden itibaren, katılanlar vekili ile müşteki kurum vekili yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 7035 Sayılı Kanun'un 21. maddesiyle değişik CMK'nun 291. maddesi gereğince (15) gün içinde içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Yargıtay'a TEMYİZİ kabil olmak üzere 06.02.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)