(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 7, 34, 230, 253, 254, 286, 289) (6352 S. K. m. 100) (5237 S. K. m 141, 151) (YCGK 05.05.2015 T. 2014/8-145 E. 2015/145 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkeme kararının hüküm kısmında açıklanmasına karar verilen hükmün karar numarasının "2009/40" yerine "2009/10" olarak yanlış gösterilmesi, gerekçeli karar başlığında mağdurun isminin yazılmaması ve Turan Karaman'ın sadece "sanık" sıfatı yerine "müşteki sanık" sıfatı ile gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1-Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulu'nun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
A-) İhbara konu Gölbaşı/Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24/05/2012 tarih, 2011/26 Esas - 2012/101 Karar sayılı mahkumiyet olup, TCK'nun 151/1 maddesinde düzenlenen "mala zarar verme" suçuna ilişkin bulunduğu; sanığın mala zarar verme ve hırsızlık (TCK'nun 141/1 maddesi) suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay 22. Ceza Dairesi'nin 21/04/2016 tarih 2015/15586 Esas 2016/6453 Karar sayılı ilamı ile müşteki Osman'a yönelik mala zarar verme suçu yönünden hükmü onadığı ve kesinleştiği, ancak TCK'nun 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu yönünden ise hükmü bozduğu, onanan mala zarar verme suçuna istinaden hükmün açıklanması için Gölbaşı/Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmuş ise de; ancak bu suçun hüküm tarihinden sonra Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK'nun 253/1. maddesi uyarınca "uzlaşma" kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uyarlama yargılaması yapılarak uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-) 6352 sayılı Kanun'un 100. maddesinin “6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” hükmü karşısında, mahkemece yapılan yargılama giderinin 11 TL olması nedeniyle Devlet Hazinesi'nin üzerinde bırakılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-g maddesi uyarınca başkaca yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)