(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 50, 51, 53, 62, 86) (5271 S. K. m. 34, 230, 232, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli kararın Anayasanın 141 ve 52/71 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 232. maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması gerektiği, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile istinaf denetimine imkan verecek şekilde ayrı ayrı gösterilmesi, bu ilkeler doğrultusunda, sanığın 05/05/2017 tarihli oturumda lehine olan hükümlerinde uygulanmasını talep etmiş olması karşısında, hakkında TCK'nun 86/2 maddesindeki seçenek yaptırımlardan hapis cezası tercih edilmesine göre, verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nun 50/1 maddesindeki adli para cezası dışında kalan diğer seçenek yaptırımlara çevrilip çevrilmemesi ile adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın ertelemeye engel teşkil etmediği de gözetilmeksizin sonuçta olarak verilen 5 ay hapis cezasının TCK'nun 51/1 maddesi gereğince ertelenip ertelenmemesi hususunun karar yerinde tartışmasız bırakılması suretiyle yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nun 289/1-g maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 15/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)