(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 232, 253, 254, 286, 289) (5237 S. K. m. 3, 7, 61, 106)
Yerel Mahkemece kurulan hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının REDDİNE, ancak;
1-Gerekçeli kararın Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 ve 232. maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması gerektiği, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi ile istinaf denetimine imkan verecek şekilde ayrı ayrı gösterilmesi gerektiği, bu ilkeler doğrultusunda, sanığın, aksi kanıtlanmayan aşamalardaki savunmasına göre, oğlu ile oyun oynadığı sırada mağdurun fazla gürültü çıkarttıkları belirterek sanıkla tartışmaya başladığı ve mağdurun tartışma sırasında sanığa onur kırıcı sözler söylemesi üzerine sanığın sinirlenerek mağduru yaraladığı anlaşılan olayda, sanık yararına asgari oranda indirim yapılması suretiyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, hatalı ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulama göre de;
a-)Mağdura ile vurarak onu "sol gözde, sol yanakta ve boyun sol tarafta ekimoz oluşturup basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek" şekilde yaralayan sanık hakkında TCK’nun 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanunun 3. maddesindeki “fiilin ağırlığı ile orantılı ceza verilmesi ilkesi” çerçevesinde temel ceza saptanırken alt sınırdan makul bir şekilde uzaklaşılarak tayini yerine dosya içeriğiyle uyumlu olmayacak şekilde tayini suretiyle hakkaniyet ölçülerine uyulmayacak şekilde fazla ceza tayini,
b-)Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Adana 21. Asliye Mahkemesi'nin 2015/1621 Esas ve 2016/139 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu; ancak bu suçun hüküm tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK'nun 253/1. maddesi uyarınca "uzlaşma" kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre tekerrür hükümleri yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık ile suçtan zarar gören vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-g maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 286/(1) maddesi uyarınca kesin olarak 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)