(5271 S. K. m. 150, 152, 188, 231, 234, 268, 273, 279, 289) (1136 S. K. m. 38) (YCGK 08.06.2010 T. 2010/1-35 E. 2010/140 K.)
Yerel Mahkemece kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre sanıklar müdafiinin istinaf isteminin sanık sıfatına hasren bulunduğu anlaşılmakla dosya görüşüldü:
1- )Müştekiler H. E. ve Ö. E. ile Av. A. S.'in müştekiler H. E. ve Ö. E. adına yapmış bulunduğu istinaf talebi yönünden yapılan incelemede:
Hükmün 23/11/2017 tarihli oturumda müştekiler H. E. ve Ö. E.'in yüzüne karşı verilmesine rağmen, müştekilerin hükmü 5271 Sayılı CMK.nun 273/3. maddesinde öngörülen ( 7 ) günlük istinaf süresinden sonra 20/02/2019 tarihinde istinaf ettikleri, yine müştekiler H. E. ve Ö. E.'in 07/06/2016 tarihli oturumda vekil istemediklerini ifade ettikleri ve Av. A. S.'in bu müştekilere ilişkin vekaletnamesinin de dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından,
Müştekiler H. E. ve Ö. E.'in vaki istinaf taleplerinin yasal süresinde bulunmaması nedeniyle, Av. A. S.'in müştekiler H. E. ve Ö. E. adına yapmış bulunduğu istinaf talebinin ise vekilleri olmaması nedeniyle istinafa hak ve yetkisi bulunmadığından CMK'nun 279/1-b maddesi uyarınca, REDDİNE,
CMK'nun 268 maddesi uyarınca kararın müştekiler H. E. ve Ö. E. ve Av. A. S.'e tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Dairemize veya bulunduğu yer mahkemesine bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine bir beyanda bulunulması, bu beyanın tutanağa geçilmesi ve tutanağın hakime onaylatılması suretiyle CMK'nun 279/1-b-son maddesi gereğince Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itirazı kabil olmak üzere,
2- )Diğer istinaf istemleri yönünden sanıklar hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçu ile sanık İ. S.. hakkında müşteki Ö. E.'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesinde:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Adli emanetin 2017/2137 sırasında kayıtlı CD hakkında bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince bu konuda her zaman karar verilmesi ve sanık T. S..'ın adli sicil kaydına esas CMK'nun 231. maddesi uyarınca verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar nedeni ile ilgili mahkemesine ihbar keyfiyetinin mahallinde yerine getirilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığında sanıkların gözetimde ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin gösterilmemesinin mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olduğu kabul edilmiştir.
A- )Duruşmada hazır bulunacaklar başlıklı, CMK'nun 188/1 maddesinin 1. fıkrasındaki, "Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır.",
Müdafiinin görevlendirilmesi başlıklı CMK'nun 150. Maddesindeki "
( 1 )Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
( 2 )Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.",
( 3 )Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenlemelere göre ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 gün, 2010/1-35-140 Sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğunun kabulü gerektiği gözetilerek;
Somut olayda; yargılanan ve aralarında yakın akrabalık ilişkisi bulunan ve suçu birlikte işledikleri iddia olunan sanık T. S..'ın aşamalarda alınan savunmasında maktule yönelik eylemi kendinin işlediğini, babası olan sanık İ. S..'ın olay sırasında ayırmak için yanlarında bulunduğunu, maktule yönelik eyleminin bulunmadığını, sanık İ. S.. aşamalarda alınan savunmasında maktulle oğlu olan sanık T. S..'ın kavga ettiğini kendisinin maktule yönelik bir eyleminin bulunmadığını savunması karşısında bu nedenlerle aralarında menfaat çatışması bulunduğundan, sanıklar T. S.. ve İ. S..'a ayrı ayrı müdafiiler atanarak, müdafilerin duruşmada hazır bulundurulmaları suretiyle savunmalarının alınması zorunluluğu gözetilmeden, sanıkların savunmalarının hüküm anına kadar bir müdafii ile yapılması suretiyle 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38/1. ve CMK'nun 152. maddelerine aykırı davranılması ile duruşmada her bir sanık için ayrı ayrı müdafii bulundurulmaksızın kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılmak suretiyle savunma haklarının kısıtlanması sonucu CMK'nun 150 ve 289/1-e maddelerine muhalefet edilmesi,
B- )Kabul ve uygulamaya göre de;
a- )Müştekiler F. E., F. A., H. E., R. G. ve Ö. E.'in 07/06/2016 tarihli oturumda müşteki M. E.'in ise 04/05/2016 tarihinde talimat ile alınan beyanlarında sanıklardan şikayetçi olduklarını ve kamu davasına katılmak istediklerini belirttikleri halde, CMK'nun 234 ve devamı maddeleri gereğince kamu davasına katılma hakları olan müştekilerin bu talepleri ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
b- )Müştekilerden sadece F. E.'in kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiği ve katılan sıfatı aldıktan sonra sadece bu müşteki yönünden vekalet ücretine hükmolunması gerektiği gözetilmeksizin, hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bölümünde "Katılanlar kendilerini tek vekaletnameli tek avukat ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Ücret Tarifesi hükümleri göz önüne alınarak 3.960,00 TL ücret-i vekaletin sanıklar T. S.. ve İ. S..'dan eşit olarak tahsili ile katılana verilmesine" şeklinde ibare kullanılmak suretiyle mahkemece herhangi bir katılma kararı da verilmediği halde vekalet ücretinin kime verileceği hususunda da açıklık bulunmayan çelişkili karar verilmesi
c- )Mağdur Ö. E.'e ilişkin 09/11/2015 tarihli doktor raporunda kesin olup olmadığı yazmamış olması nedeniyle hüküm kurmaya elverişli bulunmadığından bu hususta kesin raporun alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanıklar müdafii ile müşteki F. E. ve vekilinin istinaf istemleri bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kasten öldürme suçu yönünden re'sen de istinafa tabi hükümlerin CMK'nun 289/1-e maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeden BOZULMASINA, dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 22.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)