(5271 S. K. m. 193, 196, 289) (5237 S. K. m. 58, 86)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği, suç tarihine ve istinaf dilekçesinin içeriğine göre yerel Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne hasren bulunduğu anlaşılmakla dosya görüşüldü:
1-)Sanığın duruşmada hazır bulunmaması başlıklı, CMK'nun 193 maddesinin 1. fıkrası "Kanunun ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir.", 2. fıkrası "Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.",
Sanığın duruşmadan bağışık tutulması başlıklı CMK'nun 196 maddesinin 1. fıkrası "Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hallerde müdafii isterse mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenlemelere göre kovuşturma aşamasında;
A-Genel kural sanığın duruşmada mutlaka hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
B-İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması açık kabulüne dayalı olmalıdır.
Tüm bu açıklamalar karşısında; hükmün açıklandığı 04/10/2018 tarihli duruşmada, Yozgat E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık T. E.’in "ben UYAP sistemi üzerinden kendimi tam olarak ifade edemiyorum, gelip huzurunuzda ifade vermek istiyorum" şeklindeki savunması nazara alındığında, SEGBİS sistemi ile duruşmaya katılmasına muvafakatının bulunmaması nedeniyle sanığın bizzat duruşmada hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden, Yozgat E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan sanığın hükmün açıklandığı oturumda hazır edilmeden hüküm kurulmak suretiyle CMK'nun 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
a-Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/05/2017 tarihli doktor raporunda mağdurdaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı belirtildiği halde, sanık hakkında temel ceza tayin edilirken uygulama maddesinin TCK'nun 86/1 maddesi yerine, TCK'nun 86/2 maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
b-Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/348 Esas 2013/210 Karar sayılı ilamında da sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması karşısında; TCK'nun 58. maddesi tatbik edilirken "sanık hakkında hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan yerel Cumhuriyet savcısının istinaf istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, CMK'nun 289/1-e maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, dosyanın hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi gereğince KESİN olmak üzere, 05.11.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)