(5237 S. K. m. 25, 27, 53, 62, 63, 86, 87) (5271 S. K. m. 280, 283)
Türk Milleti adına karar vermeye yetkili ve görevli olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince, duruşmalı yapılan istinaf incelemesi sonunda dava dosyası heyetçe incelendi;
Gereği düşünüldü:
İddianame;
Çermik Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01/11/2017 tarih ve 2017/211 esas sayılı iddianamesi ile; sanık ..... hakkında mağdur .....'a yönelik kasten yaralama suçundan TCK'nun 86/1, 86/3-e, 53/1, 63/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA SAFAHATI:
İlk derece mahkemesi olan Çermik Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;
Sanık ..... hakkında mağdur .....'a yönelik kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek eylemine uyan TCK'nun 86/1, 3-c-e, 62/1, 53/1, 63. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın sanık müdafii tarafından istinaf edildiği,
İstinaf başvurusunu incelemede yetkili ve görevli olan Dairemiz istinaf başvurusunun süresinde olduğunun ve başvuranın istinafa hakkının bulunduğunun kabul edilmesiyle yapılan incelemesi sonucunda Çermik Asliye Ceza Mahkemesince sanık ..... hakkında mağdur .....'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükümde;mağdur.....hakkındadüzenlenen raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmaması karşısında, mağdurun en yakın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek yaralanması nedeniyle TCK'nun 86 ve 87 maddeleri kapsamında kesin rapor aldırılmadan ve mağdurun suç tarihinde geçici köy koruyucusu olarak görevli olup olmadığına ilişkin görev belgesi getirilmeden sanık hakkında karar verilmesi nedeniyleCMK'nun 280/1-d maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık bulunduğunun değerlendirilmesi ve aykırılık halinin yeniden yargılama yapılarak giderileceği kanaatine varıldığından, anılan Kanunun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma işlemlerine başlanılmasınakarar verilmiştir.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi ve duruşma işlemlerine başlanılması kararı doğrultusunda duruşma açılarak, sanık .....'un davanın yeniden görülmesine ve dosyanın esasına ilişkin beyanları alınmıştır.
Dairemizce davanın yeniden görülmesi neticesinde, CMK'nun 280/1-d maddesi kapsamı dışında kalan hukuka aykırılık bulunduğundan Çermik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/11/2017 tarih, 2017/253 esas ve 2017/234 sayılı kararı ile sanık ..... hakkında mağdur .....'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek sanık hakkında aşağıda açıklanan gerekçelerle yeniden hükümler kurulmuştur.
DOSYAYA YANSIYAN BEYANLAR
Sanık .....: " 07/09/2017 günü saat 18:00 sıralarında eniştem .....i arayarak kendisin marho düzünde bulunan üzüm bağına gidip kendimiz üzüm toplayalım dedi. Kendisi de tamam deyince ben .....'in yanına Çermik ilçesinde bulunan iş yerine geldim. Kendisine ait motosiklet ile marho düzüne gittik. Biz marhü düzüne geldiğimizde orada bulunan korucu noktasında nöbet tutan .... kulube yakınına çıktı ve bize nereye gidiyorsunuz dedi. Bende kendisine üzüm bağına gidiyoruz dedim. Bana buralarda bu saatte gezmeyin tehlikeli yer burası sizi vururuz dedi. Bende kendi üzüm bağımıza gitmekte mi yasak dedim ve korucu noktasının kuzeyinde kalan bağıma ..... ile birlikte gittik. Bağda fazla üzüm bulamadığımız için korucu noktasının güneyinde kalan diğer bağıma gittim. ..... benden yaklaşık 100 m arkamdan geliyordu. Ben tekrar korucu noktasının oraya geldiğimde ismini sonradan öğrendiğim ..... bana sen ne geziyorsun, sizi burda vururuz dedi. . Bende kendisine akıllı ol yeter ikide bir niye beni tehdit ediyorsunuz, ben durumu zaten .....'a anlattım dedim. Kendisi de bana yolda bekle dedi ve üzerime doğru gelerek direk üstüme atladı. Birbirimizin boğazına sarıldık ve dövüşmeye başladık. Bu sırada içerden diğer korucular çıktı. İçerden çıkan koruculardan .... bana silah doğrulttu ve 5-6 el benim yukarı çaprazıma doğru ateş etti. Beni vurmak isteseydi vurabilirdi. Ben üzüm bağımdan çıktığım için üzüm dallarını kesmek için getirdiğim kesen kısmı 9 cm civarında olan bıçağı kapatmamıştım. Boğuşma esnasında elimde tuttuğum bıçak birden .....'ın karnına doğru girdi. Ancak boğuştuğumuz için paniğe kapıldım ve bıçağı çıkartamadım. Boğuşma esnasında bıçak .....'ın karnında kaldı ve sağ sola hareket etti ve daha sonra korkudan bıçağı çıkarttım ve korktuğum için hemen Çermik istikametine doğru kaçmaya başladım. Ben kaçmaya başladığım sırada diğer korucular tabanca ile arkamdan ateş ettiler. Arkam dönük olduğu için nereye ateş ettiklerini görmedim. Bu sırada ..... daha yeni olay yerine geldi ve bu zamandan sonrasını olayın heyecanı ve korkusu nedeniyle hatırlamıyorum. Elimde bulunan bıçağı kaçarken yol üzerine düşürdüm. Ancak nereye düşürdüğümü hatırlamıyorum. ..... boğuşma sırasında yaralanmıştır. Onu isteyerek yaralamadım. Ben yaptığım olaydan dolayı pişmanım. Kendi isteğimle 08/09/2017 tarihinde Jandarma karakoluna teslim oldum. Biraz öncede ifademde belirttiğim gibi olay sırasında .... 5-6 el benim sağ yukarı çaprazıma doğru ateş etmiştir. Bu sırada ..... silah seslerini duyabilecek bir mesafede idi. Ayrıca benim .....'ı bıçak darbesi ile birkere yaralayıp kaçtığım husus yalandır. Zira boğuşma sırasında ..... kazara yaralanmıştır. Aleyhime olan beyanları kabul etmiyorum. Müşteki ve tanık beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Ben küfür etmedim. Ayrıca koruculara hitaben herhangi bir hakarette bulunmadım. " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Mağdur ..... :"Ben geçici köy korucusu olarak göre yapmaktayım. Ben olay günü nöbetçiydim. Akşam saatlerinde karanlık olmak üzereydi. ..... ve yanında bir şahıs bağa geldiler. Biz bu sırada 4 tane korucu yemek yiyorduk. O sırada ..... bağda bir şahıs var dedi. ..... sanığa hitaben bu saatte buralarda ne yapıyorsunuz, buralar bu saatte tehlikeli olur dedi. ..... bunun üzerine " Oruspu çocukları, bizim siz koruculardan çektiğimiz nedir " dedi. Bende kalkıp sanığı sakinleştirmek için yanına gittim. Tek başıma gitmiştim sakinleştirmek amacıyla, yanına gittiğimde arkasında saklamış olduğu bıçağı benim karın bölgeme sapladı. Bu nedenle ben yaralandım. Yaralanmam nedeniyle hastaneye kaldırıldım. Ben sanık ile barıştım. Sanıktan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....:" Ben geçici köy korucusuyum. Olay günü saat: 19:30-20:00 sıralarında ben ve korucu arkadaşlarım korucu kulübesinde yemek yiyorduk. Sanık ve yanında bir şahıs korucu kulübesinin alt tarafında bulunan bağa geldiler. Korucu .... daha önce bu sanıkla ticaret yaptığı için sanıkla tanışlığı varmış, ..... ile birlikte sanık konuşmaya başladılar. ..... sanığa niye bu saatte buraya geliyorsun dedi. Sanık .....'de size mi soracam bağıma geldiğimde dedi. O sırada yalnızca ..... sanık ile konuştu. Daha sonra sanık .....'a hitaben " hal ve hareketlerine dikkat edin " dedi. Daha sonra da .....'a ben incir toplamaya gidiyorum. Birlikte gidelim dedi. ..... 'da nöbet tuttuğu için teklifi kabul etmedi. Sanık ve yanındaki şahıs bağda incir topladılar ve daha sonra yandaki diğer bağa geçip üzüm topladılar. Sanık diğer bağda iken başında puşi vardı. İlk bağda incir toplarken puşi yoktu. ..... " bağda birisi var " dedi. O esnada ..... arkadaşım .....'nın üzerine çıktı. Sanığa hitaben " Bu saatte burda ne arıyorsun, gündüz niye gelmedin , bu saatte gelmen uygun değildir. Sanıkta bunun üzerine " Benim bağımdır, iki de bir niye karışıp duruyorsunuz, dedi. Bunun üzerine ..... ben seni tanımıyorum. Kim olduğunu soruyorum. Dedi. Bunun üzerine sanık bağdan kulübeye doğru küfür ederek yürüdü. Bunun üzerine ..... arkadaşımız sanığa doğru gitmek istedi. Sanığın küfür etmesinden dolayı ..... sinirlendiği için sanığa doğru yöneldi. Fakat elinde silah veya herhangi bir cisim yoktu. ..... koşarak sanığın yanına gitti. Bunun üzerine sanık .....'ı bıçakladı. .....'ın ben bıçaklandım demesi üzerine bıçaklandığını gördük. ..... beni hastaneye götürün dedi. ..... sanığın bize küfür etmesinin ardından sanığa küfür etmedi. Yalnızca sinirlenip sanığa doğru hızlı adımlarla gitti. Daha sonra ben .....'ı araba ile hastaneye götürmek için arabaya bindirdim. Araba kulübenin yanındaydı. Diğer korucu arkadaşlar sanığı uyarmak için uyarı ateşinde bulundular. Bunun üzerine sanık olay yerinden kaçtı. Bunun üzerine sanık hala " Ben keleşi alıp buraya geleceğim " dedi. Benim olay hakkındaki bilgim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....:"Olay günü biz sanıkla birlikte bağa gittik. .... ve ..... isimli korucular korucuları kulübesinin orada gördük. Onlarla konuştuk. ..... " fazla aşağıda durmayın , hava karanlık olmak üzeredir dedi. Biz bağa indik. Yaklaşık 20 dakika kadar durduk. Bağdan çıktık. Korucu kulübesinin yaklaşık 20-30 metre ilerisindeydik. ..... bana " ben diğer bağa gidiyorum, sen motosikleti al gel "dedi. Diğer bağ kulübenin güneyinde yer almaktaydı. Ben motosikleti alıp kulübenin önünden bağa doğru giderken sanık ile müştekinin tartıştıklarını gördüm. ..... .....'e oradan çık dedi. Bunun üzerine ..... biz birbirimizi tanıyoruz. Dedi. Ben motosiklet sesi dolayısıyla sadece bunları duydum. Bunun üzerine ..... kulübeye uğradı. Sonra .....'in üzerine koşturmaya başladı. Yakasına sarıldı. Ben daha fazla bir şey görmedim. Ben .....'i tutup uzaklaştırdım. .....'in bıçağı müştekiye sapladığını görmedim. .....'i alıp geri döndüğümde müşteki yerdeydi. Daha sonra ..... varol ve .... arkadan mikail'in kaçması üzerine uyarı ateşinde bulundular. Dur dedim. Durmadılar. Daha sonra ben müştekinin üzerine gittim. Bu sefer ..... bana hitaben " sana da ateş ederiz " dedi. ..... 'i ben tuttum. Daha sonra dönüp .....'ı yerde gördüm. O sırada ..... kaçmaya başladı. ..... kaçtığı için arkasından uyarı ateşinde bulundular. Benim olay hakkındaki bilgim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık .....:" Olay günü ben nöbetçiydim. Akşam karanlık basmak üzereydi. Bağda bir kişi gördüm. Arkadaşlara " bağda birisi var " diye uyardım. Bunun üzerine bağdaki şahsa bu saatte burada ne işin var dedim. Burası bu saatten sonra tehlikelidir diye uyardım. Sanık bana dönüp sen kimsin, burası benim bağımdır. İstediğim zaman gelirim , istersem sabaha kadarda beklerim dedi. Daha sonra " Siz korucular başımıza bela olmuşsunuz, halkımızın başına bela olmuşsunuz, siz durun ben size ne yapacağım. Dedi. Bağdan çıktı bize doğru geldi. Bize hitaben Şerefsiz, oruspu çocukları dedi. Bize doğru gelip küfür etti. Neredeyse kulübeye 10 metre kadar kaldı. Sanık küfür edince arkadaşımız ..... sanığa sinirlenerek sanığa doğru koştu, sanıkta .....'a doğru koşuyordu. Birbirlerine boğazlama gibi bir olay gerçekleşmedi. ..... sanığın yanına yetişir yetişmez sanık elindeki bıçakla .....'ı yaraladı. ..... bize döndü. Ne oldu dediğimizde sanık beni bıçakladı dedi. Daha sonra arkadaşımız ..... aracı ile .....'ı hastaneye götürdü. Sanık müştekiyi vurur vurmaz olay yerinden kaçmaya başladı. Bunun üzerine ben arkasından uyarı ateşinde bulundum. Sanık uyarı ateşinde bulunmam üzere " Siz bekleyin , ben keleşimi alıp geleceğim, size ne yapacağımı bilirim " diye tehditte bulundu. Daha sonra sanığın yanında bulunan kişi olay yerine geldi. Bu olay gerçekleştiği esnada hiç bir şekilde ..... olay yerinde yoktu. Olay bittikten sonra motor ile geldi. Ben kendisine dur dedim. Bu olayı gerçekleştiren sanığın kimliğini, nerde oturduğunu sordum. Kendisi söyledi. Daha sonra şahsı serbest bıraktım. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ....:"Olay günü biz korucu kulübesinde diğer korucu arkadaşlarla oturuyorduk. Saat: 15:00-16:00 sıralarında sanık yanında bir şahısla kulübenin aşağısındaki yola geldi. Ben kendisine " ..... ne yapıyorsun " dedim. Ben kendisini babamla yaptığı ticaretten dolayı tanırım. ..... bize hitaben hareketlerinize dikkat edin dedi. Daha sonra bağına gitti. Saat: 20:00 sıralarında karanlık çökmüştü. ..... arkadaşımız geldi biz yemek yiyorduk. ..... arkadaşımız bize bağın içinde bir şahıs var dedi. Bu bağ sanığın ilk başta gelip incir topladığı bağ değildi. Başkaca cephedeki bir bağdı. ..... arkadaşımız sanığa bu saatte buralarda gezme senin için tehlikeli olur. Sanıkta .....'a " Sana ne, benim bağımdır, istediğim zaman gelirim , " dedi. Ayrıca küfürlü konuştu. Ayrıca siz korucular halkımıza bela olmuşsunuz dedi. Bende sanığa ben seni tanıyorum. Niye böyle yapıyorsun dedim. Bunları söylerken sanık Kulübeye doğru yürüyerek geliyordu. .....'da senin açından sıkıntı olur......' ta sanığın küfür etmesi üzerine dayanmadı. Sanığa doğru koştu. Daha sonra ben sanığın .....'ı bıçakladığını görmedim fakat ..... arkasını dönüp bıçaklanıp yaralandığını bize söyledi. Bunun üzerine sanık kaçmaya başladı. Ben dur ikazında bulundum. Durmayınca ..... arkasından uyarı ateşinden bulundu. Bende kendisine dur dedim. Durması için havaya sıktım. Bunun üzerine sanık " Siz görürsünüz, ben silah alıp gelip sizi öldüreceğim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
ADLİ TIP RAPORU
Mağdur ..... hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 16/01/2019 tarihli ve 2019/426 karar numaralı raporda; batın ön duvarda yaklaşık 2 cm içinden omentum görülen kesi ve subtotal gastrektomiye neden olan yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, midenin bir bölümünün çıkarılması nedeniyle organlardan birinin işlevininin sürekli zayıflamasına neden olduğu bildirilmiştir.
Mağdurun suç tarihinde geçici köy koruyucusu olarak görev yaptığı Geçici Köy Koruyucuları Görev ve Takip Defter suretinden görülmüştür.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Çermik Asliye Ceza Mahkemesinin sanık ..... hakkında mağdur .....'ı kasten yaralama suçundan 22/11/2017 tarihinde 2017/253 Esas ve 2017/234 Karar numaralarına kayden vermiş olduğu mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Mağdurun suç tarihi itibariyle Çermik ilçesinde geçici köy korucusu olarak görev yaptığı, suç tarihinde sanığın yanında olay tanığı .....'de olduğu halde mağdurun ve yine olay tanıkları olan köy korucuları .....T ve .....'un nöbet tuttukları korucu kulübesinin yanında bulunan bağa üzüm toplamak için geldikleri, bir süre tanık .....la konuşup üzüm topladıktan sonra saat 20.00 sıralarında yine aynı korucu kulübesine komşu diğer bağa üzüm toplamak için geçecekleri sırada tanık .....in kendilerine hitaben '' buralarda bu saatte gezmeyin, buralar terör nedeniyle sıkıntılı yerlerdir '' diyerek sanık ve yanındaki olay tanığı .....'i uyardığı, bunun üzerine sanığın tanık .....e ters bir şekilde cevap vermesi üzerine tartışmaya başladıkları, tartışmaya mağdurunda dahil olduğu ve sanığın bu tartışma sırasında elinde bulunan ve elde edilemeyen bıçak ile mağduru karnından bıçaklayarak basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek, hayati tehlike geçirecek ve organlarından birinin işlevinin sürekli zatıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı, taraflar arasında çıkan tartışma ve kavgaya sanığın bizzat kendi haksız eylemi ile sebebiyet verdiği ve mağdurun sanığa yönelik herhangi bir söz ve davranışı olmaksızın mağdur yanına geldiği anda sanığın mağduru bıçakladığı anlaşılmıştır, dosya kapsamında yerel mahkemece verilen kararın sadece sanık müdafii tarafından sanık lehine İstinaf edildiği anlaşıldığından CMK'nun 283 maddesi gözönünde bulundurularak sanığın müsnet suçtan eylemine uyan TCK'nun 86/1, 86/3-c-e, 87/1a-d, 87/1-son maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nun 63 maddesi uyarınca mahsubuna, sanık hakkında TCK'nun 53 maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerinin tatbikine, Çermik Adli Emanetinin 2017/86 ve 2017/88 sırasında kayıtlı emanet eşyaların dosyada delil olarak muhavasına karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; Çermik ilçesinde geçici köy korucusu olarak görev yapan mağdurun, suç tarihinde saat 20:00 sularında bağından üzüm toplayıp gelmekte olan sanığa hitaben '' buralarda bu saatte gezmeyin, buralar terör nedeniyle sıkıntılı yerlerdir.'' diye seslenip sanığı uyardığı, kendisini uyaran mağdura sinirlenen sanığın, ona hakaret edip mağdur ile tartışmaya başladığı sırada sanığın bıçakla mağdura bir kez vurup onu yaşamını tehlikeye sokacak ve organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı hususunda tam bir vicdani kanaate ulaşılmıştır. Bu kanaate; sanık tevilli ikrarı ile mağdur ile tanık beyanları, bu beyanları doğrulayan adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamına göre ulaşılmıştır.
Sanığın sübuta eren eyleminin nitelendirilmesine ilişkin olarak;
Mağdurdaki yara sayısı, sanık ile mağdur arasında öldürmeyi gerektirecek derecede husumet bulunmaması ve ciddi bir engel hal bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi birlikte değerlendirildiğinde, eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının yaralama dönük olduğu kabule edilen, sanığın eylemine uyan TCK'nun 86/1, 86/3-c-e, 87/1-a-d maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması hükümleri yönünden; Sanık ve müdafii tarafından Türk Ceza Kanununun 25/1 ve 27/2 maddeleri kapmasında kaldığı savunulmuş ise de; olay sırasında mağdurdan sanığa yöneltilmiş bıçakla ile defetme zorunluluğu bulunan bir saldırı veya saldırı tehlikesi mevcut olmadığındansanığın, eyleminde Türk Ceza Kanununun 25/1. maddesinde belirtilen yasal savunmanın koşullarının gerşekleşmediği ve TCK'nun 27/2. maddesinde düzenlenen sınırın aşılmasının uygulama yeri bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
Haksız tahrik hükümleri yönünden;
Mağdurdan kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız tahrik oluşturacak söz ve davranış bulunmadığı, geçici köy koruyucu olan mağdurun, suç tarih ve saatinde "buralarda bu saatte gezmeyin, buralar terör nedeniyle sıkıntılı yerlerdir." şeklindeki uyarının haksız tahrik nitelinde olmadığı, sanığın mağdurun tehdit edip kendisine saldırdığına ilişkin savunması hükme esas alınan tanıklar ....., ..... ve ..... tarafından doğrulanmadığından, anılan tanıkların beyanlarına itibar edilerek, sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya dönük savunmasına itibar edilmemiş ve haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Ceza miktarına ilişkin olarak;
Sanık hakkında ilk derece Mahkemesince kurulan hüküm yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edildiğinden tayin olunacak cezanın CMK'nun 283. maddesi gereğince önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağından sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği nazara alındığında; Ergani 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/01/2018 tarih, 2016/70 esas ve 2018/3 sayılı kararı ile ..... hakkında katılan .....'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilerek aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
HÜKÜM:
Çermik Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/11/2018 tarihli, 2017/253 Esas ve 2017/234 sayılı sanık .....hakkında mağdur .....'ı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararının CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
1.Sanık .....'un,mağdur .....'a yönelik kasten yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan meydana gelen zarar ve neticenin ağırlığı ile suçun işleniş biçimi göz önünde bulundurularak sanığın eylemine uyan TCK.nun 86/1. maddesi uyarınca takdiren ve teşdiden 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2. Eylemini kamu görevini yerine getiren mağdura karşı yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle silahtan sayılan bıçakla gerçekleştiren sanığa verilen cezanın TCK'nun 86/3-c-e maddesi gereğince yarı oranında arttırım yapılarak 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3. Eylemi sonucu mağdurun yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olan sanığa verilen cezanın TCK'nun 87/1-a-d maddesi gereğince bir kat artırım yapılarak 6 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4.Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek verilen cezadan TCK'nun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5.Sanık hakkında kurulan hüküm yalnızca sanık müdafii tarafından istinaf edildiğinden tayin olunacak cezanın CMK'nun 283. maddesi gereğince önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağından sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6.Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 gün ve 2014/140-2015/85 esas-karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek, sanık hakkında TCK’nun 53/1-2-3 madde ve fıkralarının uygulanmasına,
7. Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nun 63. maddesi gereğince cezasından MAHSUBUNA,
8.Hükmolunan ceza miktarına göre sanık hakkında TCK'nun 50 ve 51. maddeleri ile CMK'nun 231/5. maddesinin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA,
9. Çermik Adli emanet memurluğunun 2017/86 ve 2017/88 sırasında kayıtlı eşyaların dosyada delil olarak saklanmasına,
10. İlk derece sarf edilen 250,30 TL ile Dairemizde sarf edilen 590 TL olmak üzere toplam 840, 30 TL'nin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; sanık ile müdafiinin yüzüne karşı, mağdurun yokluğunda, Cumhuriyet savcısı .....'ın huzuruyla mütaalaya uygun olarak, kararın tefhim tarihinden itibaren 7035 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik CMK'nun 291. maddesi gereğince (15) gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle,
Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmesi için TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)