(5271 S. K. m. 223, 289)
Sanık A. M.'nin Görevi Kötüye Kullanma suçundan mahkumiyetine dair kurulan, ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümlerden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine yerel mahkemece açıklanan hükmün esasına yönelik, sanık müdafi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşüldü;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde Adana 2.Sulh Ceza mahkemesinde yazı işleri müdürü olarak görev yapan sanığın, "ihbar tesbit dilekçesinde 9.11.2007 tarihi ve önceki yıllara ait 201 adet dosya ve işlemlerde geciktirme işlem yapmama dosyalardaki işlemleri takip etmemek suretiyle ihmal karlık göstererek görevini savsakladığı", bu şekilde atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık hakkında Adana 2.Sulh Ceza Mahkemesince tutulan tarihsiz ve 13 sayfalık tutanak ve buna bağlı 23/11/2007 tarihli suç duyurusu üst yazısı üzerine, önce 01/11/2007 tarih ve 2007/17451 Esas sayılı iddianame ile TCK.nın 257/1 maddesi sevk maddesi gösterilerek Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesine dava açılmış, sonrasında 03/01/2008 havale tarihli ve 2007/21503 Esas sayılı iddianame ile Adana 3.Sulh Ceza Mahkemesine dava açılmış olması, her iki iddianamede de mahkemece tutulan tutanağa atıfta bulunulması, ilk iddianamede suç tarihi 27/09/2007 olarak gösterilirken, ikinci iddianamede ise suç tarihinin "09/11/2007 ve öncesi" olarak gösterilmiş olup bu tarihin ilk iddianamedeki tarihi de kapsaması, ilk iddianamede eylemler ayrıntılarıyla açıklanırken, ikinci iddianamede suça konu eylemlerle ilgili olarak "9.11.2007 tarihi ve önceki yıllara ait 201 adet dosya ve işlemlerde geciktirme, işlem yapmama, dosyalardaki işlemleri takip etmemek suretiyle ihmalkarlık göstererek görevini savsakladığı," şeklinde genel anlatımda bulunulması, ayrıca ikinci iddianamede sanık hakkında bir kısım dosyalardaki gecikmelerden dolayı 2.Sulh Ceza mahkemesinin ihbarı üzerine 207/45857 Hz.üzerinden 2007/10421 nolu iddianame ile görevi kötüye kullanmak suçundan 1.11.2007 tarihinde Asliye ceza mahkemesine dava açıldığının da belirtilmiş olması, nitekim yargılama sırasında sanığın da savunmasında, 12.Asliye Ceza Mahkemesinde aynı nitelikte bir davasının daha bulunduğunu beyan ederek her iki davanın birleştirilmesini talep etmiş olması, öte yandan, her ne kadar yargılamayı yapan Adana 3.Sulh Ceza Mahkemesince sanığın savunması doğrultusunda, 12.Asliye Ceza Mahkemesine açılan dava dosyası getirtilerek 25/12/2008 tarihli celsede incelenmiş ise de, incelemede atılı eylemler ve suç tarihi hususunda kesin bir tespit yapılmaması karşısında;
Mahkemece, sanığın birleştirme yönündeki talep ve savunması doğrultusunda, Adana 12.Asliye Ceza Mahkemesine açılan dava dosyasının akıbeti araştırılıp derdest değil ise onaylı bir örneği bu dosya içerisine alınarak, her iki davaya konu edilen eylemlerin ve eylem tarihlerinin kesin olarak belirlenmesi, bu şekilde CMK.nın 223/7 maddesi bağlamında davanın reddi nedeni bulunup bulunmadığı, teselsül şartlarının ne şekilde oluştuğu, ya da her iki dosya arasında birleştirmeyi gerektirir bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılması gereği gözetilmeyerek, hüküm için önemli olan bu hususlarda savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, CMK'nın 289/1-h maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK.nın 286/1.maddesi uyarınca kesin olmak üzere 29/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)