(5237 S. K. m. 43, 255)
Sanıklar ..... ve ..... hakkında yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan dolayı kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dairemizce yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesine karar verilmekle, yapılan duruşma sonucunda:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/8704 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; "Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüphelilerden .....'ün TCDD 6. Bölge Müdürlüğü Loko Bakım Atölye müdürü, şüpheli .....'in ise yol bakım onarım müdürü olarak görev yaptığı, .....'un ise herhangi bir resmi görevi bulunmadığı ve eşi adına kayıtlı ..... Mühendislik isimli firma üzerinden ticari faaliyet yürüttüğü,
2012 yılında şüphelilerden ..... isimli şahsa ait ..... Mühendislik iş yerine diğer şüpheliler ..... ilgi ve ..... ile şüpheli .....'un birlikte ortak oldukları,
2012 yılı Aralık ayı içerisinde şüphelilerden .....'un kendisine çok yardım ettiği ve çok para kazandırdığı gerekçesi ile şüpheliler ....., ..... ve ..... ile .....'ü tanıştırdığı, .....'ün bu şüphelilere birlikte çalışmaları halinde TCDD'den kendilerine çok işler vereceğini ve onları ihya edeceğini vadettiği, bu vaat ve görüşmelerden sonra tarafların birlikte hareket etmeye başladıkları,
2013 yılı şubat ayı içerisinde Silis Kum ihalesi için şüpheli .....'e firma yetkilisi olan diğer şüpheliler tarafından 40.000 TL civarında para verildiği,
2013 yılı Mart ayı içerisinde ..... ve yol bakım ve onarım müdürü ..... 'in evlerine cam balkon yaptırıldığı, ..... ile ilgili yaptırılan cam balkonun parasının firma sahibi şüpheliler tarafından ödendiği, şüpheli .....'in yönünde onlarla anlaşmaya vardığı, ancak tanık ..... tarafından yapılan cam balkonun parasının bu tanık tarafından firma sa.ini şüphelilerden istenmesine rağmen bu tanığın belirtilen şüpheliler tarafından sürekli oyalandığı, ödemenin firma sahibi şüpheliler tarafından varılan anlaşmaya rağmen ödenmemesi üzerine şüpheli ..... tarafından tanık .....'a ödendiği,
Firma sahibi olan şüphelilerin TCDD'den alınacak doğrudan teminler için 2013 yılı Mart ayı içerisinde şüpheli .....'e 25.000 TL para verdiği, şüpheli .....'ün bu para karşılığında ihale ve ilanların internete düşmeden firma sahibi şüphelilere bildirildiği, tarafların bizzat birlikte çalışarak hazırlıklar yaptığı,
Şüphelilerden .....'ün özel isteği olarak ortak olan şüpheli .....'a firma sahibi şüpheliler tarafından vekalet verildiği ve bu şüphelinin firmanın muhasebe işlerinde görevlendirildiği,
Firma sahibi şüphelilerin ..... Temizlik ve ..... Temizlik ihaleleri için teminat bedeli altında şüpheliler ..... ve .....'a 25.000 TL para verdikleri, ancak teminat yatmadığı için ihaleyi alamadıkları,
Şüphelilerden .....'in firmanın ortakları adına 82 ekran LCD televizyonu satın alarak bu televizyonu şüphelilerden .....'ün evine götürdüğü ve televizyonu evde bulunan hizmetliye elden teslim ettiği,
Şüphelilerden .....'un firmadan 2.000 TL parayı ..... ve .....'in tatil masraflarının karşılanması amacıyla aldığı ve bu parayı .....'e verdiği,
Süreç içerisinde .....'ün firma sahibi olan şüpheliler üzerinde telkin etmiş olduğu güvenin bir sonucu olarak 2013 yılı Haziran ayı içerisinde Loko bakım atölyesinin özelleştiği ve orayı bir Amerikan Firmasının aldığını, o firmayla iş yapmak, atölye tutmak, iş makineleri satın almak gerektiğini söylemesi üzerine firmanın bu beyanlara itibar ederek 95.000 ve 220.000 TL tutarında kredi kullandığının da görüldüğü,
TCDD 6. Bölge Müdürlüğü Loko Bakım Atölye müdürü olan şüpheli .....'ün kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle haksız bir işin gördürülmesi amacıyla kendisine zincirleme şekilde menfaat temin ettiği, bu şüpheliyi firma sahibi olan şüphelilerle .....'un tanıştırdığı ve şüpheli .....'u sürecin başından sonuna kadar eyleme asli maddi fail olarak iştirak ettiği, yol bakım onarım müdürü .....'in ise aradaki vaade bağlı olarak firma sahibi şüphelilerle evinin balkonunun cam ile kapatılması hususunda anlaşmaya vardığı ve bu işlemin tanık ..... tarafından gerçekleştirildiği, ancak daha sonra firma sahibi olan şüphelilerin tanığa ödeme yapmadıkları, şüpheli ..... tarafından tanığa bu iş için ödeme yapıldığı, menfaat temini konusunda anlaşmaya varılmasının da TCK'nın 255/2 maddesi kapsamında tamamlanmış suç niteliğinde bulunduğunun açık ve sabit olduğu, firma sahibi olan şüpheliler ....., ..... ve .....'nin ise işinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle zincirleme menfaat sağladıkları ve üzerlerine atılı suçları şüphelilerin bu şekilde işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmış olmakla,
Şüphelilerin atılı suçlardan mahkemenizde yarılamalarının yapılarak eylemlerine uyan sevk maddeleri gereğince cezalandırılmalarına, adli emanetin 2015/1710 sırasında kayıtlı evrakın ilgili idareye iadesine karar verilmesi ..." iddiasıyla kamu davası açılarak yazılı suç ve sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiştir;
SAVUNMA:
Sanık ..... ilk derece mahkemesindeki savunmasında; üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben sanıklardan .....'u yaklaşık 10-12 yıldır tanırım, diğer sanıkları da onun vasıtası ile tanıdım. ..... ile de aynı kurumda çalışıyoruz. Ben kurumda birim amiriyim, ihaleler ile herhangi bir ilgim, alakam ve yetkim de yok, zira yapılan ihaleler inşaat ihaleleriydi ve benim konum değildi. ..... iflas edince ekonomik olarak kendisine destek olmak istedim, bu amaçla 2012 yılında satın aldığım evin dekorasyon, su tesisatı, enerjisi ve cam balkon işini kendisine verdim, bu işleri o yaptırdı, parasını da kendim ödedim, ..... isimli şahsı tanımıyorum. İddianamede bahsi geçen televizyon meselesine gelince ekonomik olarak daha uygun olacağı düşüncesi ile Kocavezir İşhanından spottan bir adet televizyonu ..... benim yerime aldı, parasını ben kredi kartı ile ödedim, ancak kredini kartını spotçular başka yerden çekmiş olabilirler. Silis kum ihalesi ile ilgili olarak ..... benden bir takım teknik konuları sormuştu, bende onunla ilgili bilgi vermiştim ve kum ocağınız olmadığı takdirde bu işin zor olacağını, laboratuvar kurulması gerektiğini ve bir takım belgelere ihtiyaç duyulması gerektiğini söyledim. Yine bunun dışında 2013 yılı Mart ayı içerisinde bir ihalenin teminat bedeli için 25.000 TL para aldığım veya diğer sanıklara yüklü miktarda kredi çektirdiğim doğru değildir. Aksine bir konuşmamızda ..... işçilerin parasını ödeyemediklerini ve paraya ihtiyaçları olduğunu söyleyince bende bir kaç bin TL kullanılmak üzere kredi kartımı verdim, ancak onlar 11.000 TL kullanmışlar, paramı da halen tam olarak alamadım. Öncelikle beraatımı isterim mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasa maddeleri ve CMK'nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği görülmüştür. Sanık ..... Dairemizde yapılan duruşmada ise; Ben daha önce savunmalarımı yapmıştım şunları da eklemek istiyorum 23 yıllık devlet memuruyum daha önce böyle bir suçlamayla karşılaşmadım, .....'u 2007-2008 yıllından buyana tanırım, diğer sanıkları tanımıyorum, ..... iflas etmişti kendisine destek olmak amacıyla yeni evimin güneş enerjisi ve peteklerini kendisine yaptırttı8m, komşularıma da bu konuda tavsiyelerde bulundum, ayrıca ben Demiryolları çalışanları sandığında yönetim kurulu üyesiydim, binamızın karşısında diğer sanıkların ofisi vardı, silis kumu ile ilgili bilgi almaya geldiler, ben bu ihaleyi almaları için gerekli şartların neler olduğu hususunda kendilerine genel olarak bilgi verdim, bunlar yüklü miktarda ihalelerdi, bu ihalelerde benim herhangi bir görevim olmadı, idari şartnamelerde Ankara'da düzenlenirdi, ihalelerle ilgili benim herhangi bir vaadim olmadı, menfaat de temin etmedim, yine .....'a evimin cam balkonunu yaptırdım parasını da kendim ödedim, annemlere televizyon alacaktım, Kocavezir’deki spotçulardan almaları için .....'a kredi kartımı verdim, 2012 yılında televizyon alındı ancak ay veya gün olarak hatırlamıyorum, Buradaki işyerleri spotçulardır, karttan değil nakit olarak da ödemiş olabilirim, tam olarak hatırlamıyorum, televizyonun bedeli 600 TL civarında idi, ..... benim kredi kartımı da kullanmıştı 11/07/2013'de borç istedi, param yoktu kartımı verdi 3.075 TL çekildi daha sonra 3.000 TL olarak benim hesabıma yatırıldı 18/07/2013 tarihinde yine kartımdan para çekti ve iade etti, diğer sanıkların ifadelerini kabul etmiyorum, kendi aralarındaki ortaklık meseleleri yüzünden beni suçlamaktadırlar, söylenen rakamlarda afaki rakamlardır, suçlamaları kabul etmiyorum, şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... müdafii Av. ..... Dairemizdeki savunmasında; Diğer sanıklar enişte kayın şekilde akrabalardır, değişik 3 ayrı isim altında iş alabilmek için firmalar kurmuşlardır ancak iflas etmişlerdir, muhasebeye ..... bakıyormuş, müvekkilimin arkadaşı olduğu için aralarındaki mesele yüzünden müvekkilime iftira atmışlardır, silis kumu büyük çaplı bir iştir, diğer sanıklar 2013'de silis kumu için silis madencilik isimli firmanın genel müdürü ..... isimli kişi ile görüştüklerini bu iş nedeniyle müvekkilime 40.000 TL para verdiklerini söylemektedirler, bu şahsın beyanı alınmamıştır, söylenen rakam çok yüksek bir rakamdır, o tarihte bu şahısların bu miktarda paralarının olmadığını söylemek isteriz, müvekkilim makine bölümünde görevli mühendistir, diğer sanıkların iştigal alanı ise inşaat üzerinedir, farklı bir bölümdür, yapılan ihaleler de müvekkilim komisyon üyesi değildir, şartnameler de Ankara'da hazırlanmaktadır, müvekkilime yönelik somut bir iddia yoktur, soyut suçlamalardan ibarettir müvekkilin beraatine karar verilmesini aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederiz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ..... müdafii Av. ..... Dairemizdeki savunmasında ; Biz geçen celse beyanlarımızda geçen kredi kartı hesap özetinin bir örneğini dosyaya ibraz ediyoruz, diğer sanık .....'un müvekkil aleyhine herhangi bir beyanı bulunmamaktadır, haklarında hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanıklar birbiri ile enişte kayın şeklinde akrabadırlar, dosya içerisinde müvekkilin atılı suçu işlediğine dair herhangi bir delil bulunmaktadır, ihaleler Ankara'da yapılmaktadır, müvekkilin bu ihalelerde herhangi bir görev ve yetkisi yoktur, ilk derece yargılama esnasında adı geçen ..... isimli kişinin de beyanı alınmamıştır, müvekkilin beraatine karar verilmesini talep ederiz şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ..... ilk derece mahkemesindeki savunmasında; Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Benim daha önce ..... ile adi bir ortaklığım vardı, daha doğrusu şirket benim eşimin üzerineydi, daha doğrusu şirket gayriresmi olarak ben ve ..... birlikte ortaktık. Daha sonra bu ortaklığa ....., ....., ..... ve .....'de dahil oldular. Biz doğrudan temin yoluyla yapılan ihalelere giriyorduk, bu ihalelere girebilmek için kimse ile münasebet kurmanıza gerek yok, internette zaten bütün ihale bilgileri var. Sanıklardan ..... ile uzun yıllara dayalı bir tanışıklığımız var. Kendisi benim aile dostum, ben bir ara iflas edince kendisi bana yardımcı olabilmek için tanıdığı yakın çevresinden su tesisatı, dekorasyon ve benzeri işleri bana bildiriyordu bende yapıyordum. İddianamede bahsi geçen televizyonu ben aldım, ancak ..... beyin kendi kredi kartını kullandım. Biz bir ara ihtiyaçlarımızda kullanmak üzere ..... beyin kredi kartını almıştık. Kendisine bir miktar borcumuz oluştu, parasını kurtarabilmek için sık sık bizim işyerimize gidip gelmeye başladı. Bu gidiş gelişler sırasında Afyon'da Devlet Demiryollarına ait Silis kum ihalesi ile ilgili sadece kendisinden bir ön bilgi aldım. Sonrasında da biz bu ihaleye ..... vasıtası ile girdik, zaten ihale bize kalmadı. Bunun dışında Adana'daki Devlet Demiryollarından düşük fiyatlı 4-5 tane ihale aldık, ancak hepsinden zarar ettik. Yine iddianame bahsi geçen cam balkonu .....'ün evine ben başka bir usta vasıtası ile taktırdım, parası ..... beyden çıktı. .....'a ben herhangi bir şekilde cam balkon yaptırmadım, onu da tanımıyorum. Yine bunun yanında iddianamede belirtildiğinin aksine 25.000 TL'yi bize ..... getirdi, daha önce ortaklığa hiç bir şekilde para koymamıştı, bizim ısrarımız üzerine getirdi. Para geldikten sonra diğer ortaklar şuraya 5.000 TL buraya 3.000 TL borcumuz var diyerek parayı benden aldılar. Bizim firmanın iddianamede belirtilen F5 Temizlik ve ..... temizlik ihalelerine gücümüz yetmez. Bu paranın bu ihalelere girmek için teminat bedeli olarak bana ve .....'e verildiği doğru değildir. Yine iddianamede bahsedilen kredilerde firmamızın sürekli zarar etmesi sebebiyle ..... ve ..... isimli arkadaşlarımız firma için çektiler, bu kredilerinde .....'ün yönlendirmesi ile ihalelere girmek için çekildiği doğru değildir. Bunun yanında benim diğer sanık ..... ile herhangi bir tanışıklığım yoktur, kendisini tanımıyorum, herhangi bir ilişkimde yoktur. Öncelikle beraatımı isterim mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasa maddeleri ve CMK'nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettiği görülmüştür. Sanık ..... Dairemizde yapılan duruşmada ise; Ben daha önce yapmış olduğum ayrıntılı savunmaları tekrar ederim, ..... ortaklık işi nedeniyle kredi çekmişti, herkes teminat için senetler verdi, ..... ayrıldıktan sonra senetler .....in kardeşi .....' e verildi, ..... bana gelerek yuvam yıkılacak diyerek benden 18.000 TL civarı para aldı daha sonra bunu inkar etti ve geri vermedi, daha sonra .....'a da 20.000 TL para verdim, iddianamede ve diğer sanıkların beyanlarında geçen para verilmesi olayları doğru değildir, benim iflas ettiğim dönemlerde .....'in bana yardımları dokunuyordu, televizyon alınma olayı ise şöyle gerçekleştir, ..... bana kendi kredi kartını vermişti ancak spotçular kredi kartı ile satmadığı içi ben bir kuyumcudan 1.050 TL çektirdim, televizyonu 650 TL ye aldım kalanını da kendi ihtiyacım için kullandım, 2011 sonu veya 2012'nin bahar aylarıydı, diğer sanıkların beyanları doğru değildir, bu dava açılmadan önce beni çağırdılar zararı sen üsleneceksin dediler, bende zarar eşit olarak bölünsün herkes karşılasın dedim, daha sonra bunların avukatı Av. ..... ofisinde bana bu zararı sen karşılayacaksın yoksa senide .....'i de bitiririm dedi, diğer sanıkların aleyhimize ifade vermelerinin nedeni budur, hatta avukat şunu da söyledi bu adamlar etkin pişmanlıktan yararlanır birşey olmaz ama ben sizi götürürüm şeklinde söyledi, ....., ..... ve ..... hakkında evimi bastıkları için şikayetçi olmuştum ancak tehdit yada iftira suçundan bir şikayetim olmadı, şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ..... müdafii Av. ..... ve Av. ..... dairemizdeki savunmalarında ; Müvekkilimiz anlattıklarına aynen katılıyoruz ancak bazı hususlara değinmek istiyoruz, ..... müvekkilimizi 2006 yılından buyana tanımaktadırlar birbirlerinin kartlarını kullanmış ve borç alıp vermişlerdir, televizyon alınması balkon yapılması olayları ve borç alıp verme olayları şirket kurulmadan önce gerçekleşmiştir, ..... dışındaki diğer sanıklar birbirleri ile akrabalardır, şirketi kurduktan sonra bir yıl süre ile hiç bir iş alamamışlardır, müvekkilin iş tecrübesinden faydalanmak istemişlerdir, ..... ofis alacağız diye müvekkilden de senet almıştır, koydukları para sağa sola gidince ortaklıkları bozulmuştur, diğerlerinin televizyon veya balkona ilişkin görgüye dayalı bir bilgileri yoktur, cam balkonu yapan kişinin dosyada tanık olarak ifadesi mevcuttur, .....'e de cam balkon yapılmıştır ve o beraat etmiştir, kamu ihaleleri Ankara'da yapılır bunlara müdahale imkanı yoktur, diğer sanıklar kendi aralarındaki çıkar çatışmaları nedeniyle ..... ve .....'e iftira atmışlardır, bu kişilerin mantığı canlı bomba mantığıdır, biz yandık onlarda yansın mantığı ile hareket etmişlerdir, ortaklık bozulunca diğerleri senetlerini almış ancak müvekkilin senedini vermemiş ve icraya koymuşlardır, Adana 3. İcra Müdürlüğünün 2014/2197 esas sayılı takip dosyasıdır, suçun maddi manevi unsurları oluşmamıştır, dosyada geçen para alışverişleri şirketin iç işleyişi ile ilgilidir bir suça vücut veren alışverişler değildir müvekkilin beraatine aksi halde lehine olan hükümlerin uygulanmasını, ceza verilecekse alt sınırdan verilmesi, şartları bulunmadığından TCK'nun 43 maddesinin uygulanmamasını talep ederiz, şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLER:
Sanıkların nüfus, sabıka kayıtları, tanık beyanları, davaya konu tutulan tutanaklar, ihale evrakları (teknik şartnameler), taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ ve GEREKÇESİ:
İlk derece mahkemesince özetle; "Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklardan .....'ün TCDD 6. Bölge Müdürlüğü lokobakım atölye müdürü olarak görev yaptığı, diğer sanık .....'in aynı bölge müdürlüğünde yol bakım onarım müdürü olduğu, sanıklar ....., ....., ..... ve .....'ın ise kamu kurumları tarafından açılan ihalelere girmek üzere bir ortaklık kurdukları, sanık .....'ü diğer sanık .....'un ortaklarına tanıştırdığı, bu tanışıklıktan sonra sanık .....'in bir takım kurumlara ait ihale evrakları ile birlikte sıklıkla sanıklar ....., ....., ..... ve .....'un ortağı oldukları şirkete ait ofise gelip gitmeye başladığı, sanık .....'un diğer sanık .....'in kendilerine çok para kazandıracağını söyleyerek ortaklarından ihalelerde teminat olarak kullanacağını söyleyip çeşitli miktarlarda para aldığı, sanık .....'in de diğer sanıklara birlikte çalışmaları halinde TCDD'den kendilerine çok iş verip onları ihya edeceği yönünde vaadlerde bulunduğu, sanıklar ....., ..... ve .....'nun 2013 yılı Şubat ayından sonra yapılacak ihalelere girmek için dosya masrafı, teminat bedeli, firma kurulması için yapılacak masraflar ve siliskum ihalesine katılmak bu ihaledeki şartnamenin kendi firmalarına uygun bir şekilde yaptırılması gerekçeleriyle peyderpey toplamda 48 bin TL parayı sanık ..... aracılığıyla .....'e verdikleri, yine bu dönemde sanıklardan .....'un talimatı ile sanık .....'ün Pınar mahallesinde bulunan evine cam balkon yaptırıldığı, 1 Adet Televizyon alındığı ve bu paranın diğer sanıklar ....., ..... ve ..... tarafından karşılandığı, yine sanıklar ....., ..... ve ..... tarafından TCDD'den alınacak doğrudan teminler için 2013 yılı Mart ayı içerisinde sanık .....'e 25 bin TL para verildiği, sanık .....'in bu para karşılığında ihale ve ilanların internete düşmeden firma sahipleri olan bu sanıklara bildirilmesini sağladığı ve tarafların ihalelere katılmak için hazırlık yaparak birlikte çalıştıkları, yine sanıklar ....., ..... ve .....'nun ..... Temizlik ve ..... Temizlik İhaleleri için teminat bedeli altında sanıklar ..... ve .....'a 25 bin TL para verdikleri, ancak teminat yapılmadığı için ihaleyi alamadıkları,
Yukarda anlatıldığı şekilde TCDD 6. Bölge Müdürlüğü Lokobakım Atölye Müdürü olan Sanık .....'ün bulunduğu makamı kullanarak kamu görevlileri üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle haksız bir işin gördürülmesi amacıyla kendisine menfaat temin ettiği, eyleminin TCK'nın 255/1-2,43/1 maddeleri kapsamında kaldığı, sanık .....'in bu eylemine diğer sanık .....'un işin tüm aşamalarında olayları organize edip sanık ..... ile diğer sanıklar ....., ..... ve .....'i tanıştırarak ve taraflar arasındaki para alışverişine aracılık ederek bunun yanında sanık .....'in evinin cam balkon işinin yaptırılmasını sağlayarak suça asli maddi fail olarak iştirak ettiği, sanık .....'un eyleminin TCK'nın 37 ve 255/4 maddesi delaletiyle 255/1-1 ve 43/1 maddesi kapsamında kaldığı, sanıklar ....., ..... ve .....'ın kendi işlerinin görülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle .....'e menfaat sağlamak suretiyle üzerlerine atılı suçları işledikleri ve eylemlerinin TCK'nın 255/1-3 ve 43/1 maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmış olup her ne kadar TCDD Yol Bakım Onarım Müdürü olan sanık ..... hakkında da kamu görevlileri üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle haksız bir işin gördürülmesi amacıyla evine cam balkon yaptırılmasını sağlayarak menfaat temin ettiği iddiasıyla TCK'nın 255/2-1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de dosyada taraflar arasında yapılan ihale pazarlıklarının bu sanığın da katıldığı yönünde en küçük bir delilin bulunmadığı bunun yanında bizzat cam balkon işini yapan tanıkların beyanlarına göre yaptıkları işin parasını sanık N.'ın kendisinden aldıkları ve sanık N.'ın evinin yapılan cam balkonunun parasının kendileri tarafından ödeneceği yönünde diğer sanıklar tarafında herhangi bir telkin veya vaatte bulunulmadığının anlaşılması karşısında ceza hukukunun evrensel ilkesi olan şüpheden sanık faydalanır ilkesi gözetilerek sanık .....'in atılı suçtan beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir...."
İSTİNAF NEDENLERİ:
Sanık ..... müdafi gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; Kararın eksik ve değerlendirme hatası içerdiğini, teselsül uygulamasının ve cezanın teşdiden uygulanmış olmasının hatalı olduğunu, sanık aleyhine somut delil bulunmadığını, atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını, müştekilerin suç yıkma ve uydurma saikiyle hareket ettiklerini ancak üçünün de ifadelerinin çelişkili olduğunu, mahkumiyete yeterli kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmadığını belirterek, kararın bozulmasını, aksi halde lehe hükümlerin uygulanmasını, duruşma talebinin kabulünü talep etmiştir.
Sanık ..... müdafi gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; Sanığın memur olması ve yaşı itibariyle diğer sanıkların onun bilgi ve tecrübesine güvenerek ondan TCDD ihaleleri konusunda bilgi edinmek istediklerini, ancak diğer sanıkların bahsettiği şekilde sanık .....'in ne bir ihale konusunda ne de doğrudan temin işleriyle ilgili herhangi bir vaatte bulunmadığını, hiçbir ad altında menfaat temin etmediğini, kriminal raporuna göre, iddia edilen ihale evrakları üzerindeki yazıların sanığa ya da başka birine aidiyetine ilişkin kanaate ulaşılamadığını, ayrıca sanık hakkında ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet almak, görevi kötüye kullanmak gibi suçlardan dolayı yapılan şikayet sonucunda delil yetersizliğine dayalı olarak takipsizlik kararı verildiğini, sanık aleyhine somutlaştırılmış güçlü bir delil bulunmadığını, şüpheden sanık yararların ilkesinin mahkemece gözardı edildiğini, atılı suçun ispatlanamadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve sanığın beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
İddia makamı dairemizde yapılan duruşmada esas hakkında; "Her ne kadar sanıklar hakkında nüfus ticareti suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin sanıklar hakkındaki kararlarının kaldırılarak sanıklarına ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama aşamalarına, toplanan delillere, oluşa ve tüm dosya kapsamına göre;
Her ne kadar sanıklar hakkında nüfuz ticareti suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ve ilk derece mahkemesince belirtilen suçtan sanıkların mahkumiyetleri cihetine gidilmiş ise de,
Sanıkların üzerine atılı TCK.nun 255/1 maddesinde düzenlenen nüfuz ticareti suçunun yasal unsurlarının oluşması için failin işi yapma yetkisi bulunan belirli bir veya daha fazla kamu görevlisi üzerinde nüfuzunu kullanacağından bahisle suçu işlemesi, nüfuz kullanmayı üstlenen failin işi yapacak olan kamu görevlisi üzerinde gerçekten nüfuz sahibi olması gerektiği, öte yandan herhangi bir kamu görevlisi ismi veya somut bir memuriyet görevi belirtilmeksizin genel ve soyut ifadeler kullanılması halinde atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı,
2012 yılı Aralık ayı içerisinde sanık .....'un kendisine çok yardım ettiği ve çok para kazandırdığı gerekçesi ile istinaf incelemesi dışında olan sanıklar ....., ..... ve ..... ile sanık .....'ü tanıştırdığı, sanık .....'ün diğer sanıklara birlikte çalışmaları halinde TCDD'den kendilerine çok işler vereceğini ve onları ihya edeceğini vaadettiği, bu vaat ve görüşmelerden sonra tarafların birlikte hareket etmeye başladıklarının iddia edildiği somut olayda, nüfuz kullanmayı üstlenen fail olduğu iddia edilen sanık .....'ün herhangi bir kamu görevlisi ismi veya somut bir memuriyet görevi belirttiğine dair bir iddianın bulunmaması karşısında atılı eylemlerin sübutu halinde TCK.nun 255/1 maddesinde düzenlenen nüfuz ticareti suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı,
Görevi kötüye kullanma suçu yönünden yapılan değerlendirmede ise; sanık .....'ün somut bir iş veya ihale belirtmeksizin genel olarak verdiği bilgiler karşısında diğer sanıklardan menfaat temin ettiğine dair şüphe sebeplerinin mevcut olduğu görülmüş ise de, sanıkların aşamalardaki savunmaları ve karar yerinde gösterilen delillerin söz konusu şüpheyi kesin kanıya dönüştürecek nitelikte, yeterlilikte ve kesinlikte bulunmadığı, mahkumiyet için mahkemede her türlü şüpheden arınmış kesin bir kanaat oluşması gerektiği, ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4,İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.142/2), en küçük şüphenin dahi evrensel nitelikli "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca mahkumiyete engel teşkil edeceği sonuç ve kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin mahkumiyete ilişkin kararının kaldırılarak, sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir:
HÜKÜM:
A - Adana 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarih 2016/313 Esas 2016/892 Karar sayılı sanıklar ..... ve .....'un mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerinin 5271 sayılı CMK'nun 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
B - 1 - Sanıkların ..... ve .....'un üzerlerine atılı nüfuz ticareti suçunu işledikleri sabit görülmediğinden CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine,
2- Sanıklar mahkememizdeki duruşmada kendilerini vekaletnameli ayrı ayrı müdafiler ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 990'ar TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesine,
3- Yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair sanık ..... müdafi Av. .....'in yüzüne karşı, sanıklar ..... ve ..... ile ..... B. müdafinin yokluğunda C.Savcısı ..... ( ……)'nın huzurunda ve mütalaasına uygun oy birliğiyle CMK'nın 286/2-b maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15.03.2017 (¤¤)