(5271 S. K. m. 280) (5941 S. K. m. 3, 5) (2004 S. K. m. 347, 349, 350, 351, 352, 353) (6102 S. K. m. 711, 757, 763, 764, 818) (ANY. MAH. 26.7.2017 T. 2016/191 E. 2017/131 K.)
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İLK DERECE YARGILAMASI:
Müşteki vekilinin sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Gaziantep 1. İcra Ceza Mahkemesinin 04/12/2017 tarih ve 2016/1116 Esas 2017/1509 karar sayılı dosyasında;
Yapılan yargılama neticesinde; "Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 09.08.2016 gün ve 29796 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6728 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile değişik 5941 sayılı Kanun’un "Ceza sorumluluğu, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" başlıklı 5/1.nci madde fıkrasında; "Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, bin beş yüz güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adli para cezası; çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamaz. Mahkeme ayrıca, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına; bu yasağın bulunması hâlinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının devamına hükmeder. Yargılama sırasında da resen mahkeme tarafından koruma tedbiri olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilir. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi, bu tüzel kişi adına çek keşide edenler ve karşılıksız çekin bir sermaye şirketi adına düzenlenmesi durumunda ayrıca yönetim organı ile ticaret siciline tescil edilen şirket yetkilileri hakkında uygulanır. Koruma tedbiri olarak verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına karşı yapılan itirazlar bakımından 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu’nun 353.üncü maddesinin birinci fıkrası hükmü uygulanır. Bu suçtan dolayı açılan davalar İcra Mahkemesi’nde görülür ve İcra ve İflas Kanunu’nun 347., 349., 350., 351., 352. ve 353.üncü maddelerinde düzenlenen yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Bu davalar çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da hesap sahibinin yahut şikâyetçinin yerleşim yeri mahkemesinde görülür.” hükmü düzenlenmiş idi.
Ancak Anayasa Mahkemesinin 10/10/2017 tarihli resmi gazetede yayınlanan 26/7/2017 Tarihli ve E: 2016/191, K: 2017/131 Sayılı Kararı ile bu düzenlemenin "çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından" kısmı iptal edilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenleme ile iptal hükmü birlikte değerlendirildiğinde; suçun maddi unsurları arasında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermenin de yer aldığı, şikayete konu çekin ibrazı ile banka tarafından çek arkasına düşülen şerhin "Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/08/2016 tarih 2016/552 esas sayılı kararı ile çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmiş olup, herhangi bir işlem yapılamamıştır" şeklinde olduğu, bu itibarla atılı suçun anılan unsurunun bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine karar vermek gerekmiş, bu kanaatler ile hüküm aşağıdaki şekilde tesis edilmiştir" gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
İSTİNAF YARGILAMASI:
İlk Derece Mahkemesi kararına müşteki vekili tarafından kanuni süresi içinde istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosya üzerinde yapılan ön inceleme ve inceleme sonucunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilebilmesini teminen CMK'nun 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
DELİLLER:
Sanık savunmaları, arama tutanağı, ele geçen sigaraların ele geçiş şekli ve miktarı, KEMT varakası, ekspertiz raporu, katılan vekilinin beyanları, sanığa ilişkin nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
İddia makamı; "Kamu davasının yapılan yargılaması sonucu 5941 sayılı çek Yasasının 5/1 maddesi gereğince sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İlk derece mahkemesi ve istinaf yargılaması kapsamı, toplanan deliller, sanığın tüm aşamalardaki savunmaları, mevcut delil durumu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir.
İstinaf incelemesine konu olayda; müşteki vekili tarafından borçlu sanık hakkında karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan süresinde şikayette bulunulduğu, yerel mahkemece suça konu çekin ibrazı ile muhatap banka tarafından çek arkasına Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/08/2016 tarih ve 2016/552 esas sayılı kararıyla çek hakkında ödeme yasağı şerhi verilmiş olduğu gerekçesine dayalı olarak beraat kararı verilmiştir.
Dairemizin 29/05/2018 tarihli, 2018/1628 esas ve 2018/1390 sayılı kararıyla; "İstinaf incelemesine konu somut olayda; müşteki tarafından 19/08/2016 keşide tarihli, 68.500TL bedelli çekin 19/08/2016 tarihinde ibrazında ilgili banka tarafından Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/08/2016 tarih, 2016/552 esas numaralı ödemeden men kararı nedeniyle her hangi bir işlem yapılamadığının bildirildiği, söz konusu çekin karşılıksız kaldığı iddiasıyla 18/11/2016 tarihinde şikayette bulunulduğu,
İlgili bankaya yazılan müzekkere cevabına göre çekin bağlı olduğu hesap bakiyesinin 0 TL (sıfır) olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
İlgili mevzuat hükümleri uyarınca; çek düzenleyen kişinin (keşideci) çekle ilgili çalıntı ve sair iddialarını ibraz tarihinden önce açacağı menfi tespit davasında öne sürerek, iddiasına konu çekle ilgili olarak borcunun bulunmadığının tespitini istemesi, hatta ilgili C. Başsavcılığına suç duyurusunda bulunması, söz konusu çekle ilgili takip ve dava işlemlerinde de bu hususun bekletici mesele yapılması gerekmektedir. Esasen, TTK hükümleri uyarınca çek unsurlarını taşıyan ve usulüne göre düzenlenmiş bir çekin güvenilir ödeme aracı olarak kabulü zorunluluktur. 6102 sayılı TTK'nun 818. maddesi delaletiyle, poliçe iptaline dair TTK 757 ile 763. maddelerle 764. maddenin birinci fıkrası hükümleri çek iptali hakkında da uygulanacak olup, 5888 sayılı Yasanın 32. maddesi değişikliği ile TTK 711/son maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Dosya kapsamı ve delil durumuna göre yapılacak hukuki değerlendirmeye esas olmak üzere;
- Dosyadaki çek fotokopisinden çeki ibraz eden kişi anlaşılamadığından, çekteki tüm ciro ve cirantaların gösterecek şekilde çek aslı veya onaylı örneğinin dosyaya eklenmesi,
- İlgili bankadan çeki bankaya ibraz eden gerçek veya tüzel kişinin sorulması,
- Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ilgili kararının dosyaya konulması, ayrıca açılmış menfi tespit davası varsa ilgili bilgi ve belgelerin dosyada hazır edilmesi gerektiğinden, belirtilen bu eksikliğin giderilmesi için; dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine" gerekçesiyle dosya mahalline tevdi edilmiştir. Eksiklik ikmalinden sonra duruşma açılarak yapılan değerlendirmede; Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/552 esas sayılı dosyasında görülen davanın takip edilmemesi nedeniyle 28/03/2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 27/01/2020 tarih, 2019/35817 esas ve 2020/415 karar sayılı Daireler arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesine ilişkin ilamında; muhatap banka tarafından çek hesabında yeterli karşılık varsa çek bedelinin hamile ödenmesi, çek hesabında yeterli karşılık yok ise yetkili hamilin talebi üzerine 5941 sayılı Yasanın 3/4 maddesinde yazılı hususlar çekin arkasına yazılmak suretiyle "karşılıksızdır" işlemi yapılmasının zorunlu olduğu ve çekin süresinde yetkili hamil tarafından muhatap bankaya ibrazında şayet yeterli karşılığı bulunmamasına rağmen banka tarafından 5941 sayılı Yasanın 3/4 maddesi gereğince karşılıksızdır işlemi yapılmamışsa çek hesabında yeterli karşılığı bulundurmakla yükümlü gerçek kişinin karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan dolayı cezalandırılmasının mümkün olmadığı belirtildiğinden yerel mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilerek yetkili Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:
Mahkemenin sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararında: Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 27/01/2020 tarih, 2019/35817-2020/415 esas-karar sayılı ilamı doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde mahkemenin sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin ileri sürdüğü istinaf başvurusu nedenleri yerinde görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, sanığın ve müştekinin yokluğunda, müşteki vekilinin yüzüne karşı, C. Savcısı …. (…..)'nın huzurunda ve mütalaasına aykırı olarak oybirliğiyle 12/03/2020 tarihinde kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. (¤¤)