Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İLK DERECE YARGILAMASI:
Suruç Cumhuriyet Başsavcılığının 27/04/2017 tarih ve 2017/193 esas sayılı iddianamesi ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Suruç Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/07/2018 tarih ve 2017/191 esas 2018/583 karar sayılı dosyasında;
Sanık İ. Y. savunmasında: "Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum. Doğrudur aynen tekrar ederim. Ben şoför arkadaşların vardır. Birbirimize borç para veriyorduk. Bize para yerine sigara getiriyordu. Biz kaçak olduğunu bilmiyorduk. O sigaraları da ben eve bırakmıştım. Borç para verdiğim yerine sigara getirdiği kişileri hatırlamıyorum. Ben onların kaçak olduğunu bilmiyordum. Gümrükten getirdiklerini biliyordum. Biz onları satmayı düşünüyorduk. Kurum zararını ödeme gücüm yoktur. H. Y.'ın bizim kaçak sigara aldığımızdan haberi yoktur. O A. K.'a misafirliğe gitmişti. Öncelikle beraatime, mahkemece ceza verme yoluna gidecekse lehime olacak tüm yasal ve takdiri indirim hükümleri ile birlikte CMK 231/5 maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geriye bırakılmasını kabul ve talep ederim." demiştir.
Sanık H. Y. savunmasında: "Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum. Doğrudur aynen tekrar ederim. Ben A. K.'ın evine gittiğimde A. evde yoktu. Ben çocuklarla ilgilendim. 5 dakika geçtikten sonra A. geldi ben tam çıkacakken askerler geldi benim olayla hiçbir alakam yoktur. Misafir olarak gitmiştim. Kaçak sigaradan haberim yoktur. Kurum zararını ödeme gücüm yoktur. A. K.'ın evine sigara götürdüğümden haberi yoktur. Öncelikle beraatime, mahkemece ceza verme yoluna gidecekse lehime olacak tüm yasal ve takdiri indirim hükümleri ile birlikte CMK 231/5 maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geriye bırakılmasını kabul ve talep ederim" demiştir.
Sanık M. O. savunmasında: "Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum. Doğrudur aynen tekrar ederim. Benim düğünüm vardı. Ben bu içki şişelerini ıraktan getirdim. Bunlar kaçaktır. Satmak amacıyla getirmedim bunları düğünde içmek içindir. Kurum zararını ödeme gücüm yoktur. Sigaralardan benim haberim yoktur. Öncelikle beraatime, mahkemece ceza verme yoluna gidecekse lehime olacak tüm yasal ve takdiri indirim hükümleri ile birlikte CMK 231/5 maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geriye bırakılmasını kabul ve talep ederim." demiştir.
Sanık A. K. savunmasında: "Ben bu konuda daha önce savunmada bulunmuştum. Doğrudur aynen tekrar ederim. Evim inşaat halindeydi. Benim sigaralarla hiçbir alakam yoktur. İ. Y. getirmiş eve koymuş, ben kaçak sigara alındığını bilmiyorum. Kaçak sigara alındığını da bilmiyorum. Sigaraları çocuklar evdeyken benim haberim yokken İ. Y. getirmiştir. Kurum zararını ödeme gücüm yoktur. Öncelikle beraatime, mahkemece ceza verme yoluna gidecekse lehime olacak tüm yasal ve takdiri indirim hükümleri ile birlikte CMK 231/5 maddesi uyarınca Hükmün Açıklanmasının Geriye bırakılmasını kabul ve talep ederim." demiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde;
"Sanık A. K. hakkında yapılan değerlendirme;
Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, tanıklar beyanları değerlendirildiğinde; 09.11.2016 tarihinde H. K. ikametinde kaçak sigara olduğunun ihbarının alınması üzerine 09.11.2016 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında olan arama ve el koyma kararına istinaden H. K. ikametinde yapılan aramada 4505 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanığın 5607 Sayılı kanuna muhalefet ettiği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmakla; sanığın savunmalarında kaçak sigaralardan haberinin olmadığı, İ. Y.'ın kendisi evde yokken sigaraları getirdiğini ifade etmiş olması, Sanık savunması ile diğer sanıkların beyanları değerlendirildiğinde birbirine uyumlu olduğu görülmüş, bulunan sigaraların sanığa ait olduğu hususunda mahkememiz nezdinde şüphe oluşmuştur. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği, diğer sanıkların beyanı da nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda mahkememizde şüphe uyandırdığından, sanığın bu suçu işlediği yönünde şüpheden uzak kesin delil olmadığı vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmuştur. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusundan mahkememizde şüphe oluştuğundan, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 223/2-e maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
Sanık İ. Y. hakkında yapılan değerlendirme;
Sanık tarafından gümrüklenmiş değerin iki katı ve kurum zararı duruşma sırasında ihtar edilmiş, sanık bu değerleri ödemediği anlaşılmıştır.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27/10/2015 Tarih ve 2014/25123 Esas-2015/20863 Karar Sayılı İlamında;
"Sanığın üzerinde muhtelif marka 31 karton sigara yakalandığı, sigaranın kaçak olduğu, sanığın ticari maksatla kaçak sigara bulundurduğu ve şahsi kullanım dışında kaldığı, sabit olduğu görülmekle, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatına karar verilmesi, yasaya aykırı görülmüştür." denilmiştir.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/03/2016 Tarih ve 2016/1917 Esas-2016/3140 Karar Sayılı İlamında;
"-Dava konusu sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 Sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 Sayılı Kanun'un 3/18-son madde fıkrasında belirtilen "... Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması halinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur." amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 5607 Sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasa'nın 3/5, 3/10 ve 3/22 madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı görülmüştür" denilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, sanık savunması, bilirkişi raporu, arama el koyma tutanakları, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 09.11.2016 tarihinde H. K. ikametinde kaçak sigara olduğunun ihbarının alınması üzerine 09.11.2016 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında olan arama ve el koyma kararına istinaden H. K. ikametinde yapılan aramada 4505 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanığın 5607 Sayılı kanuna muhalefet ettiği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmakla; sanığın sigaraların kendisine ait olduğuna ilişkin ikrarı, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporundan söz konu sigaraların kaçak olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildiği, ele geçirilen kaçak sigaraların farklı markalarda olması ve miktarı hususları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları da göz önünde bulundurulduğunda ele geçen sigaraların miktar itibariyle ticari mahiyette olduğu ve böylelikle sanığın 5607 Sayılı Kanunun 3/5 maddesinde tanımlanan kaçak sigaraları bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın almak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaati Mahkememizde hasıl olmakla, sanığın eylemine uyan 5607 Sayılı Kanunun 3/18-son maddesi delaletiyle 3/5, 3/10 maddeleri gereğince cezalandırılması cihetine gidilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Sanık M. O. hakkında yapılan değerlendirme;
Sanık tarafından gümrüklenmiş değerin iki katı ve kurum zararı duruşma sırasında ihtar edilmiş, sanık bu değerleri ödemediği anlaşılmıştır.
T.C. Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/03/2016 Tarih ve 2016/1917 Esas-2016/3140 Karar Sayılı İlamında;
"-Dava konusu sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 Sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 Sayılı Kanun'un 3/18-son madde fıkrasında belirtilen "... Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması halinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur." amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 5607 Sayılı Kanun'un 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasa'nın 3/5, 3/10 ve 3/22 madde ve fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, yasaya aykırı görülmüştür" denilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar, sanık savunması, bilirkişi raporu, arama el koyma tutanakları, Yüksek Mahkeme içtihatları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; İ. O.'un ikametinde kaçak içki olduğunun ihbarının alınması üzerine 09.11.2016 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında olan arama ve el koyma kararına istinaden yapılan aramada İ. O.'nun ikametinde toplam 61 şişe gümrük kaçağı içki ele geçirildiği, söz konu içkilerin kaçak olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildiği, ele geçirilen kaçak içkilerin farklı markalarda olması ve adedi hususları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları da göz önünde bulundurulduğunda ele geçen içkilerin miktar itibariyle ticari mahiyette olduğu, sanığın savunmasının suçtan kurtulamaya yönelik olduğu ve böylelikle sanığın 5607 Sayılı Kanunun 3/5 maddesinde tanımlanan kaçak sigaraları bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın almak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği vicdani kanaati Mahkememizde hasıl olmakla, sanığın eylemine uyan 5607 Sayılı Kanunun 3/18-son maddesi delaletiyle 3/5, 3/10 maddeleri gereğince cezalandırılması cihetine gidilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Sanık H. Y. hakkında yapılan değerlendirme;
Tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, tanıklar beyanları değerlendirildiğinde; 09.11.2016 tarihinde H. K. ikametinde kaçak sigara olduğunun ihbarının alınması üzerine 09.11.2016 tarihli gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında olan arama ve el koyma kararına istinaden H. K. ikametinde yapılan aramada 4505 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği ve sanığın 5607 Sayılı kanuna muhalefet ettiği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmakla; sanığın savunmalarında kaçak sigaralardan haberinin olmadığı A. K.'ın evine misafir olarak gittiğini ifade etmiş olması, Sanık savunması ile diğer sanıkların beyanları değerlendirildiğinde birbirine uyumlu olduğu görülmüş, bulunan sigaraların sanığa ait olduğu hususunda mahkememiz nezdinde şüphe oluşmuştur. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediği, diğer sanıkların beyanı da nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda mahkememizde şüphe uyandırdığından, sanığın bu suçu işlediği yönünde şüpheden uzak kesin delil olmadığı vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmuştur. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusundan mahkememizde şüphe oluştuğundan, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, somut, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 223/2-e maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçlardan beraatine karar verilmesi" gerekçesiyle ve sanıklar H. Y. ve A. K. hakkında CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine, sanıklar İ. Y. ve M. O. hakkında mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
İSTİNAF YARGILAMASI:
İlk Derece Mahkemesi kararına sanık M. O., sanık İ. Y. ve katılan vekili tarafından kanuni süresi içinde istinaf yoluna başvurulması üzerine, dosya üzerinde yapılan ön inceleme ve inceleme sonucunda sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilebilmesini teminen CMK'nun 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
SANIK M. O. SAVUNMASINDA; "Önceki beyanlarımı aynen tekrar ederim, ben düğünüme gelen misafirlere ikram etmek için kaçak olduğunu bilmeden elimde bulunan içkileri satın aldım suç olduğunu bilmiyordum" demiştir.
SANIK H. Y. SAVUNMASINDA; "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ancak kabul etmiyorum. Benim olayla herhangi bir bağlantım yoktur. Sadece misafirliğe gittim. Evdeki kaçak sigaralardan benim haberim yoktur. Ben okul okuyorum zaten benim bir alakam yoktur." demiştir.
DELİLLER:
Sanıkların savunmaları, arama ve el koyma tutanağı, ele geçen sigaraların ele geçiş şekli ve miktarı, KEMT varakası, ekspertiz raporu, katılan vekilinin beyanları, sanıklara ilişkin nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
İddia makamı; "Kamu davasının yapılan yargılaması sonucu toplanan deliller neticesinde ilk derece mahkemesi sanıklar hakkında vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İlk derece mahkemesi ve istinaf yargılaması kapsamı, toplanan deliller, sanığın tüm aşamalardaki savunmaları, mevcut delil durumu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir.
Yerel mahkemenin sanıklar İ. Y. ve M. O. hakkında verdiği mahkumiyet hükmünde atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, esasa ve usule dair yargılamada herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların yasa yolu denetimini sağlayacak şekilde özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezanın doğru uygulandığı, istinaf başvurusunda sanıkların ileri sürdüğü nedenlerin yerinde olmadığı anlaşılmakla CMK 280/1-a maddesi uyarınca sanıklar İ. Y. ve M. O.'un istinaf başvurularının da esastan reddine karar verilmiştir.
09/11/2016 tarihinde sanık H. K.'ın ikametinde yapılan usulüne uygun arama sırasında 4505 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği olayda; sanık A. K. ve H. Y.'ın tüm dosya kapsamına göre atılı suçu işlediklerine dair şüpheden uzak, hukuka uygun somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delil olmadığı anlaşıldığından sanıklar A. K. ve H. Y. hakkında ilk derece mahkemesi tarafından beraat kararı verilmiş ise de; katılan gümrük vekilinin beraat kararlarına karşı yaptığı istinaf başvurusu üzerine bu iki sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi için duruşma açılmasına karar verilmiş, sanık H. Y.'ın alınan savunmasında suçlamayı kabul etmediği, ele geçirilen sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, sanık A.'in evine ziyaret amacıyla misafir olarak gittiğini, o sırada A.'in evde olmadığını, A.'in çocuklarının kendisini içeri aldığını ifade ettiği, sanığın bu yöndeki savunmasının aksinin dinlenen tutanak tanığı beyanıyla da ispatlanamadığı, bu nedenle sanıklar A. ve H.'in suça konu sigaralarla bir ilgilerinin tespit edilemediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin sanıklar H. Y. ve A. K. yönünden verdiği beraat kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların yasa yolu denetimini sağlayacak şekilde özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin ileri sürdüğü istinaf itirazları bu sebeple yerinde görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi uyarınca bu sanıklar yönünden yapılan istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.
Açıklanan gerekçelerle; Türk Milleti adına karar vermeye yetkili Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
SONUÇ:
1-) Mahkemenin sanıklar A. K. ve H. Y. hakkında verdiği beraat kararlarında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların yasa yolu denetimini sağlayacak şekilde özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin ileri sürdüğü istinaf itirazları bu sebeple yerinde görülmediğinden CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-) Suçun sanıklar M. O. ve İ. Y. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, esasa ve usule dair yargılamada herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların yasa yolu denetimini sağlayacak şekilde özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, cezanın doğru uygulandığı, istinaf başvurusunda sanıkların ve sanık İ. Y. müdafiinin ileri sürdüğü nedenlerin yerinde olmadığı anlaşılmakla CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
Dair, sanıkların yokluğunda, sanık İ. Y. müdafii ve katılan vekilinin yüzüne karşı, C. Savcısı M. BADILLI (151382)'nın huzurunda ve mütalaasına uygun kesin olmak üzere 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)