T.C
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ........
KARAR NO : .........
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: ..........
NUMARASI: .........
İHTİYATİ HACİZ TALEP
EDEN : ...........
VEKİLİ: Av. ...
ALEYHİNE İHTİYATİ HACİZ
İSTENEN :.............
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
YAZIM TARİHİ: 21/03/2024
Taraflar arasında görülen davada . . .......... Karar sayılı dosyasında verilen ........... tarihli kararın istinaf incelemesi ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istenmiş olmakla, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
İhtiyati haciz talep eden vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan ..... tarihli.........Fiyat Teklif Listesi başlıklı sözleşme metnine göre davalı firmanın......... banka çeki tahsili ile ödediğini, müvekkili firmanın malzemeye olan ihtiyacından dolayı sözleşmeye konu olan teslimatı talep ettiğinde davalı firmanın fiyatların yükseldiğini ileri sürerek bu fiyattan satış yapmayacağını yeni bir fiyat listesi göndererek sözleşmeyi açıkça inkar ettiğini, güncel fiyatlarla ancak ek ödeme yapılırsa teslimat yapılacağını söyleyerek teslimatı yapmadığını, davalı firmanın sözleşeme konu birim fiyat teklif listesi üzerinden toplamda ..........TL'lik malzeme teslimi yapması gerekirken herhangi bir teslimi gerçekleştirmediğini, davalının hiçbir şekilde teslimatta bulunmayarak sözleşmeden caydığını ve kanun gereği ödevini yerine getirmediğini açıkça gösterdiğini ileri sürerek alacakları için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede taşınır, taşınmaz malları ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları, maaşları üzerine ihtiyati haciz tesis edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, "...Geçici hukuki himaye yollarından biri olan "ihtiyati haciz " müessesi ile korunmak istenen amaç, alacaklının alacağını en kolay en az masrafla tahsil edebilmesi ve alacağın ilerde tahsilinin imkânsız olması ihtimalini bertaraf etmektir. İcra İflas Kanunun 257. Maddesi İhtiyati Haczin şartlarını alacağın muaccel veya mueccel olmasına göre ikiye ayırarak belirlemektedir. Buna göre kanun vadesi gelmemiş (müeccel) alacaklar yönünden; borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartlarını aramaktayken buna mukabil vadesi gelmiş (muaccel) alacaklar yönünden ise alacağın rehinle temin edilmemiş olması, vadesinin gelmiş olması ve alacağın para borcuna ilişkin olmasına dair genel şartı aramaktadır. Her ne kadar ihtiyati haciz talebinde bulunan sözleşme ve banka ödeme dekontlarına dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuşsa da, tek başına sunulan belgelerin alacağın mevcudiyetini yaklaşıkta olsa ispat eder mahiyette olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirir ve ihtilaflı olması ve bu haliyle alacağın likit ve muayyen bir para borcuna dayalı olmadığı, nazara alınarak; 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 257. Maddesi koşullarını taşımadığı ve İİK 258. Maddesi gereğince mahkememizce sunulan belgelerden alacağın varlığı ve ihtiyati haciz sebepleri açısından yaklaşık ispat kurallarına göre yeterli kanaat edinilemediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ret kararında gerekçelerinden biri olarak İİK'nın 257. maddesindeki şartları sağlamadığı yönünde olduğunu, ancak 6098 sayılı TBK'nın 90. maddesinde; "İfa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç, doğumu anında muaccel olur." denildiğini, bunun akabinde 6098 sayılı TBK'nın 97. maddesinde; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlendiğini, somut olayda müvekkili şirketin borcunu ifa ettiği ve sonrasında ifa isteminde bulunduğunu, müvekkilinin yapmış bulunduğu ifa ihtarıyla borçlunun temerrüte düştüğünü, mahkemece verilen kararın gerekçesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, diğer bir gerekçenin ise yaklaşık ispat kurallarına göre yeterli kanaat edinilemediğinin temellendirildiğini, ancak somut olayda miktar, tutar ve ödeme zamanlarını içeren imzalı bir sözleşmenin bulunduğunu, bunun yanında sözleşmede belirtilen tarihlerde ödenen tutarların açıklamalı dekontlarla birlikte dosyaya sunulduğunu, sözleşme içeriği ve süreç bakımından belgelere ek olarak içeriğin ispatı bakımından mesajlaşmaların da sunulduğunu, ihtiyati haciz istemlerine sunmuş oldukları delilerin sırasıyla incelenmesi sonucunda taleplerinin yaklaşık ispatı sağlayacağı kanaatinde olduklarını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nın 353. maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.
Anılan Kanunun 257.maddesine göre "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde yasal düzenleme yer almaktadır.
İhtiyati haciz kararına karşı itiraz ise İİK’nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin, “dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı” itiraz edebilir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlanmaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası kapsamında ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. ......
İhtiyati haciz isteminin kabulü için; alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerektiği dikkate alındığında bu aşamada ihtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesine eklemiş olduğu belgelerin bu koşulu sağlamadığı anlaşılmıştır.
Bu nedenle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgelerin yaklaşık ispat çerçevesinde yeterli olmamasına, davacının alacaklı olup olmadığının yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek olmasına, İİK'nın 257. maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmemiş bulunmasına göre, ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesine göre esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-İhtiyati haciz talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin ihtiyati haciz talep edenden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
4-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
HMK'nın 353 ve 362/1-f bendi uyarınca kesin olmak üzere ...... tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
...
Üye
...
e-imzalıdır
...
Katip
...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."