T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ......
KARAR NO: ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: .......
ÜYE: .......
ÜYE: .......
KATİP: ......
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2022
NUMARASI: ................
DAVACI: .......
VEKİLLERİ: Av. ......
DAVALILAR: 1-......
VEKİLİ: Av.........
DAVANIN KONUSU: Ayıplı Mal Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 08/03/2024
YAZIM TARİHİ: 08/03/2024
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin yer altında bulunan demir malzemeden yapılmış olan eski yangın hidrant hattının komple sökülerek yerine ......... borularla yenilenmesi işi için davalı ...A.Ş.'nin satıcısı diğer davalı ... ile anlaştığını ve ...... tip boruları sipariş vererek satın aldığını, bu boruların ....... TL işçilik ve ....... TL harfiyat işlemleri için müvekkilince masraf yapıldığını, davalı satıcı ve üretici firmanın dava konusu boruların dayanıklılığı ve ömrü konusunda minimum 50 yıl garanti verdiklerini, 2016 yılının Eylül ayında montajı tamamlanan boruların muhtelif bölgelerinde su kaçağının tespit edilmesi üzerine konuyu derhal davalılar ... firması ile üretici ...'e bildirdiklerini, bunun üzerine ... yetkililerince kendi laboratuvarlarında dava konusu boruların performans ve dayanıklılık testi yapıldığı ve gönderilen raporda dava konusu borularda herhangi bir problem olmadığının belirtildiğini, davalı şirketlerin yetkilileriyle yapılan telefon görüşmesinde ise yaşanan problemin anlık bir problem olduğunun beyan edildiğini, müvekkil şirketin ayıplı mal satımı neticesinde mağduriyetler yaşamaya devam ettiğini ve bu mağduriyetleri kendi imkanlarıyla ve anlık olarak çözmeye çalıştığını, minimum 50 yıl dayanacağı vaadi ile satılan ve kendi içindeki gizli ayıbı sonradan ortaya çıkan borulardan kaynaklı sorunları gidermek için şimdiye kadar ...... TL masraf yapıldığını, borularda yaşanan ve ilerde yaşanması mümkün sıkıntıların artarak devam etmesi halinde ileride telafisi mümkün olmayan zararlara yol açabileceğini belirterek, satımı yapılan boruların standarta uygun yenileriyle tüm işçilik ve montaj maliyeti davalılara ait olmak üzere değiştirilmesine, müvekkil şirketin yaşamış olduğu sorunlar nedeniyle yapmış olduğu ......... TL iyileştirme, işçilik ve harfiyat maliyetinin davalılarca birlikte yasal faizi ile birlikte karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, bilahare talebini ....... TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, ayıp iddialarını kabul etmediklerini, bu kadar yıl sonra, satıma konu boruların montaj sahasına nasıl taşındığı, nasıl stoklandığı, montajının ve döşeme koşullarının nasıl yapıldığı, projenin amaca ve borulara uygun olup olmadığı, boru çap ve basınç seçimi yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa nasıl yapıldığı, koç darbesi önlemleri alınıp alınmadığı, teknik şartname ve üretici firma teknik kataloglarına uyulup uyulmadığı, kotların tespiti ve uyumunun olup olmadığı, uygun dolgu malzemesi ve yataklamanın yapılıp yapılmadığı, yüklenici ve nihai kullanıcının sorumluluğunda olan uzun boru hatlarında devreye alma, işletme sırasında teknik şartnamelere ve işletme kurallarına uyma, su verme ve hat tahliyeleri gibi duruş kalkışlarda prosedürlere uyulup uyulmadığının dava dilekçesi ve eklerinden belli olmadığını, satımı yapılan ürünlerin sertifikaları, TSE, ISO ve sair standartlarının mevcut olup, aynı ürünlerin diğer müşterilerde sorun yaşatmadığını, bu durumda sorunun projeden, montajdan veya kullanımdan kaynaklı olduğunu düşündüklerini, müvekkilince satımı yapılan ürünlerin uluslararası standartlara uygun olarak üretildiğini ve satım öncesi de mutlaka kalite kontrollerinin yapıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, boruların davacı şirketin belirttiği marka ve modele göre getirtildiğini, davacı şirketin özellikle bu boruları sipariş verdiğini ve istettiğini, müvekkil şirketin şikayet gelmesi üzerine anında duruma müdahil olduğunu, diğer davalı ve üretici olan asıl sorumlu ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye gerekli bildirimleri yaptığını, müvekkil şirketin bu açıdan herhangi bir sorumluluğu veya ihmalinin bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
YEREL MAHKEMENİN İLK KARARI: Mahkemece,....... tarihli rapora göre davacı tarafından..... ayından itibaren arızaların çıktığına dair maili ...... tarihinde gönderdiği, bunun dışında içeriği belli olmayan mail yazışmalarının dahi en eski tarihlisinin ..... tarihli olduğu, bu mailin bile 2016 yılı Mayıs ayında ortaya çıkan ayıbın derhal davalılara bildirme külfetini yerine getirilmediği.......... Tarihli ilamı uyarınca 13 günlük sürenin geçmiş olmasının dahi derhal yerine getirme olarak değerlendirilmediği, somut olayda en az 3 aylık sürenin geçmiş olduğu, davacının bunun dışında süresi içerisinde ayıp ihbarı yapıldığına dair dosyaya herhangi bir delil de ibraz etmediği, bu haliyle davacı tarafın TBK m. 477/3 hükmünde düzenlenen ayıp ihbarı külfetini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: ......... tarihli kararıyla; somut olayda, 2013 yılında dava konusu boruların montajı gerçekleştirilmiş, ....... ayında boru hattında muhtelif su kaçakları tespit edildiği, davalı ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde ayıp ihbar önellerine uyulmadığı yönünde bir savunması bulunmadığı, durumun davacı tarafından davalılara bildirildiği, davalı ... tarafından düzenlenen ...tarihli kusur bulunmadığına dair analiz sonuçları davacıya gönderildiği, bu durumda davacının durumdan ...... tarihinden önce davalıları haberdar ettiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, sorunun devam etmesi üzerine davacınun bu kez akredite Merkim Laboratuvarına başvurarak yaptırdığı ...... tarihli analizle ..... bar basınçta borunun patladığının tespit edildiği, analiz raporunun ...........de davalılara gönderildiği, dolayısıyla da davacının henüz analiz raporunun düzenlenmesinden önce davalılara başvurduğunın anlaşıldığı, hal böyle olunca, yerel mahkemesince satıma konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıbın basit bir muayene ile anlaşılmasının mümkün olup olmadığı, yapılacak tahliller ve kullanım sonucu mu anlaşılabileceği, gizli ayıp niteliğinde bulunup bulunmadığı yönünde faturalar, laboratuvar analiz sonuçları ve dosyadaki tüm delillerin tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları konusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alınarak ve gizli ayıp bulunduğunun anlaşılması halinde ihbar önellerine uyulduğu kabul edilerek sonucuna göre işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği; ayrıca üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunmasının dahi zorunlu olmadığı, üreticinin BK’nun 41. madde hükmü uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumlu olup, ürün ile üretici (Üreticinin fiili ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlü olacağı, dolayısıyla üretici davalı ... firmasının da meydana gelen zararı tazminle yükümlü olacağı belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden tahkikat işlemleri yapılarak eksik delillerin toplanması amacıyla dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI: Yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece, davalılardan ... mühendislik inşaat san. Ve tic. Ltd. Şti tarafından davacıya satılan boruların ayıplı olduğu, borulardaki ayıbın gizli ayıp olduğu ve davacı tarafça ayıp ihbarının süresinde yapıldığı bu ayıp sebebi ile boruların bedelinin ve uğranılan zararın davacı tarafça her iki davalıdan bedelini talep hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılardan ... ... ve Tic. A.Ş vekili tarafından davacı tarafça ibraz edilen ıslah dilekçesinden sonra ibraz edilen beyan dilekçesinde 2. kez ıslah yapılamayacağından reddi talep edilmişse de davacı tarafça ..... tarihinde ibraz edilen ıslah dilekçesinin 1. ıslah dilekçesi olduğu, her ne kadar dava açıldıktan sonra davacı tarafça ...... tarihinde eksik harç tamamlanmış ise de davacı tarafın eksik harcı mahkemenin 1 nolu celse 2 nolu ara karar uyarınca talep sonuç açıklama dilekçesi ile tamamladığı, talep sonuç açıklama dilekçesi ile birlikte eksik harcın tamamlanmasının ıslah olarak kabul edilemeyeceği değerlendirildiğinden davalı vekilinin bu husustaki beyanı kabul edilmediği ve davaya konu alacak kısmi alacak davası olarak açıldığından hüküm tesis edilirken ...... TL'ye dava açılış tarihinden, bakiye ....... TL'ye ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... .... ve Tic. A.Ş. vekili, ilk istinaf mahkemesi kararında anılan 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanununun dosyaya şamil bir düzenleme içermediğini, davacı son alıcı Superfilm şirketi tarafından müvekkili şirkete yapılmış herhangi bir ayıp ihbarının bulunmadığını, taraflarına ayıp ihbarı sayılabilecek maili gönderenin davacı son alıcı değil, diğer davalı ... şirketi olduğunu, ayıp bildiriminin bizzat alıcı veya onun yetkili temsilcisi tarafından bizzat satıcı veya satıcının yetkili temsilcisine yapılması gerektiğini, mahkemece kaldırma kararına uygun bir inceleme yapılmadığını, yerel mahkemece boruların ayıplı olup olmadığına ilişkin bir malzeme analizi ve/ veya laboratuvar analizi yaptırılmadığını, davacının huzurdaki davadan evvel ücreti mukabilinde yaptırmış olduğu ve taraflarınca da itiraz edilen özel bir şirketin laboratuvar sonucu ile iktifa edildiğini, mahkemece bir malzeme analizi veya laboratuvar analizi yaptırılmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişilerce yapılan hesaplamaların davacının dayanak diye sunduğu belgeler sıhhatli ve denetime elverişli olmadığı için kabul etmediklerini mahkemeye bildirdiklerini, fakat bilirkişi heyetinden sadece makine mühendisi imzalı olarak sunulan bilirkişi ek raporunun, kök rapor ile taban tabana zıt değerlendirmeler içerdiğini ve kök rapordan sonra dosyaya davacı yanca sunulan belgeler de bu ek raporda varılan sonucu destekler mahiyette olmadığını, mahkemece HMK'ya aykırı yargılama yapılarak karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davaya konu ürünleri, üreten, üretim aşamasında denetleyen, garanti veren değil yalnızca ürünleri üretici diğer davalıdan alıp, davacıya ulaştıran taraf olduğunu, müvekkili şirketin ilk hasar oluşumunda gerekli özeni gösterdiğini, davacının şikayetlerini davalı diğer üretici firmaya ilettiğini, davanın müvekkiline yönlendirilmemesi gerektiğini, ek bilirkişi raporunda gizli ayıp olduğunun belirtildiğini, bu durumda müvekkili şirketin davacı ile aynı durumda olduğunu, müvekkilinin malın üreticisi olmadığını, müvekkilininde ürünleri diğer davalı üretici şirketten aldığını, müvekkili şirkete, ayıptan haberi olmadığı için zarara uğradığını, bu haliyle sadece aracı konumda olan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete, hukuka ve esasa aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı şirketin davacı şirkete karşı aynı derecede sorumlu olmasının kabul edilemez olduğunu, bilirkişi araştırması yapılırken sorumluluk açısından da rapor talep etmelerine rağmen mahkemenin bu taleplerini reddettiğini, malın davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edildiğinde üretici diğer davalıya bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, ayıplı malın gizli ayıp olduğunu ve testlerden geçmeden belirlenemeyeceği sabitken, davacı tarafında verilen siparişleri tedarik eden ve garantörü olmayan müvekkili şirketin sorumlu tutularak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece itirazları göz ardı edilerek esasa ilişkin yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ticari satıştan kaynaklanan ayıba dayalı değiştirme masraflarının üretici ve satıcıdan tahsili istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Üretici ile alıcı arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğretide ve uygulamada üretici ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile üreticinin sözleşme dışı sorumlu tutulabileceği, Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de bu konuda TBK’nın 49/1. fıkrasındaki hükmün uygulanabileceği kabul edilmiştir. Bu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Üreticinin buradaki sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Üretici bulunduğu faaliyet gereği hukuk düzenince gerekli olan ve kendisinden beklenebilen tüm özeni göstermesi, önleyici tedbirler alması gerekir. Üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunması da zorunlu değildir. Üretici TBK'nın 49. madde hükmü uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumludur. Ürün ile üretici (Üreticinin fiili ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlüdür. Tüm bu açıklanan nedenlerle, davalı üretici ... .... ve Tic. A.Ş. yönünden yazılı gerekçelerle davanı kabulüne karar verilmesi yerindedir.
Dava kısmi dava olarak ikame edilmiş olup, dava dilekçesinin talep kısmında 1 nolu bendinde, boruların standarda uygun olarak yenileriyle işçilik ve montaj maliyetleriyle birlikte değiştirilmesi talep edilmişse de, yeni malzeme bedeli, işçilik ve hafriyat bedeliyle yeni malzemelerin montaj bedeli olarak harca esas değerin...... havale tarihli dilekçeyle açıklandığı, işbu dilekçenin HMK'nın 31. maddesi anlamında talep açıklama ve sonucuna göre harç ikmali mahiyetinde olduğu; 07/09/2022 tarihli dilekçenin ise ilk kez verilen talep artırım mahiyetinde kısmi ıslah dilekçesi olduğu kanaatine varılmakla davalı ... vekilinin yerinde olmayan usuli itiraz ve istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, incelenen borularda yüksek basınç kaynaklı yırtılmalar olduğu ve keşif tarihindeki işletme basıncının 8 bar olduğu tespit edilmiştir. Boru üzerindeki yüksek basınç etkisine bağlı hasara dair keşif mahallinde çekilen fotoğraflar......tarihli rapora dercedilmiştir. Keşif tarihindeki vaziyetine nazaran incelenen borular üzerinde yüksek basınca bağlı kalıcı deformasyon ve sızıntıya sebebiyet verebilecek nitelikte keskin yırtılmalar oluştuğu görülmüştür.
Yerel mahkemece aldırılan ... tarihli kök raporda; testlere tabi tutulan boruların en az 3 yıllık bir kullanıma sahip olup geçen bu süre içerisinde normal şartlar altında kullanıldığı, doğru projelendirildiği, montaj ve sızdırmazlığa yönelik basınç testlerinin uygun şart ve koşullarda yapılıp yapılmadığı, projede yüksek basınca karşı herhangi bir emniyet tedbirinin olup olmadığı ortaya konmadığı sürece malzeme ve/veya üretim kaynaklı hata olup olmadığına, ayıplı olup olmayacağına dair teknik görüşün bir varsayımdan öteye gidemeyeceği, projelendirme ve işletme şartlarında olası bir hata nedeniyle borulara zarar verilmemiş olmasının kabülü durumunda sunulmuştur yönünde çekince ile görüş sunulmuştur.
Bilahare dava dosyasına eklenen proje ve test raporu incelenerek tanzim olunan ..... tarihli ek rapora göre ise, yangın tesisatı projesi incelendiğinde herhangi bir projelendirme hatasına rastlanılmadığı, 8 bar işletme basıncına sahip olan sisteme uygun ve hatta olması gerekenden daha yüksek basınca dayanabilecek özelliklerde boru seçiminin yapıldığı, projesine uygun olduğu, emniyet tedbirlerinin mevcut olduğu tespit edilmekle; mevcut sistemde üretilen basıncın, sistemdeki boruların maksimum basınç değerlerinin çok uzağında olması sebebiyle sisteme (borulara) aşırı basınç yüklemesi ile zarar verebilecek nitelikte olmadığı, yani mevcut sistemin üretebileceği maksimum basınç, kapasitesine göre 9,45 bar olduğu, sistem 8 bar işletme basıncında olup 7,58 bar veya aşağı bir basınça düştüğünde pompalar devreye girerek 8 bar işletme basıncına kadar devrede kaldığı, sistemde olası bir hata olması durumunda ise pompalar 9,45 bar (137 psi) basınçtan fazla bir basınç üretemeyecek kapasiteye sahip olduğundan çalışma toleransı dahilinde 9,65 bar (140 psi) değerinde ise durduğu, bu çalışma koşullarında daha yüksek bir basınç üretilebilmesinin teorik olarak mümkün olmadığı, pompa basınç kapasiteleri dikkate alındığında davacı kullanıcının sisteme aşırı basınç sebebi ile zarar verebilme şartlarında işletemeyeceği sonucuna varılmıştır. Böylelikle, projelendirme ve işletme şartları nedeniyle borulara zarar verilemeyeceği anlaşılmıştır.
Akreditasyona sahip Merkimlab tarafından yapılmış test raporunun iç basınç testinde 13,59 bar basınç değerinde 5. saatte patladığı ve 8 bar işletme basıncında işletilen tesisatın daha uzun bir sürede ömrünü tüketeceği dikkate alındığında davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ayıpların işletilmeye alınmasından belli bir süre sonra ortaya çıkmış olmasının beklenen bir sonuç olduğu da kök ve ek rapor ile ortaya konulmuştur.
Buna göre; uyuşmazlık konusu yangın tesisatında projelendirme ve/veya işletilme hatalarının olmadığı, kaldı ki bu konuda ispat yükünün de davalılar üzerinde olduğu, borularda gözlemlenen basınca bağlı yırtılmalar neticesinde kaçaklar oluşumunun malzeme ve/veya imalat hatalarından kaynaklandığı ve gizli ayıplı olduğu, borularda görülen hasara sebep olan dayanıksızlığın gizli ayıp niteliğinde olup, ayıbın niteliğine nazaran meydana gelen zararın TBK'nın 225. madde hükmü uyarınca satıcının ağır kusurundan kaynaklandığı, sonucuna göre de tesisatın yenilenmesine ilişkin yapı işleri maliyetinin KDV dahil ...... TL olduğu, tesisatın yenilenmesine ilişkin mekanik tesisat işlerinin maliyetinin KDV hariç ........ TL olduğu, yangın tesisatı ile taşınan suyun özellikleri itibarı ile borulara kimyasal yönden herhangi bir zarar vermeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş olup, davalılar vekillerinin vaki istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle ;
1-Davalılar vekillerinin vaki istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b(1) maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf isteminde bulunan davalı ... .... ve Tic. A.Ş. tarafından yatırılması gereken ...... TL istinaf karar harcından peşin alınan ..... TL’nin mahsubu ile bakiye ....... TL harcın davalı ... .... ve Tic. A.Ş.'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf isteminde bulunan davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yatırılması gereken ...... TL istinaf karar harcından peşin alınan ....... TL’nin mahsubu ile bakiye ....... TL harcın davalı ... Müh. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa geri verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara dairemizce tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 08/03/2024
.
Başkan.
¸e-imzalıdır
.
Üye .
¸e-imzalıdır
.
Üye .
¸e-imzalıdır
.
Katip .
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."