T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO:..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: ....
NUMARASI:....
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: ..
YAZIM TARİHİ:...
Taraflar arasında görülen davada ......karar sayılı kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
- K A R A R -
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin dava dışı .. Sağlık Hizmetleeri A.ş. ve davalı arasında "Şirket Hizmet Satın Alma Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme gereğince davacı şirketin davalıyı hekim olarak çalıştırma taahhüdünde bulunduğunu, şirket hizmet alma sözleşmesi gereğince davacı şirketin sözleşmenin 4. Maddesinde "İş bu sözleşmenin süresi (3) yıl olup, sözleşme süre bitiminden bir ay öncesine kadar fesih bildiriminde bulunulmadığı takdirde aynı koşul ver süreyle kendiliğinden yenilenmiş sayılır. ...İş bu sözleşmenin karşılıklı olarak taraflarca anlaşılarak veya haklı nedenlerle feshedilmesi dışında, sözleşmeyi süresinden önce fesheden veya sözleşmeyi ihlal ederek haklı nedenle feshe neden olan taraf karşı tarafa ..-USD (Otuz Bin Amerikan Doları) tazminat ödemekle yükümlüdür." şeklinde kararlaştırılan düzenleme uyarınca sözleşmenin süresinden önce feshi halinde davacının cezai şart ödeyeceği hüküm altına alındığını, davalı tarafın davacıya gönderdiği,..... yevmiye numaralı istifaname ile görevinden ayrıldığını beyan ettiğini, haklı hiçbir neden olmadan davalı tarafın kusurlu ve sözleşemeye aykırı davranması sebebiyle, davacı şirket ile hizmet satın alma sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini yerine getiremediğini, davacı şirketin ödemek durumunda kaldığı cezai şart bedelinin davalıdan tahsili için ... sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazları doğrultusunda takibin durduğunu, davalı ... ve dava dışı .. Sağlık Hizmetleri A.Ş. Arasında imzalanan Şirket Hizmet Satın Alma sözleşmesi gereğince, çalışması taahüt edilen ...'in sözleşmeyi haksız olarak feshi nedeniyle, davacı şirketin, .. Sağlık Hizmetleri A.Ş'e sözleşme gereğince ödemek durumunda kaldığı cezai şart bedeli .. USD alacağın.. sayılı icra dosyasında tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işbu dava ile .. USD 'nin davalı ...'den munzam zarar, faizi ve ferileri ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevabında özetle; görev itirazında bulunarak davanın iş mahkemesinde açılması gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacı ,, Saglık Hizmetleri ile dava dışı ,, Sağlık Sirketi arasındaki hukuki ve fiili organik bağ bulunmakla birlikte iş bu şirketler arasında bir çok usulsüz ve hileli işlemler yapıldığını, ilgili şirketlerin büyük ortak ve yetkilileri çoğunluk aynı kişilerden oluştuğunu, daha önce , ,, Hastanesinde hekim iş sözleşmesi ile çalışmış doktorlar, aynı dönemler içinde önce ,, , ve Gıda Hizmetleri Limited Şirketi'ne daha sonra da davacı ,, Sağlık şirketine sembolik bir pay ile hissedar olarak kaydırıldığını, netice olarak dava dışı ,, Sağlık A.Ş, iş hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtulmak için müvekkili dahil tüm hekimlerin kendi kurdukları ve yönettikleri çeşitli sağlık şirketlerinde göstermelik payla hissedar olmaya zorlandığını ve tüm süreçte hileli islemlerde bulunulduğunu, tüm çalısmalarını davalı şirket bünyesinde Medical Park Hastanesi nezdinde gerçeklestiren ancak bir çok haksız uygulamaya maruz bırakılan müvekkilinin adı geçen hastaneye, ,,, yevmiye numaralı istifanamesi gönderildiği ve iş ilişkisinin bu şekilde son bulduğunu, neticeden haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
KARAR: Mahkemece "...Yukarıda da izah edildiği gibi davalı, davacı şirketi temsile ve ilzama yetkili değildir. Sadece 1 pay sahibi olduğu içinde bahse konu sözleşmeye imza koymamıştır. Davalının imzası olmasa dahi hizmet alım sözleşmesi geçerlidir. Davalı TBK 393 maddesindeki tanımıyla, işçi sıfatı ile sözleşmeyi imzalamıştır. Davalı şirketi temsil noktasında yetki sahibi olsaydı elbetteki sorumluluğuna yönelik iddialar sebebi ile açılan davalara Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakması gerekecek idi. Ancak davalının yukarıdaki Yargıtay Kararında ifadesini bulduğu hali ile "yönetim" yetkisi bulunmamaktadır. Oysa Yargıtay açıkça Ticari Dava sayılabilmenin ve Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girebilmenin koşulunu, "yönetim" yetkisi sahibi olabilme olarak belirlemiştir. Bu gerekçeler ile somut uyuşmazlığı çözmede mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olduğu anlaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, görülmekte olan davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davalının şirket ortağı olup şirkete karşı bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırı davranarak müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı tarafında imzası bulunan Hizmet Satın Alma Sözleşmesi incelendiğinde müvekkili şirketin dava dışı ,, Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ye ilişkin davalıyı hekim olarak çalıştırma taahhütünde bulunduğunu, müvekkili şirketin dava dışı şirkete sözleşmesinin 4. maddesi gereğince dosyada mübrez dekont ile cezai şart ödemek zorunda kaldığını, uyuşmazlığa konu olayda taraflar arasında bir işçi - işveren ilişkisi bulunmadığı halde görevli mahkemenin yerel mahkeme tarafından iş mahkemelerinin usul ve yasaya aykırı görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, davacı ile dava dışı ,, Sağlık Hizmetleri A.Ş. arasında imzalanan hekimlik hizmeti satın alma sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkette hekim olarak çalışmaya başlayan davalının istifası nedeniyle ödenen cezai şart bedelinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
,,,,, Karar sayılı ilamıyla, mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ,, İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizin,,,,, Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı, davacı şirketin ortağı ise de, davacı şirkette yönetim ve temsil yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle eldeki dava TTK'nın 553. maddesi anlamında sorumluluk davası mahiyetinde değildir.
Hal böyle olunca, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir.20/05/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."