T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:......
KARAR NO: ......
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:......
ÜYE.......
ÜYE:.........
KATİP:.....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:....
NUMARASI:...
DAVACI:...-
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR: 1 .......
VEKİLLERİ: Av. ...
: 2 -.......
VEKİLİ: Av.....
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: ....
YAZIM TARİHİ:........
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı . . . vekili dava dilekçesi ile müvekkili şirket nezdinde .. nolu ticari . . ile sigortalı bulunan . . . ..... ait fabrikada .... günü fabrikanın içerisinde bulunan elektrik panosunda elektrik voltajının ani düşmesi ve yükselme sebebi ile yangın meydana geldiğini, söz konusu hasar meydana gelmeden önce sigortalı firma yetkilileri tarafından eneri dalgalanması olduğu yönünde davalı kuruma ve .. defalarca şikayetler bildirildiğini buna ilişkin tutanaklar da tanzim edildiğini, sigortalı işyerinde meydana gelen yangın sonrası ........bir bilirkişi marifeti ile hasar tespiti yaptırıldığını, hazırlanan bilirkişi raporunda "Hasarın elektrik dağıtımını yapılan elektrik enerjisinin sürekli voltaj düşmesi ve yükselmesi gibi enerji dalgalanmasından meydana geldiğinin" teknik olarak tespit edildiğini, müvekkili şirketi tarafından sigortalısına fabrikasında oluşan hasar nedeniyle.......TL tazminat ödendiğini bildirerek davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından toplam hasar tazminatı olan ....... TL'nin ödeme tarihi olan ........ tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile davalıdan tahsilini istediklerini bildirmiştir.
CEVAP: Davalı ............ vekilinin duruşmada alınan beyanında; ..... yılında parekende satış ve dağıtım şirketi olarak iki ayrı şirkete ayrıldıklarını, dağıtımdan sorumlu şirketin ........ olduğunu, müvekkili şirketin sadece abonelik sözleşmesi dağıtım ücretinin tahsilatını yaptıklarını, davanın kendilerine yöneltilmemesi gerektiğini, öncelikle husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.
YEREL MAHKEMENİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesince........tarihinde; "elektrik dalgalanmasından kaynaklı sorumluluğun elektrik dağıtımından sorumlu .........ye ait olup davalı şirketin müşteriler ile abonelik sözleşmesi imzalanması ve bedelleri tahsilinden sorumlu şirket olup, husumetin ...... yöneltilmesi gerekirken davalı şirkete yöneltilmesi nedeni ile davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
...........maddesinde maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edileceği ya da dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece, davacının . . . . . .. adlı şirketi davalı olarak göstermesinin maddi bir hatadan kaynaklandığı kabul edilerek, . sayılı HMK'nın ... maddesi uyarınca davalının....... değiştirilmesi için süre verilerek ve anılan şirkete dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353. maddesine göre kaldırılmasına, işin esasının incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
YEREL MAHKEMENİN İKİNCİ KARARI: İlk derece mahkemesince.... tarihinde; "Davacı sigorta şirketinin voltaj dalgalanması iddiasıyla hasar bedelince davalı elektrik şirketinden alacaklı olup olmadığının tespiti amacıyla tüm dosya kapsamına göre keşif marifetiyle bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti .... tarihli raporunda özetle; iş yerindeki yangın sebebinin iş yeri iç tesisatındaki yetersizlikten veya teknik arızadan kaynaklandığını, davalıların sorumluluklarının bulunmadığını rapor etmiştir. Hazırlanan rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı taraf rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Taraf vekilllerinin itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.. heyet..tarihli raporunda özetle; elektrik enerjisinin sunumu ile çıkan yangın arasında illiyet kurulamadığını, kök raporun tekrarlandığını, davalıların çıkan yangın hakkında sorumluluklarının bulunmadığını rapor etmişlerdir. Davacı vekili bilirkişi heyet raporuna itiraz etmiş ilgili raporun hükme ve denetime elverişli olduğuna kanaat getirilerek itirazlarının reddine karar verilmiştir. ...... sayılı içtihadında aynen......maddesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirme içerdiği anlaşılmıştır. Dava dışı sigortalı işyerinde şebeke voltajının ani olarak yükselmesi, dalgalanması sonucu elektronik cihazda arıza ve hasar meydana geldiği iddia olunmuş, mahkemece olay tarihi itibariyle bölgedeki voltaj tablosu getirtilerek incelenmiş, olay tarihinde elektrik kesintisi veya voltaj dalgalanmasına dair davalı şirket nezdinde tutulan herhangi bir kayda rastlanmadığı ve dava dışı sigortalı işyeri komşularında da benzer nitelikte şikayetlerin olmadığı bilirkişilerce tespit edilmiştir. Bu somut veriler ışığında davalının sorumlu olmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bilirkişilerin tespiti aşar şekilde "anlık voltaj dalgalanmalarının sistemde arıza olarak gösterilmemesinin arızanın voltaj dalgalanmasından meydana gelmediğini göstermeyeceği" şeklindeki değerlendirmelerine dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamış davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde hüküm kurmuştur. Yukarıda bahsedilen yargı kararı, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; dava konusu ihtilafın voltaj dalgalanması iddiasıyla hasar tazmini edilen miktarın rücusuna dayalı olduğu, elektrik tedarik şirketinden alınan bilgiye göre hasar günü itibariyle arıza kaydının bulunmaması, bilirkişi heyeti kök ve ek raporunun dosyaya sunulan belgelerle uyumlu olduğuna takdir getirilerek ilgili bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın reddine karar vermek gerekmiş," gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı taraf istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporda oluşan hasarın enerji dalgalanması ile meydana gelebileceğinin tespit edildiğini, söz konusu teknik durumun sadece davalı kurumun beyanının esas alınamayacağını, davalı kurumun tüm frekans ve gerilim kayıtlarına ilişkin grafikler . istenilmeden, davalı tarafa müzekkere yazılarak orta gerilim dağıtım şebekesinden yararlanan diğer abonelerde hasarın gerçekleştiği tarihte benzer bir durum meydana gelip gelmediği hususu sorulmadan söz konusu raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, bu gerekçelerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava,..'ye göre ödenen sigorta tazminatının halefiyet yoluyla tazmini davasıdır.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının sigortalısının fabrikasında çıkan yangının kendi iç tesisatından mı kaynaklandığı yoksa davalının enerji iletimindeki kusurundan mı kaynaklandığı konusundadır.
..ye göre;...sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." Bu maddeye göre sigorta şirketinin halefiyet yoluyla kendi sigortalısına ödediği tazminat miktarını davalı taraftan talep etmekte hukuki yararı bulunmakta olup davacı sigorta şirketi öncelikle yaptığı ödemeleri ispatlamalıdır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına tazminat ödemesini yaptığı anlaşılmaktadır.
Sigorta şirketinin kendi sigortalısının haklarına halef olabilmesi için gerçekleşen zarardan dolayı kendi sigortalısının sorumlulara karşı tazminat davası açma hakkına da sahip olması gerekmektedir. Meydana gelen yangında davacı sigorta şirketinin sigortaladığı iş yeri zarar görmüş, dolayısıyla .. sayılı...göre yangına sebebiyet verdiği iddia edilen davalıya karşı tazminat davası açma hakkı doğmuştur.
göre zarar, kusur ve zarar ile kusur arasında uygun nedensellik bağının bulunması durumunda davalı, sigorta tazminatından sorumlu hale gelecektir.
Keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporlarında olay günü gelen teknisyenlerin tuttuğu tutanakta işletmenin kendisine ait olan kesicinin açma kapama rölelerinin düzenli çalışmadığından arızayı göremedikleri, yangının çıktığı tesiste harmonik ölçümlerin yapılması, filtre sistemi kurulması, analizör çıktıları alınması, ilave deşarj ünitesi kullanılması gibi önlemlerin alınıp alınmadığının belli olmadığı, bunların olmaması durumunda yangına sebep olunabileceği, bu nedenle yangının iç tesisat yetersizliğinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı şirketin yangının çıkmasında kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla haksız fiilin koşullarından kusur koşulu gerçekleşmemiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 11/03/2025
...
Başkan
.
¸e-imzalıdır
. . .
Üye
.
¸e-imzalıdır
. .
Üye
..
¸e-imzalıdır
. .
Katip
..
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."