T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ..
KARAR NO: ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Başkan : ...
Üye : ...
Üye :..
Katip :....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: ...
NUMARASI: ...
DAVACI:...
VEKİLİ: Av. ..
DAVALI:...
VEKİLİ: Av..
DAVANIN KONUSU: Munzam Zararın Tazmini (TBK m. 122)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ:...
YAZIM TARİHİ:...
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : Davacı vekili; davalı tarafından sigortalanan ...... adresinde opal cam olarak adlandırılan beyaz renkli camdan mutfak eşyası üretimi faaliyeti gösteren müvekkilinin .... günü poliçe teminatındaki ana üretim kısmı olan fırında meydana gelen sızıntı sonucunda yaygın vuku bulmuş olup buna bağlı olarak makineler, demirbaşlar, ham maddeler ve emtiaların doğrudan hasara uğradığını, sigortadan zararın tazmini istenmişse de talebin reddedildiğini, bunun üzerine de ......Esas sayılı dosyası ile dava açılmış olup görevsizlik kararı verildiğini ve yargılamanın .... Esas sayılı dosyası ile yapıldığını, .... günlü raporda, ana yapı, makine ve teçhizatta meydana gelen hasarların toplam tutarının .. TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın istinafa başvurduğunu,...... sayılı dosyası ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, ...... sayılı kararı ile .... tarihinde kararın onandığını, bunun üzerine. . .. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve hasarlı makineler için .....TL işlemiş ticari faiz olmak üzere bu kalem eşya için toplam .....sene geçtikten sonra hasarın ödendiğini, tahakkuk eden temerrüt faizinin müvekkilinin zararını karşılamakta yetersiz kaldığını, öte yandan geçen sürede ülkesel ve kürsel gelişme ve krizler nedeniyle .. .. aşırı devalüasyona uğraması, küresel tedarik zinciri, navlunlar ve fiyatlamaların artması nedeniyle müvekkilinin artık davalıdan tahsil ettiği ana para ve faiz ile işletmesini onarabilecek imkanının bulunmadığını, icra dosyasından yapılan tadilattan sonra, makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif teklifler alınmışsa da tekliflerin hayata geçirilemediğini, makinelerin halihazır durumlarının daha da kötüleştiğini, kaldı ki davalı tarafından makineler için ödenen tam bedel ve yine son ödeme tarihindeki teminat altına alınan makinelerin net kurulum/onarım bedelleri de bu aşamada hesap edilmesi mümkün olmayan hususlarda olup bunların da bilirkişi raporları ve celp edilecek dosya ve delail muhteviyatı ile tespit edileceğini beyanla; belirsiz alacak davası olarak şimdilik .. TL munzam zararın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili; davanın belirsiz olarak açılamayacağını, talebin zamanaşımına uğradığını, munzam zarar iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, borçlunun para borcunu ifada temerrüde düşmesi gerektiğini, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarar ve illiyet bağı olması gerektiğini, borçlunun kusursuzluğunu ispatlayamamış olması gerektiği uyuşmazlık konusu olayda davacının iddiasını ispata yarar delil sunamadığını, yerleşik ... kararına göre de munzam zararın talep edilebilmesi için davacının temerrüt faizini aşan bir zararının varlığını ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı tarafın . yılında meydana gelen yangında, . ..... esas sayılı dosyasında hasar tarihinden yaklaşık..buçuk yıl sonra ödeme olması nedeniyle gerçek zararın tam olarak karşılanmadığını belirttiği, mahkemelerinin ..esas sayılı dosyasında ilgili yargılamanın yapıldığı ve zararın tespit edildiği, mahkemece hükmolunan zarar kalemleri için talep edildiği üzere avans faizine hükmedildiği, avans faizinin temerrüt tarihi olan .. tarihinden itibaren işleyecek şekilde hükmedildiği, davacı tarafın da bu karar doğrultusunda ilgili zararını icraya koyduğu ve tahsil ettiği, munzam zararın şartlarının belirtildiği, her ne kadar dava dilekçesinde makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif tekliflerin alındığı ancak tekliflerin hayata geçirilmediği ve bu nedenle makinelerin durumlarının daha da kötüleştiğinden bahsedilmiş ise de, bu iddianın davacı tarafça ispatlanamadığı, bu zarara ilişkin gerekli bilgi ve belgelerin sunulmadığı, dava kapsamında munzam zararın varlığını ortaya koyan durum ve munzam zararın şartlarının davacı tarafça ispatlanamadığı, sadece enflasyonun artması ve paranın alım gücünün düştüğü iddiası munzam zararın varlığını ortaya koymayacağı, davacının bunu ispatlaması ve diğer tüm şartların da mevcut olması gerektiği, ancak davacı tarafın munzam zararının ispatlamadan doğrudan dosyanın bilirkişiye verilmesini talep ettiği, zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, belirsiz alacak davası olarak açılan davada mahkemece tahkikata girilip olası zarar hesaplanmadan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, munzam zarar yargılamasında, paranın icra dosyasına ödendiği tarihteki sigortalananın ikame değer hesaplanmadan karar verilemeyeceğini, teminat kapsamında olup da hasarlanan makine ve ekipmanlarla ilgili ön inceleme aşamasında taraflara tüm delillerini sunmak için süre verilmesi, bundan sonra toplanacak deliller ile dosyanın munzam zararın varlığı ve miktarı hususunda bilirkişilere verilip bundan sonra karar verilmesi gerekirken doğrudan ön incelemede ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, zira delil olarak gösterilen ve zaten mahkemede bulunan kök dava dosyasında bütün delillerin ve munzam zarara yol açan makine ekipman maliyetlerinin yer aldığını, dolayısı ile, tüm delillerin zaten dayanılan kesinleşmiş dava dosyasında var olduğunu, munzam zararın ön inceleme aşamasında varlığı ya da yokluğuna karar verilmesinin mümkün olmadığını, zira delil olarak sunulan ve kesinleşip infaz edilen dava dosyasında makinelerin kurulum bedellerinin, menşelerinin, cinslerinin ve adetlerinin belli olduğunu, kaldı ki bu makinelerin tamamının ithalat yoluyla temin edildiğini, bu nedenle de, makinelerin icra dosyasına paranın yatırıldığı tarih itibarı ile ikame değerleri karşısında ödenen paranın munzam zarara yol açıp açmadığının, ancak bilirkişi raporu ile tespit edilebilecekken bunun yapılmadığını, ödenen tazminatın, yangın olayının üzerinden yaklaşık..yıl geçtikten sonra ödendiğini, icra dosyasından yapılan tadilattan sonra, makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif tekliflerin alındığını ancak bu tekliflerin hayata geçirilemediğini, meydana gelen enflasyon artışıyla ödenen bu tazminatla zararın giderilmesinin mümkün olmadığını, munzam zararın ortaya çıkması için daha başkaca hiçbir şarta gerek olmadığını, .., enflasyonun gündemde olduğu dönemlerde alacaklının zararını somut delillerle ispatlamasına gerek duymazken, enflasyonun stabil olduğu dönemlerde alacaklıyı zararını somut delillerle ispatlamaya zorladığını, sigorta hasar bedelinin ödenmediği dönemin küresel ve ülkesel yüzyıllık olağanüstü şartların yaşandığı, dövizin onlarca kez katlandığı dönem olduğunu, dava konusu munzam zararın başlı başına enflasyonun artması ve paranın alım gücünün düşmesi nedeniyle meydana gelen munzam zarar olduğunu, davalının temerrüdü nedeniyle oluşan munzam zararın tam ve net hesaplanmasının yargılamaya bağlı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddi kararına itirazlarının bulunmadığını, ancak, .. kararlarına göre zamanaşımı ve davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına dair itirazlar yönünden davacı lehine usulü müktesep hak doğmaması adına, ön inceleme duruşmasındaki zamanaşımı itirazlarının reddine karar verilmiş olmasının, ayrıca yine ön inceleme duruşmasında davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığına karar verilmemesinin doğru olmadığını, gerekçeli kararda zamanaşımı itirazlarının neden reddedildiğine dair hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, davacının iddia ettiği munzam zararın tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceğinin kabul edilemez olduğunu, .. kararında belirtildiği üzere davacı ile müvekkili şirket arasındaki poliçenin konusu ile ilgili olmayan, davacı tarafından kendi ticari alanındaki mal alım tasarrufu yani fabrikanın yeniden kurulmasındaki maliyet artışının munzam zarar olarak kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davacı lehine müktesep hak doğmaması adına, mahkemenin davanın reddine dair kararı ile birlikte, itirazları doğrultusunda davanın zamanaşımı ve davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, TBK'nın 122. maddesi uyarınca temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararların tazmini istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık davacının munzam zararını ispat edip edemediği noktasında olup, munzam zararın hesaplanmasında somut ve soyut yöntemler nazara alınmalıdır.
Somut yöntemde; davacı alacaklının munzam zarar kaleminin oluştuğunu somut bir biçimde ispatlaması gerekir. Örneğin borcunu zamanında tahsil edememesi nedeniyle kredi borçlanması yaptığını veya .. kişilere borcunu zamanında ödeyememesi nedeniyle temerrüt faizi ödediğini, cezai şart gibi ödemelerde bulunduğunu, yine dövizle yapmış olduğu borçlanmadan dolayı borcunu zamanında ödeyememiş olması nedeniyle kur farkından kaynaklanan zararı olduğunu, ödemekle yükümlü olduğu vergi, sosyal sigorta prim ödemeleri gibi ödemeleri zamanında ifa edememesi nedeniyle gecikme faizi ödemek zorunda kaldığını iddia ederek bu zararını ispatlayabilir. Bu minvalde, eldeki davada munzam zarara esas olan alacak kalemlerinden birisi de; sigorta kapsamındaki teminatların olayın vuku bulmasının üzerinden yaklaşık ..yıl geçtikten sonra ödenmesine bağlı olarak makinelerin onarım ve imalatı için muhtelif teklifler alınmasına rağmen tekliflerin hayata geçirilemediği, makinelerin halihazır durumlarının daha da kötüleştiği yani tamir ile kurtarılabilecek bir kısım makinelerin zamanında onarılamaması nedeniyle hasarının daha da ilerlediği, yine davalı sigortacı tarafından makineler için ödenen tam bedel ve yine son ödeme tarihindeki teminat altına alınan makinelerin net kurulum/onarım bedellerinin de yapılacak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacak munzam zararlar kapsamında olduğu, zamanında ödeme yapılsaydı tahsil olunan sigorta tazminatı ile fabrikanın yeniden kurulabilmesinin mümkün olduğu, ancak geç ödenen bedelin ödeme tarihi itibariyle fabrikanın yeniden kurulma maliyetinin neredeyse beşte biri olduğu, işbu zararların işlemiş faiz ile karşılanamadığı şeklinde açıklanarak somutlaştırılmıştır. Buna göre mahkemece davacının somut zarara dayanak olarak belirttiği hususlar yönünden bildirdiği delilleri toplanarak (gerektiğinde mahallinde makine mühendisi teknik bilirkişiler eşliğinde keşif de icra edilerek) bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, faizi aşar tutarda munzam somut zararın gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerekirken eksik araştırma ve yazılı gerekçelerle davanın reddi cihetine gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Soyut yöntemde ise; yaşayan hayatın gerçekleri ve deneyimlerinin zorunlu kıldığı herkesçe bilinen normal durumlar ile fiili karineler başka bir deyişle TMK'nın 6. maddesinde belirtilen genel kuralın istisnaları şeklinde ispat yükünü ortadan kaldıran olgular, ispat hukuku açısından alacaklı lehine değerlendirilir. ...seyreden hiper enflasyon nedeniyle bireyin parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için çaba ve girişimlerde bulunmak, örneğin en azından vadeli mevduat, altın, devlet tahvili, döviz gibi yatırımlarda değerlendirmesi olayların normal akışına, hayat tecrübesine uygun bir karine olarak kabul edilmesi zorunludur. Enflasyonist ortamda yaşayan normal makul bir insanın parasını atıl bir biçimde tutmayacağı, gelir getirecek bir yatırıma yatıracağı bilinen bir gerçektir. Herkesçe bilinen vakıalarla ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz. Yasal deyimle bu maruf ve meşhur vakıaların ispatına gerek yoktur.
Yüksek enflasyon zamanlarında, sürekli ve yüksek enflasyonun görüldüğü ülke ekonomilerinde para borcunun zamanında ödenmemesi halinde alacaklının borçluyu temerrüde düşürmesi, borcun ifasının uzun süre alması nedeniyle alacaklı her zaman zarara uğrar. Bu zararın bazı ispat kolaylıkları ile de olsa ispat edilmesi gerekir. Paranın değer kaybetmesi alacaklının mal varlığında bir eksilmeye yol açması halinde alacaklının zararının bulunduğu kabul edilmelidir. Normal enflasyon döneminde ise, temerrütten sonra ifa anına kadar paranın değer kaybetmesi kural olarak zararın varlığını göstermez. Enflasyon ülke ekonomisinde süreklilik ve yükseklik arzetmiyorsa bu durumda alacaklının somut olaylarla zararını ispatlaması gerekir.
.....karar sayılı ..... kararında “para her zaman kullanılması mümkün ve temettü meta olduğundan geç ödenmesi halinde zararın varlığı kesindir.” denilerek para borcunu ödemekte geciken borçlunun bu eyleminden dolayı alacaklının zararının doğacağı kabul edilmiştir.
...bireysel başvuru sonucunda vermiş olduğu, ... sayılı başvuru numaralı kararına konu uyuşmazlıkta, başvurucunun mülkiyet hakkı kapsamındaki alacağının enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşıldığından başvurucuya şahsi ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu tespite rağmen derece mahkemelerinin başvurucunun zarara uğradığını ayrıca ispatlaması gerektiği yönündeki katı yorumu nedeniyle somut olay bakımından kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine değerlendirilip mülkiyet hakkının ihlâl edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiş olması karşısında, hak ihlâline neden olmamak düşüncesiyle munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği uygulamasından vazgeçilmiş, gelişen ekonomik koşullar, mülkiyet hakkı ile kamu yararı arasındaki adil dengenin korunması .. ihlâl kararlarının bağlayıcılığı gözönünde tutularak enflasyon ve buna bağlı olarak döviz kurları, mevduat faizleri, devlet tahvilleri ve diğer yatırım araçlarının faiz oranları ile birlikte getirilerinin temerrüt faizden fazla olması halinde munzam zararın varlığının karine olarak kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir.
Yine....... tarihli kararında da aynı ilkelere değinilmiştir...... başvuru sayılı...... hakkında verilen kararda da munzam zararın talep edilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen kararlar uyarınca kişinin mal varlığında meydana gelen azalmanın mülkiyet hakkının ihlâli niteliğinde olduğu munzam zarar ispatı konusunda katı ispat kurallarına bağlı kalındığında ihlâl kararları verildiği ve tazminata hükmedildiği yine yüksek enflasyonist dönemlerde borçlunun borcunu ödemeyerek düşük temerrüt faizinden yararlanarak haksız kazanç elde ettiği ve borçlunun borcunu ödememesi, direngen durumda olması nedeniyle mahkemelerdeki dava sayısının hızla arttığı görülmektedir. Bu nedenle yüksek enflasyonist dönemde soyut yöntemin dikkate alınması tüm bu sakıncaları ortadan kaldıracak, adaletin gerçekleşmesini sağlayacaktır.
Her somut olayın özelliği de nazara alınarak bulunulacak zarar miktarının .....kapsamında değerlendirilerek tespiti gerekir.
Munzam zararın hesap yönteminde dikkate alınacak ekonomik veriler;
1-Her yıl itibariyle gerçekleşen ... oranı,
2-Bankaların 3 aylık ortalama vadeli mevduat faiz oranları,
3-Devlet tahvillerine verilen faiz oranları,
4-Döviz kurlarındaki ... değişim oranları,
5-Asgari ücret artışı,
6-Altın fiyatlarındaki artış şeklinde sepetteki bu verilerin ortalamasının mahkemece zararın hesaplanmasında dikkate alınması gerekir.
Öte yandan davalı yan cevap layihasında zamanaşımı def'i dermeyan etmişse de, munzam zararın tazmini davası 818 sayılı BK’nın 125 ve TBK'nın 146. maddesi uyarınca 10 senelik zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise alacaklının alacağının tamamının tahsil edildiği tarihtir. Davalı vekilinin zamanaşımı yönünden istinaf sebepleri bu nedenle yerinde değildir. Yine davalı istinafında davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle redde mahkum olduğunu ileri sürmüşse de, yukarıda belirtilen hususlar uyarınca yapılacak tahkikat ve bilirkişi incelemesi neticesinde alacak miktarı netlik kazanacağından, munzam zarar alacağının niteliği gereği likit ya da belirlenebilir olmasının mümkün olmadığı belirgin olmakla bu yöne ilişkin sair istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Somut olayda,....günü davalı sigortacının poliçe teminatı altındaki.......adresindeki .. cam olarak adlandırılan beyaz renkli camdan mutfak eşyası üretimi yapılan fabrikada, ana üretim kısmı olan fırında meydana gelen sızıntı sonucunda yangın meydana geldiği ve bu yangına bağlı olarak makineler, demirbaşlar, hammaddeler ve emtialar doğrudan hasara uğradığı, poliçe kapsamında davalıdan zararın tazmini istenmişse de olumlu sonuç alınamaması üzerine.. tarihinde dava açıldığı,...... Karar sayılı ilamıyla fabrikadaki ana yapı, makine ve teçhizatta meydana gelen hasarların toplam tutarının ... TL olduğunun tespit edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda..... sayılı dosyası ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği,....ayılı kararı ile de... tarihinde kararın onanarak kesinleştiği, bunun üzerine... sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve hasarlı makineler için .. TL ana para, .. TL işlemiş ticari faiz olmak üzere bu kalem eşya için toplam .. TL'nin tahsil edildiği hususları ihtilafsızdır.
Davacı vekili ülkenin içinde bulunduğu enflasyonist ortam, paranın değer kaybı dikkate alındığında parayı tahsil edebilmesinin ..sene sürmesi, davacının alacağının tamamını ... tarihinde tahsil ettiği, muacceliyet .. tarihinden alacağın tahsil edildiği tarihe kadar ülkemizdeki enflasyon oranları, yabancı paranın değer artışı, altın fiyatlarının artışı, vadeli mevduat faiz oranları, devlet tahviline verilen faiz oranı, asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergeler yine o dönem içerisindeki yasal faiz oranları dikkate alındığında, davacı alacaklının parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çabada bulunmasının hayatın olağan akışına da uygun olduğu, en azından paranın değer kaybını önlemek için döviz, altın, vadeli mevduat hesabı, devlet tahvili gibi yatırımlara yönelmesinin doğal olduğu kanaatine varılmakla, davacı alacaklının temerrüt faiz oranı üzerinde aşkın zararı (munzam) oluştuğunun kabulü gerekir.
Mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen ekonomik unsurlar da dikkate alınarak oluşturulan sepet hesabına göre davacı alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayıp uğramadığı tespit edilerek, varsa bu zarar miktarından da davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faiz miktarı çıkartılarak, davacının munzam zarar miktarı bulunup davacı alacaklının aşkın zararının (Munzam) tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacının somut olarak zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi gereğince kararın kaldırılması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı ...... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf sair yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,
5-.......Esas,....Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
6-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,
7-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı 427,60 TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,
8-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,
9-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
10-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nin 353 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. ..
. .
Başkan .
¸e-imzalıdır
..
Üye..
¸e-imzalıdır
....
Üye ..
¸e-imzalıdır
....
Katip ...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."