T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:.
KARAR NO:..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: ..
NUMARASI:..
DAVACI: ... ...
VEKİLLERİ: Av. ....
DAVALILAR: 1-... ...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: İnançlı İşleme Dayalı Olarak Şirket Hissesinin Tescili
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ:...
YAZIM TARİHİ: ...
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraflarca istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili; davalı şirketin kuruluşunda ortağı olan müvekkilinin şirketin ortaklarının tamamının kanunen .. olma zorunluluğu ve müvekkilinin yurt dışında olması sebebi ile müteveffa ...... tarihli inançlı işlem protokolü yapılarak kendi hissesini devrettiğini, protokole göre devir muamelesinin göstermelik olarak yapıldığını, hisselerini devretmiş gözüken davacının şirketteki ortaklarının hiçbir değişikliğe uğramadan aynen devam ettiğini, şirkete ruhsat alınmasını müteakip birlikte veya münferiden istedikleri anda hisselerinin kendilerine, hiçbir koşul ileri sürülmeden aynen iadesinin sağlanacağının taahhüt edildiğini, ancak bu tarihten sonra müvekkiline çok düşük meblağlarda kâr payı ödemeleri yapıldığını, son ..yıllık süreçte de herhangi bir kâr payı alacağı ödemesi yapılmadığını,.... tarihli protokol gereğince de şirket sermaye arttırımına giderek müvekkilin hissesinin ... oranına düşürüldüğünü, davalı tarafa gönderilen ihtar sonucunda da şirket yetkililerinden müvekkilin hissesinin .... oranına düştüğünü öğrendiklerini, son sermaye arttırımı ile ilgili müvekkilin hiçbir bilgisi bulunmadığını, her iki sermaye arttırımının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek .... sicil numaralı davalı ... protokol uyarınca ..... oranında hissesine sahip olan müvekkillerinin hissedarlığının tespiti ile hükmen tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı.....vekili; anılan protokolün ancak imzası bulunan taraflar arasında geçerli olduğunu, müvekkilinin bu protokolde taraf olmaması nedeniyle davanın husumetten reddi gerektiğini, ayrıca ... tarihli protokole dayalı taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı ile diğer davalı arasındaki protokolde ruhsat alınmasını müteakip hisselerin iadesinin sağlanabileceği ifadeleri yer aldığını, ruhsatın... tarihinde alındığını, muacceliyet kabul edilmesi gereken tarihin ...olduğunu, protokolün inançlı işlem olarak nitelendirilmesi durumunda davanın ruhsatın alındığı ... tarihinden itibaren . yıllık süresinde en geç .... tarihine kadar açılması gerektiğini, davanın ... tarihinde açıldığını, öte yandan şirkette sermaye artışına gidilmiş olup davacının .. oranında talep ettiği hisse oranına itibar edilemeyeceğini beyanla davanın reddini dilemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, davanın özel şahıs olan müvekkillerine değil,...... ve davalı şirket aleyhine açılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın müvekkilleri açısından pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müteveffa . ..’ten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını ve aralarında yapılan herhangi bir inançlı işlem bulunmadığını davacının ....ranında hisseye sahip olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: Mahkemece ...... tarihli kararıyla; davacı ile davalıların murisi . . arasında....... tarihli inançlı işlem olduğu, her ne kadar yapılan inançlı işlem sözleşmesinde davacının imzası bulunmasa da içeriğine göre bu sözleşmenin davacı lehine de yapıldığının kabulü gerekeceği, bu işleme göre davacı hissesini adı geçen davalıya devredeceği ancak gerçekte davacının ortaklıktan kaynaklanan bütün hakları baki kalacaktır ve işlemde belirtilen işlemlerin yapılmasını takiben hisse yeniden davacıya devredileceği,... tarihli belgeden, taraflar arasında tesis edilen hisse devir sözleşmesinin, esasında sözleşmeye konu hisselerinin tek elden yönetilerek sözleşmede belirtilen işlemlerin yapılmasının kolaylaştırılması amaçlandığı, davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve temsil edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, protokol ve tüm dosya kapsamından davacının diğer davalı şirketteki hissesini davalı . ..’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlediği ve ilan edildiği, inançlı işlem protokolünden sonra davalıların . .. uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hissesinin uhdesinde kaldığı, davaya konu ..hissenin dava tarihi itibariyle ulaştığı miktar ...... olarak tespit edildiğinden ..... (mirasçıları) adına kayıtlı bu miktardaki hissenin.. vefatı nedeniyle mirasçılarından miras hisseleri oranında alınarak davacıya verilmesi ve pay defterine işlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı her nekadar. .. hissenin tescili gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacının protokol gereği sahip olduğu bu hisse protokol tarihindeki hisse olup, sermaye arttırımları gözetildiğinde dava tarihi itibariyle bu hissenin karşılığı olan miktara hükmedilmesi gerektiği....... davalıların zamanaşımı defi yönünden ise, inanç da bir sözleşme olup, genel zamanaşımı süresine tabi ise de buradaki sürenin başlangıcı, inanç gösterilenin borcunu yerine getirmeyeceği konusundaki tavrının ortaya çıkması ile başlayacağı, inanç gösteren kişinin hakkına yargısız ulaşabileceği umudunun tükendiği tarih zamanaşımı süresinin başlangıcını teşkil edeceği, henüz inanç gösterilenin borcunu yerine getirmeyeceği konusundaki tavrının ortaya konmasından itibaren genel zamanaşımı süresi geçmediğinden zamanaşımı defi yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile........numarasında kayıtlı bulunan ...'ndeki.........davacıya ait olduğunun tespiti ile bu hissenin davalı......mirasçılarına intikal eden hisselerden...... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi oranında mirasçılardan alınarak davacıya verilmesi ve pay defterine işlenmesine karar verilmiş olup; hüküm davalılar vekilince istinaf edilmekle; ....... Karar sayılı kaldırma ilamıyla; eldeki davada anılan hisse üzerinde hak iddia ettiğinden başka bir deyişle taraflar arasında hisselerin mülkiyeti konusunda uyuşmazlık bulunduğundan dava nisbi harca tabi bir dava olup mahkemece, harcın ödenip ödenmediğinin re'sen gözönünde bulundurulması gerekeceği, her ne kadar netice-i talep kısmında hissedarlığın tespiti istenmiş ise de bunu yanı sıra hükmen tescil talebi de bulunduğu, davanın açıklanan mahiyetine göre öncelikle iptali istenilen anonim şirket hissesinin dava tarihi itibariyle davacının hissesine düşen payı yönünden harca esas değerinin tespiti gerekeceği, hisselerin aynına ilişkin ihtilaf söz konusu olup, dava açılırken dava dilekçesinde sembolik olarak harca esas değer belirtilmediği gibi maktu peşin harç yatırılmadığı, yargılama esnasında alınan... havale tarihli bilirkişi raporu ile de dava tarihi itibariyle davacının...... hissesine tekabül eden kaydi değerin ......TL olduğunın anlaşıldığı, mahkemece bu bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş ise de maktu karar harcı alınmak sureti ile hüküm verildiği, şirket malvarlığı üzerinde rayiç bedellerine göre değerlerinin tespiti için mahallinde ilgili teknik bilirkişiler eşliğinde keşif icra edilerek öncelikle dava tarihi itibariyle harca esas değeri belirledikten sonra, ....... maddesi uyarınca harcın ikmali için öncelikle davacıya mehil verilerek, anılan kanunun .. ve yönetmeliğin ... maddesine göre harç ikmali cihetine gidilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik tahkikat ile yazılı şekilde anılan yasal düzenlemeler nazara alınmadan kaydi değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi ve maktu harca hükmedilerek davanın esasına ilişkin hüküm verilmesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle, kamu düzenine ilişkin harç eksikliğinin tamamlatılması amacıyla esastan incelenmeksizin kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece, keşif neticesinde saptanan harca esas değer üzerinden noksan harç ikmalinin sağlanmakla, davacı ile davalıların murisi . . arasında.. tarihli inançlı işlem olduğu, her ne kadar yapılan inançlı işlem sözleşmesinde davacının imzası bulunmasa da içeriğine göre bu sözleşmenin davacı lehine de yapıldığının kabulü gerekeceği, bu işleme göre davacı hissesini adı geçen davalıya devredeceği ancak gerçekte davacının ortaklıktan kaynaklanan bütün hakları baki kalacaktır ve işlemde belirtilen işlemlerin yapılmasını takiben hisse yeniden davacıya devredileceği,.. tarihli belgeden, taraflar arasında tesis edilen hisse devir
sözleşmesinin, esasında sözleşmeye konu hisselerinin tek elden yönetilerek sözleşmede belirtilen işlemlerin yapılmasının kolaylaştırılması amaçlandığı, davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve temsil edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, protokol ve tüm dosya kapsamından davacının diğer davalı şirketteki hissesini davalı . ..’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlediği ve ilan edildiği, inançlı işlem protokolünden sonra davalıların .. ..’ın uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hissesinin uhdesinde kaldığı, davaya konu .. hissenin dava tarihi itibariyle ulaştığı miktar .. olarak tespit edildiğinden .. (mirasçıları) adına kayıtlı bu miktardaki hissenin ...... vefatı nedeniyle mirasçılarından miras hisseleri oranında alınarak davacıya verilmesi ve pay defterine işlenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı her nekadar ... hissenin tescili gerektiğini ileri sürmüş ise de; davacının protokol gereği sahip olduğu bu hisse protokol tarihindeki hisse olup, sermaye arttırımları gözetildiğinde dava tarihi itibariyle bu hissenin karşılığı olan miktara hükmedilmesi gerektiği......, davalıların zamanaşımı defi yönünden ise, inanç da bir sözleşme olup, genel zamanaşımı süresine tabi ise de buradaki sürenin başlangıcı, inanç gösterilenin borcunu yerine getirmeyeceği konusundaki tavrının ortaya çıkması ile başlayacağı, inanç gösteren kişinin hakkına yargısız ulaşabileceği umudunun tükendiği tarih zamanaşımı süresinin başlangıcını teşkil edeceği, henüz inanç gösterilenin borcunu yerine getirmeyeceği konusundaki tavrının ortaya konmasından itibaren genel zamanaşımı süresi geçmediğinden zamanaşımı defi yerinde görülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile ......numarasında kayıtlı bulunan .. .... davacıya ait olduğunun tespiti ile bu hissenin davalı . .. mirasçılarına intikal eden hisselerden...... yevmiye numaralı mirasçılık belgesi oranında mirasçılardan alınarak davacıya verilmesi ve pay defterine işlenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, şirketin sermaye arttırımına giderek müvekkilinin hissesini kötü niyetli olarak ..... oranına düşürdüğünü, bu nedenlerle şirket hisse oranının....olarak belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, protokolün ancak protokolde imzası bulunan gerçek kişiler arasında geçerli olduğunu, taraf olmayan müvekkilinin bu davada da taraf olamayacağını, ... tarihli protokolün ilk paragrafında; . gibi kurumların gerek çalışma ruhsatı vermesi gerekse de anlaşmalı statüsünde hizmet alımları hususunda ileri sürdükleri şirketin ortaklarının doktor olması şartı nedeni ile.....ruhsat alınması ve .. ile olan iş ilişkilerinin bir engele takılmaması için hisse devri yapıldığını, protokolün 2. paragrafında ruhsat alınmasına müteakip; birlikte veya münferiden; istedikleri anda hisselerin kendilerine, hiçbir koşul ileri sürmeksizin aynen iadesinin sağlanacağı hükümleri bulunduğunu, .... tarihli protokole göre inanç konusu şeyin (şirket hissesinin) iadesi gerektiği tarihin .. .. ruhsat alınması tarihi olduğunu, alacağın muaccel olduğu yani davaya konu hisselerin iade edilmesi gereken tarihin ....... olup işbu davanın açılma tarihinin ise en geç .... olduğunu, oysa ki davanın tarihi... tarihinde açıldığını, .. yıllık zamanaşımı süresinden sonra dava açıldığını beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; inançlı işlem iddiasına dayalı olarak anonim şirket hisselerinin iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu nazara alınarak yapılmıştır.
Davacının inançlı işlemle paylarını . .. devrinden sonra sermaye arttırımına gidilmesi nedeniyle davacının pay oranı... düşmüştür. Payların . .. ve mirasçılarında bulunduğu süre içeresinde davacı sermaye artırımına katılmadığından pay oranının .. olarak belirlenmesi talebinin kabulü mümkün değildir. Davacı sermaye arttırımının kendi pay oranının düşürülmesi için yapıldığını iddia etmişse de bunu kanıtlayacak bir delili dosyaya sunmuş değildir. Hazırlanan bilirkişi raporlarında sermaye arttırımına ilişkin sermaye ödeme borcunun da yerine getirildiği anlaşılmakla sermaye arttırımının... hükümlerine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının bu konudaki istinaf talebi kabul edilmemiştir.
Dava konusu paylar davalı.......hükümlerine göre kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip sermaye şirketidir. Bu nedenle . .. davada davalı olarak gösterilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davalı . .. husumet yönündeki istinaf talebi bu nedenle kabul edilmemiştir.
İnançlı işlemlerde zamanaşımı süresi...... göre on yıldır. İnançlı işlemler; gizlemek amacıyla, teminat amacıyla, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla, kanunların elverişsiz hükümleri nedeniyle ve alacağın tahsili, bir malın idaresi veya hayatın bazı icapları nedeniyle yapılmaktadır ...... Bu inançlı işlem türlerinde zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı tarih konusunda .. bir ayırıma gitmeksizin inanç konusu şeyin iadesinin gerektiği tarihi zamanaşımının başlangıç tarihi olarak kabul etmektedir.
Dava konusu inançlı işlemin taraflarından dava dışı . ...... Karar sayılı kararında aynı davalıların zamanaşımı def'inin mahkemece reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulmamıştır. Bu nedenle mahkemece zamanaşımı definin reddine ilişkin kararın .. yerleşik kararlarına uygun olduğu anlaşılmaktadır.
... maddesi kapsamında davacı ve bir kısım davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, kaldırma ilamımıza uygun olarak dava değerinin usulüne uygun olarak tespit edilerek eksik harcın ikmalinin sağlandığı, talebin zamanaşımına uğramadığı ve dava tarihi itibariyle davacı payına tekabül eden .... miktara mahkemece usul ve yasaya uygun olarak hükmedildiği, hisse konusu şirketin de davada yer almasında bir isabetsizlik görülmediği, bu minvalde verilmiş ilk derece mahkemesinin hükmünde ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, davacı ve bir kısım davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun ...(1) maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı ... ve Davalı ....... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ......'den tahsili lazım gelen .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye 3.197,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı ...'dan tahsili lazım gelen 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından ayrıca istinaf vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleşince artan gider avansının tarafa iadesine,
7-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir...
....
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."