T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
XNUMARASI :....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ...
: Av. ...
DAVALILAR : 1 -....
VEKİLİ : Av. ....,
:..
VASİ : .... .
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satım Sözleşmesinden kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : ..
KARAR YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, yanlar arasında davalının .. .. mağazasında ek olarak belirttikleri .. TL karşılığında satışına dair anlaşıldığını, müvekkili her biri .. TL olan ürünlerin toplam bedellerini .. tarihinde peşin olarak davalıya ödediğini, fakat davalı firmanın ürünlerini haksız şekilde teslim etmekten kaçındığını beyanla akdinin ihlali sebebiyle bahse konu 30 adet ürünün aynen teslimini, bunun mümkün olmaması halinde ürünlerin güncel piyasa bedeli farkı şimdilik .. TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, tüketici memnuniyeti sağlanarak bedel iadesi yapıldığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere süreç takibinin ayrıntılı olarak yapıldığını arabuluculuk sürecinde davacının ödeme yaptığı .. TL'nin müvekkili şirket tarafından iade edildiğini, davacının müvekkili şirketten talep ettiği bedelin ivedilikle davacıya iade edilmiş olduğunu süreç içerisinde memnuniyetin sağlandığını, müvekkili şirketin ilgili ürünün üreticisi olmayıp satıcısı konumunda olduğunu beyanla davanın reddini dilemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, makinelerin davacı tarafından davalıdan alındığı, davacının bedelin ödendiği, davalının makineleri zamanında teslim etmediği, hatta hiç teslim etmediği, davaya konu makine bedellerinin davacı tarafa iade olunduğu tarafların kabulünde olduğu, davaya konu makinelerin para iadelerinin davalı tarafından davacı tarafa yapıldığı ve davacının bu iadeleri kabul ettiği anlaşıldığı, diğer aynen ifa talep edilmesini gerektirir şartlar mevcut olmadığı, davacının aynen ifa talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davacının diğer zarar talebi bakımından aldırılan .. tarihli raporun istenilen hususlara ilişkin tam ve net belirleme ve hesaplama içermemesi nedeniyle hükme esas alınmadığı,.. tarihli bilirkişi raporunda ihtimalli olarak . hesaplama yapıldığı, ilk ihtimalde, raporun hazırlandığı tarih itibariyle ilgili zararın .. TL olduğu, ikinci ihtimal kapsamında ise makinelerin satın alındığı .. tarihi itibariyle ilgili zararın .. TL olduğu belirtildiği, burada önemli olan çamaşır makinelerinin satış zamanı ve iade edilen bedellerin (ortalama) tarihindeki davacının zararının belirlenmesi olduğu, zira o tarihte davalı tarafından davacıya davaya konu makinelerin para iadeleri yapıldığı, bu nedenle bilirkişi raporundaki ikinci ihtimalde belirlenen zarar olan .. TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği, her iki tarafın şirket olması ve davacının ticari faiz talep etmiş olması nedeniyle hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren avans faiz işletildiği, aynen ifa, bunun mümkün olmaması durumunda zararın tazmini taleplerinin terditli olarak talep edilmesi nedeniyle, aynen ifa talebi reddolunmuş ise de zarar talebi kabul edildiği, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ: Davacı vekili, davalı firmanın üzerine düşen yükümlülüğü kendi kusuruyla yerine getirmemesinden dolayı müvekkili bahse konu çamaşır makinelerini teslim alamadığını ve müvekkili aynı marka makine piyasada almaya çalıştığında ürünlerin piyasa değeri yükseldiğini, bu sebeple öncelikle bahse konu çamaşır makinelerin aynen teslimi aksi takdirde çamaşır makinelerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilecek güncel piyasa değeri farkının müvekkile ödenmesini arz ve talep edilmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından .. TL'ye hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine mahkemece alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin zararının rapor tarihi itibariyle zararın .. TL olduğu belirtilmesine rağmen bu bedel dikkate alınmadan daha düşük bir bedel üzerinden karar verilmesi müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili, ürünün davacı tarafından mağazadan satın alındığını, davacının mevcut olayda tüketici konumunda olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında tüketici işlemi kurulmuş olup davacı müvekkili şirketten alışveriş yapan tüketici konumunda olduğunu, işbu dava, hukuka aykırı olarak ticari işlem olmadan ve davacının tüketici sıfatına sahip olmasına rağmen Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olmasından dolayı görevsiz mahkemede açıldığını, bu sebeple öncelikle görevsizlik itirazın kabul edilerek görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, tüketici memnuniyeti tarafça mümkün olan en kısa zamanda sağlanmış olup bedel iadesi karşı tarafa yapıldığını, ancak karşı taraf kötüniyetli ve dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde süreci bilinçli bir şekilde sürüncemede bıraktığını, bu sebeple uyuşmazlık ile karşı tarafın iddia ettiği ve hukuki temelden yoksun sözde "oluşan zarar" arasında kesinlikle illiyet bağı bulunmadığını, karşı tarafın kendi kusuruyla kendi aleyhine meydana getirmiş olduğu bir zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olup tarafça kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından hükmedilen .. tarihli kararda tüketici konumundaki karşı taraf kendi kusuruyla temerrüde sebebiyet verdiği halde iddia ettiği sözde oluşan zarara avans faizi işletilmesi beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle; satım sözleşmesi kapsamında öncelikle teslim edilmeyen malların aynen ifası suretiyle teslimi, bu mümkün olmazsa zamanında teslim edilmeyen mallar nedeniyle buna bağlı olarak uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizce tetkikat, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni nazara alınarak yapılmıştır.
Davacı vekili istinafında; bilirkişi raporunda müvekkilinin zararının rapor tarihi itibariyle zararın .. TL olduğu belirtilmesine rağmen bu bedel dikkate alınmadan daha düşük bir bedel üzerinden karar verilmesi müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür.
.. adet çamaşır makinesinin davacı tarafında.. adet kredi kartı ile her bir çamaşır makinası için .. TL ve toplamda .. TL ödenerek .. tarihinde davalı taraftan satın alındığı çekişmesizdir. Davalı tarafın ise 30 adet çamaşır makinasının para iadesini .. yılı ocak ayı içinde davacı tarafından çamaşır makinalarının satın alındığı kredi kartlarına yaptığı görülmektedir.
Menfi zarar; sözleşmenin geçerliliğine veya hüküm doğuracağına güvenden doğan zarardır. Bir başka söyleyişle, sözleşme hiç yapılmasaydı, alacaklının içinde bulunacağı durumla şimdiki durum arasındaki fark menfi zararı oluşturur. Bu zarar kalemlerinden birisi de somut olayda olduğu gibi, sözleşmenin geçerliliğine veya hüküm doğuracağına güvenerek başkaları ile sözleşme yapılması fırsatının kaçmasından doğan zararlardır. (Örneğin, aynı şey sözleşme kurulduğu tarihte başkasından .. TL'ye alınabilecekken şimdi .. TL'ye satın alınabilmiştir veyahut sözleşmenin kurulduğu esnada başkasına .. TL'ye satılabilirken şimdi .. TL'ye satılabilmiştir.) Borçlu, temerrüde düşmekte kendisinin hiçbir kusurunun olmadığını (ifadaki gecikmenin kendisine izafe edilemeyecek bir sebepten doğduğunu) ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Öte yandan TBK'nın 124. maddesinin 1. bendinde belirtildiği üzere borçlunun hal ve davranışlarına nazaran borcunu ifa etmeyeceği belirgin olarak saptanmışsa, menfi zararın istenmesine ilişkin seçimlik hakkın kullanılabilmesi için alacaklının mehil vermesine lüzum bulunmamaktadır.
Somut olayda, bedel iadesi yapıldığı çekişmesiz olup borçlunun aynen ifada bulunmayacağı, dolayısıyla da süre vermenin faydasız kalacağı aşikardır. Yerel mahkemece hükme esas alınan .. tarihli rapor ihtimalli olarak düzenlenmiş olup, ihtilafa konu çamaşır makinalarının davacının davalıdan satın aldığı .. tarihindeki birim fiyatı esas alındığında ve bu birim fiyat para iadelerin yapıldığı .. yılı ocak ayına uyarlandığında . yılı ocak ayındaki birim fiyat .. TL olarak hesaplanmıştır. .. TL birim fiyatına göre; davacı toplamda .. TL ödediğinden davacının .. TL birim fiyattan alabileceği çamaşır makinası sayısı . adet olarak hesaplanmıştır. . .. adet çamaşır makinesi davacının .. tarihinde davalıdan aldığı çamaşır makinası sayısı ., birim fiyatı .. TL davalı tarafından para iadesinin yapıldığı .. yılı ocak ayı içinde (ocak ayı içinde 4 parça halinde yapılmıştır) davacının alabileceği çamaşır makinası sayısı ..birim fiyatı .. TL'dir. Davacının, paraların kendisine iade edildiği zaman davaya konu çamaşır makinelerini almasında.. adet çamaşır makinasının bedeli kadar zararının oluştuğu ve bu zararın .. TL/adet * 3 adet = .. TL olacağı hesaplandığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından ikinci ihtimal rapor tarihi .. tarihindeki rayiç ve veriler nazara alınmışsa da, tazminat hukukunda gerçek zarar ilkesi esas olup, .. tarihinde satın alınan makine bedelinin .. başında ocak ayında iade edildiği çekişmesiz olup, sözleşmenin o tarihte ifa edilemeyeceği kesinleşmiştir. Davacının bedeli kendisine iade edildiği ocak .. tarihi verilerinin nazara alınarak gerçek zararın bu ihtimal tercih edilerek belirlenmesi yerindedir. Bu nedenlerle davacı istinaf yerinde değildir. Esastan reddi gerekmiştir.
Davalı istinafı ise, aleyhe hükmolunan bedel .. TL olmakla karar tarihi... tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek Madde 1 hükmü uyarınca yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında kesinlik sınırı .. yılı için ... HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri .. geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Dolayısıyla davalı vekilinin istinafı karar tarihi itibarı ile HMK'nın 341/2 maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altında olup, ilk derece mahkemesince verilen karar davalı açısından kesin niteliktedir. Bu nedenle mahkemece davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden kararın kesin olması nedeniyle USULDEN REDDİNE,
5-İstinaf kanun yoluna başvuru harcı ile peşin alınan karar harcının isteği halinde davalıya iadesine,
6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
7-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
8-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir..
. .
Başkan .
¸e-imzalıdır
.. .
Üye . *
¸e-imzalıdır
. .
Üye ..
¸e-imzalıdır
. . .
Katip .
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."