T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :...
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :.....
NUMARASI :...
DAVACI :..
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av...
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ....
YAZIM TARİHİ : ....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirketin davacı firmadan birçok ürün satın aldığını, davalı tarafın fatura bedellerini ödemediğini, davalı aleyhinde... sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun kötüniyetli olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı.... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, cevap ihtarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin ..de davacı şirketten almış olduğu malın ayıplı çıktığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "bilirkişi tarafından hazırlanan raporunda özetle; davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan tüm incelemelerden sonra şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davacının ... takip talebi tarihinde .. TL alacaklı olarak gözüktüğünü mahkememize bildirmiştir. Akabinde dosya davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği bilirkişi hazırlamış olduğu raporunda özetle; (...) Davacının davalıya düzenlediği e-arşiv faturası elektronik olarak düzenlenmesi sebebiyle taraflar beyan bildiriminde bulunulmadan .. tarafından otomatik BS/BA formuna işlendiğini görüldüğünü, davalının, davacıya düzenlediği iade faturasına rastlanılmadığını, (...) davacı ticari defter kayıtlarında göre en son ... tarihi itibariyle kalan açık cari hesap borç ilişkisinden kaynaklı .. USD davacı bu alacağını .... yevmiye numaralı ihtarname ile ödenmesini istediğini, (...) mahkememize bildirmiştir. (...) Raporun mahkememizce denetlenmesi neticesinde tespitlerin dosyada bulunan deliller ile uyumlu ve gerekçeli olduğuna kanaat getirilmekle hükme esas alınmıştır. Davacının ticari defterlerine göre davacı takip tarihinde takibe konu alacak miktarında davalıdan alacaklı olup, davalının ticari defterlerine göre ise davacının alacağı daha fazla miktardadır. Bu haliyle davacı tarafça icra takibinde talep edilen alacak miktarının ispat edilmiş olduğuna kanaat getirilmiştir. Yine davalı tarafça ayıp savunmasında bulunulmuşsa da; davalı tarafından davacıya ayıp ihbarı yapıldığına dair dosyaya herhangi bir delil ibraz edilmediği, yine her ne kadar davalı tarafından delil tespiti yaptırılmışsa da davaya konu icra takibinin ... tarihinde başlatıldığı, ödeme emrinin.. tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ancak delil tespiti başvurusunun bu tarihlerden sonraki bir tarih olan .. tarihinde yapıldığı anlaşılmakla davalı yanın ayıp savunmasına itibar edilmemiştir. Öte yandan alacak likit nitelikte olup davalı da itirazında haksızdır. Bu haliyle de davacı lehine 2004 sayılı İİK m. 67/2 hükmünde öngörülen şartlar oluştuğuna kanaat getirilmiştir. Ancak bakıldığı zaman icra takibinde USD para birimi üzerinden talepte bulunulmuştur. (...) Bu haliyle de talep edilen asıl alacak miktarının takip tarihindeki . .. efektif satış kuru üzerinden bulunan alacak miktarı üzerinden davacı lehine % 20 nispetinde icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. (...) Bu haliyle de mahkememizce vekalet ücreti ve yargılama giderleri bakımından değerlendirme yapılırken dava tarihindeki döviz kuru baz alınarak hesaplama yapılmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı taraf istinaf dilekçesinde; borca konu olan malın ayıplı olduğunu, gerekli bildirimlerin zamanında yapıldığını, delil tespiti davasının ödeme emrinin tebliğinden sonra yapılmasının sebebinin davacı şirketten malların geri çekilmesi üzerine kalınan mutabakatın ihlal edilerek haksız icra takibinin başlatılmış olması olduğunu, borca konu malların müvekkili tarafından uygun koşullarda davacı şirkete iade edilmek üzere saklanmakta olduğunu, bu mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, mahkemenin tanıklarını dinlemediğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 207 ve davamı maddelerine göre alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılmış icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının satışını yaptığı ürünlerin parasının ödenip ödenmediği ve satışı yapılan ürünlerdeki ayıp iddiasının hukuken geçerli olup olmadığı konusundadır.
Davalı taraf ayıp iddiasında bulunmuştur. Mahkemece davalı tarafından davacıya ayıp ihbarı yapıldığına ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle ayıp incelemesi yapılmamıştır.
Mutlak ticari davalarda ayıp defi 6102 sayılı TTK m. 23/I-c'de ki; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne göre ve bu maddenin yollama yaptığı 6098 sayılı TBK m. 223/II'de ki; "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmüne göre ileri sürülebilir. Her iki madde birlikte değerlendirildiğinde açıkça belli olan ayıpların teslimden itibaren iki gün içinde açıkça belli olmayan ayıpların sekiz gün içinde ve olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ayıpların ise anlaşılmasından hemen sonra satıcıya bildirilmesi gerekir.
Davacı taraf alacağının kendisine ödenmesi için davalı tarafa...sayılı ihtarnamesini göndermesi üzerine davalı tarafından ...sayılı ihtarnamesi ile cevap verilmiştir. Bu ihtarnamede davalı taraf..ayında gönderilen mallarda ayıp tespit ettiklerini bildirmiştir. Davalı tarafın davacıya gönderdiği cevap ihtarnamesinde..ayında ayıp tespit ettikleri, ancak TTK m. 23/I-c'de belirtilen iki ve sekiz günlük süre içinde ihbarda bulunmadıkları, ayıbın .. ayında tespit edilmesine karşın TBK m. 223/II'ye göre hemen ayıp ihbarında bulunma yükümlülüğünü de yerine getirmedikleri anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı ayıp ihtarında bulunmuş ancak yukarıda belirtilen yasa hükümlerinde belirtilen süreler içinde bir ayıp ihbarında bulunmamıştır. Bu nedenle mahkemenin ayıp iddiasına ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yaptırmamasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakta olup davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 13.267,00 TL istinaf harcından peşin alınan 4.927,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.339,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir...
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."