T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : .....
ÜYE :..
ÜYE : ...
KATİP : .
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : ....
NUMARASI : ....
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av. ....
DAVALILAR : ...
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Ayıplı Araç Satışı Nedeniyle Maddi Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :....
YAZIM TARİHİ :....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında....... tarihinde eski plakas......... saşi numaralı araç için.........yevmiye numaralı noter huzurunda satış sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin bu aracı .... ve bu şirketin ortaklarından ....-TL'sini müvekkilinin davalı ...... banka hesabına havale suretiyle bakiye kısmını ise elden ödediğini, ancak tarafların gerçek satış bedelinin .....-TL gösterdiğini, davalı tarafların satılanda bildirdiği niteliklerin satılan araçta bulunmadığını, söz konusu aracın nitelik ve niceliğini etkileyen kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı müvekkilinin beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan maddi, ekonomik ayıpların bulunduğunu, aracın satın alınması sürecinde davalıların alıcı müvekkiline aracın sorunsuz ve muhayyer olduğu bilgisinin verildiğini, lakin aracın satın alınmasından sonra müvekkilinin satış esnasında gözle görülemeyeceğini, dikkat etse dahi görme ihtimali olmayan gizli ayıbın ortaya çıktığını, müvekkilinin mesleğinin tır şoförlüğü olduğunu, aracın arıza vermesinden hemen sonra davalılar ile irtibat haline geçtiğini, araçtaki arızayı gidermediklerini belirterek ayıplı araç için ayıptan kaynaklı hasarların onarımı için yapılan .-TL masrafın müvekkili tarafından karşılanması sebebiyle satış bedelinden indirim istenmesi ile birlikte müvekkili tarafından gizli ayıbın giderilmesi suretiyle yapılan ...-TL bedelin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile araç bedelinden indirim olarak müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, ayıplı mala ilişkin taraflarına süresinde bildirimde bulunulmadığını, müvekkil firmanın ..... yılından bu yana araç alım satım işleri ile uğraşmakta olduğunu, dava konusu araçta müvekkil şirketin kusura bağlı bir ayıp bulunmadığını, kanunda yapılan tanıma göre malın ayıplı olarak kabul edilebilmesi için taraflarca kararlaştırılmış örnek ya da modele uygun olmaması veya tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımaması gerektiğini, uyuşmazlık konusu aracın davalı müvekkil şirket yetkilileri tarafından davacı tarafa eksiksiz ve sorunsuz çalışır bir şekilde teslim edildiğini, satış işlemi öncesinde ekspertiz raporu davacıya sunulduğu gibi davacının da istediği ekspertize başvurabileceğinin belirtildiğini, müvekkil firmanın, davacı tarafın kendisine durumu izah etmesinden sonra basiretli bir tacir olarak satış bedeli ve araca harcandığı iddia olunan masrafları karşılamak suretiyle taraflarına iade edilmesini teklif ettiğini ancak davacı tarafından bu teklifin kabul edilmediğini, aracın müvekkili tarafından ... tarihinde satıldığını, davacı aracın .. tarihinde . . yapılan fiziki muayene sonucunda ... fatura no ile arızalı olarak tespitinin yapıldığını belirttiğini, davacı tarafından araçta olduğu iddia olunan gizli ayıpların motor kısmında olduğu ve aracın uzun yolda yük taşımada kullanıldığı göz önüne alındığında, satış işleminden bu kadar süre sonra ortaya çıkması kabul edilebilir bir olgu olmadığını, iddia edilen arızaların davacının kullanımından kaynaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, ayıp iddiasının aldırılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere aracın ayıplı olmadığı belirlenmiş olması dikkate alınarak davacının davasının ispat edemediği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF GEREKÇELERİ: Davacı vekili, raporda araçtaki motor arızasının kullanıma bağlı olabileceği şekilde muhtemel bir değerlendirmede bulunarak akabinde motor arızasına ilişkin teknik bilgilerin sunulduğunu, davaya konu araç günlük hayatta kullanılan binek otomobil olmayıp uzun yol yapmak ve tonlarca.. yük taşımak amacıyla tasarlanan ve yapılan tır olduğunu, dolayısıyla bütün mekanik aksamları ve bu aksamlardan en önemlisi olan motor kısmı sıradan otomobillerin yapabileceği km mesafesine göre değil, amacına hizmet edebilmesi amacıyla çok daha sağlam ve uzun ömürlü kullanılması için üretildiğini, yani dava konusu aracı, sıradan günlük hayatta kullandığımız otomobiller ile aynı sınıfta değerlendirerek.. aylık bir kullanım sonucunda muhtemel kullanım hatası demek olduğunu, müvekkilinin, aracın motor kapağında çatlak çıkması nedeni ile çıkma silindir kapağı, çıkma eksantrik mili çıkma piyano horozu, ve silindir kapağı civatası aldığını, bu parçaların orijinalleri çok pahalı olduğu için başka bir araçtan çıkma ürün almak zorunda kaldığını, raporda, çıkan parçaların iddia edilen arızadan kaynaklandığı ve uyumlu olduğunu tespit etmesine rağmen kullanım esnasında oluşmasının beklenen sonuç olduğu değerlendirmesine esas alarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, satıma konu tırdaki ayıp nedeniyle yapılan tamir onarım masraflarının satıcıdan tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının ihtilaf konusu tırı yaklaşık .. km'de iken satın aldığı ve üst kapak çatlağı sebebiyle oluşan hasarın ortaya çıkmasına kadar .... km kullandığı, üst kapak çatlakları ve buna bağlı sorunların .. km'lik bir kullanım esnasında oluşmasının beklenen ve olağan bir sonuç olarak değerlendirildiği, satış esnasında araçta üst kapak çatlaklarının mevcut olduğuna dair dosya kapsamına beyan dışında somut ve yeterli bir kanıt sunulamadığı, ayıbın satış sırasında mevcut olduğunda ilişkin ispat yükümlülüğünün davacı alıcı tarafından yerine getirilemediği, yaptırılan teknik inceleme neticesinde de sorunun kuvvetle muhtemelen aracın . km'lik bir kullanımda bakım onarım yetersizliği ve kullanıcı hatalarına bağlı olarak ortaya çıktığının değerlendirildiği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu tırda meydana gelen zararın satış sırasında var olan bir ayıptan kaynaklandığının ispat edilemediği anlaşılmakla yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucu, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı . .. vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 07/03/2025
. .
Başkan .
¸e-imzalıdır
.. .
Üye ..
¸e-imzalıdır
...
Üye ..
¸e-imzalıdır
...
Katip..
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."