T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...........
KARAR NO : .............
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...........
ÜYE : ............
ÜYE : ............
KATİP :............
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : ...........
NUMARASI : ...........
DAVACI : ............
VEKİLİ : Av. .............
DAVALI : ............
VEKİLİ : Av..............
İHBAR OLUNAN : .............
DAVANIN KONUSU : Ayıplı Araç Satımı Nedeniyle Bedel İadesi ve Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : .
YAZIM TARİHİ : ....
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan ............ günü ............ plakalı ............. şase nolu .......... model ticari aracı ............. nolu noter senediyle satın aldığını, aracı işletirken ............. nolu dosyası ile . .. hakkında yürütülen soruşturmada aracın change çıkması sebebiyle............... İş sayılı kararıyla araca el konulduğunu, aracın durumunun belli olmaması sebebiyle müvekkilinin personel ve hasta servisi olarak kullandığı bu aracın ikamesi için dava dışı ............. plakalı aracın günlüğü ............-TL'den olarak haftanın 5 günü çalıştırılarak kiralandığını,................ araç üzerinde yaptığı incelemede aracın motorunun orijinal olduğunu, ancak şase kısmı ve diğer bölümlerinin ............. plakalı haciz şerhi işlenen başka bir araca ait olduğunu, müvekkili yetkilileri tarafından davalı şirket yetkililerinin haberdar edildiğini, araçta ortaya çıkan bu gizli ayıp sebebiyle aracı kullanma imkanı ortadan kalktığından davalı yetkililerinin duruma kayıtsız kalması üzerine............. yevmiye nolu ihtarnamesi ile araç bedeli ve zarar kalemlerinin istendiğini beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ..............-TL'nin davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, kendilerine teslim edilen aracın motor bölümünün ise davalı yana iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, .......... tarihli dilekçesiyle talebini ............ TL olarak artırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili, belirsiz alacak davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, tacir olan davacının basiretli olması gerektiğini ve satış sözleşmesinin şartlarıyla bağlı olduğunu, aracın change çıkmasında müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını, kötü niyeti de olmadığını, aracın change çıkması sebebiyle yürütülen soruşturmada müvekkilinin de mağdur durumda olduğunu, günlük .............. TL kiralama yapılmasının gerçeği yansıtmadığını, zira araç kiralandığı iddia edilen ............ isimli şahıs davacı ..... akrabası olup yapılan sözleşme davacının yapay zarar oluşturma ve bunu belgelendirme çabasının bir sonucu olduğunu, ayrıca ...'ın soruşturmada verdiği ifadeden ...'dan böyle bir kiralama yapıldığını ifade etmediğini, günlük .......... TL ye araç kiraladığını ifade ettiğini, davacı araç satış sözleşmesindeki satış bedelinin ............ TL olmasına rağmen aracın gerçekte .............. TL 'ye satın aldığını iddia etmişse de basiretli davranma yükümlülüğü gereği noter satış sözleşmesindeki satış bedelinin davacı için bağlayıcı olduğunu, yapılan diğer ödemelerin de araç satışına ilişkin olduğunun kabulünün mümkün olmadığını ve delillendirilemediğini, ayrıca kabul etmemekle birlikte bedel iadesi talebinde sadece noter satış sözleşmesindeki satış bedelinin istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, ayıbın davalıya bildirildiği, nitekim davalı tarafça bu bildirime bir itiraz sunulmadığı, ............. tarihli bilirkişi raporunun irdelenmesinde dava konusu araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, davalı tarafça satış sözleşmesi esnasında aracın ayıplı olduğuna dair aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmediği, nitekim davalının ayıptan haberdar olmaması söz konusu olsa dahi kusursuz sorumluluk prensibi gereği satıcının satılandaki ayıptan ............. hükmünce sorumlu olduğu, satıcının araçtaki ayıbı bilmediğinden bahisle sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığı, dava dilekçesi ekindeki masraf ödeme belgeleri hakkında ise ........... tarihli bilirkişi kurulu raporu ile dava konusu araca ilişkin satış sözleşmesi arasında illiyet bağının kurulduğu belirtilerek 09/03/2022 tarihli ve .......... tarihli bilirkişi raporlarına dayanarak davanın kabulü ile; ............. TL'nin .............. tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, davacı dava dilekçesinde aracın change çıkmasından dolayı müvekkilinin sorumlu olduğunu iddia ettiğini, ancak bunun gerçeğe aykırı olduğunu, tacir olan davacının, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü gereği aracı yapılan ekspertiz raporuyla ve satış sözleşmenindeki şartlarıyla aldığı bu şartların kendisi için bağlayıcı olması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin de aracı bu haliyle aldığını, aracın change çıkmasında herhangi bir kusuru olmadığı gibi bu konuda bir kötü niyeti de olmadığını, yerel mahkemenin ısrarı ve ihtarı üzerine ve hiçbir teknik husus belirtilmeden, hesaplama yapılamadan hazırlanan rapor ile bilirkişiler bağımsız ve tarafsız davranamadıklarını, davacının bedel artırım dilekçesinde belirtilen alacak kalemleri ile iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının tespiti hususunda yerel mahkemece rapor alınmasının da açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarar kalemleri arasında illiyet bağının olup olmadığı hususunda yerel mahkemece re'sen rapor alınması gerektiğini, kira sözleşmene ilişkin herhangi bir makbuz fatura sunulmadığını, her aşamada kolaylıkla düzenlenen adi yazılı sözleşmeye itibar edilemeyeceğini, zira ...'ın davacının gayri resmi ortağı olduğunu, ayrıca kabul etmemekle birlikte bedel iadesi talebinde sadece noter satış sözleşmesindeki satış bedelinin istenebileceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, hukuki ayıba dayalı araç satımına istinaden sözleşmeden dönme nedeniyle bedel iadesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, eldeki davayla satın almış olduğu aracın kimliğinin değiştirildiğinin tespit edilmesi üzerine el konularak muhafaza altına alındığını ileri sürerek sözleşmeden dönüldüğünden bahisle satış bedeli ile her hafta 5 günlük ikame araç kiralama bedeli, noter ihtar masrafı, eksper gideri, devir işlem bedelleri ve motor taşıma masraflarının davalıdan tahsilini istemiş; davalı ise araçtaki işlemlerle ilgili her hangi bir bilgisi olmadığını, kendisinin de aracı bir başkasından satın aldığını savunmuştur.
Dava konusu ............. plakalı araç üzerine.............. Sor. sayılı dosyası gereğince,................... İş sayılı kararı ile ............... tarihinde el konulmuştur. Soruşturma gereğince tedbir konulması nedeniyle, araçta hukuki ayıp bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda satıcının TBK'nun 214/1 maddesi gereğince, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olacaktır. Öte yandan TBK'nın 219. maddesinde, "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu durumda; hukuki ayıplı olarak satılan araç nedeniyle davacı alıcının akidi olan satıcı, davacının zararını karşılamak zorundadır. Bu noktada davalının iyi niyet iddiası dinlenebilir değildir.
Davacının uğradığı zarar kalemlerinden birisi, araca el konulması nedeniyle işlerin aksamaması adına uyuşmazlı konusu araç yerine 16/01/2021 tarihinden bu yana günlüğü ............. TL'den olmak üzere haftanın .. günü çalıştırılmak üzere ............ plakalı aracın dava dışı ...'dan kiralanması nedeniyle oluşan zarardır. Buna ilişkin ............... yıllık adi yazılı kira kontratı dosyaya sunulmuştur. Ne var ki, davacı araç maliki tarafından sunulu işbu adi yazılı belge her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesi mümkün belgelerden olup, tek başına zararı ispat edici nitelikte bir belge değildir. O halde mahkemece, davacı ................ ile dava dışı ... arasında var olduğu iddia edilen kira sözlemesinin 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, ibraz edilen sözleşme yükümlülüklerinin kim tarafından yerine getirildiği, davacı araç maliki ile kiralayan şirketin varsa ticari defter ve kayıtları üzerinde SMM bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin, fatura, ruhsat, cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ile vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, kiralanan araçta işletenlik sıfatının fiilen davacı yana geçip geçmediği hususları tartışılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile bu konuda hiç bir inceleme yapılmaksızın gerekçede de bu hususa yer verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Öte yandan araca fiilen el konulması tarihinin ... günü olması da nazara alınarak sunulan kira kontratı gereğince ................ arası kira zararı talep edilmişse de, dava tarihi ............. olmakla bu tarih itibariyle oluşmuş gerçek zarar istenebileceğinden, ................ tarihleri arasını kapsayacak şekilde inceleme yaptırılması talep edilmelidir. Dava teorisi uyarınca her dava açıldığı tarihteki koşul ve şartlara göre değerlendirileceğinden dava açılış tarihi .......... itibariyle oluşacak zararın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda tespiti gerekir.
Davacı vekili davalıdan satın aldığı aracın change (ayıplı) araç çıkmasına bağlı olarak dava dilekçesinde sair zarar kalemleri olarak; kiralama bedelinin yanı sıra, araç devir işlemleri (noter, emniyet vergi harç ödemeleri ) için ödenen ............ TL, eksper incelemesi için ödenen ........... TL, ..1 tarihli .............. yevmiye numaralı ihtarname gideri ............. TL, müvekkilinin aracın motorunu ................. TL bedelleri talep etmiştir. Yine Bilahare sunulan .............. tarihli talep artırım dilekçesiyle de, ............ TL araç bedeli ile ............. tarihine kadar ödenen kira bedeli ................ TL'nin yanı sıra; sair zarar kalemleri olarak............. ilinde yapılan soruşturma nedeniyle ............. arası yapılan karayolları ücretlerinin fişleri sunularak ............. TL,...............geçiş ücretleri İnternet üzerinden yapılan online ödemeler ............ TL, ............. TL prim bedeli,........... tarihli .............. yevmiye numaralı ihtar bedeli ................ TL, ............... TL'lik harç, ............... TL'lik harç, ............ araç muayene ücreti ............. TL, eksper incelemesi için müvekkil tarafından ödenen eksper ............ TL bedel talep edilmiştir.
HMK'nın 110. maddesi uyarınca objektif dava yığılmasında görünüşte tek dava var iken gerçekte talep sayısınca dava mevcuttur ve söz konusu bu birden fazla talepler birbirinden bağımsızdır. Mahkemenin önünde birden çok talep sonucu bulunması nedeniyle mahkemenin her bir talebi ayrı ayrı incelemesi ve her biri için ayrı hüküm kurması, her biri yönünden dava şartlarını da ayrı ayrı irdelemesi gerekir. Somut olayda, her iki taraf vekillerinin de imzasının bulunduğu ............ tarihli arabuluculuk anlaşmazlığına ilişkin son tutanakta açık bir şekilde uyuşmazlık konusu; ... tarihinde ............. yevmiye numaralı noter satış işlemi ile alman .. model .................. şasi numaralı aracı ................. araç olduğu gerekçesiyle müvekkil şirket tarafından araca ödenmiş olan araç bedelinin, .............. tarihinden itibaren işlemiş olan avans faizinin, söz konusu araç yerine ............... TL'ye kiralanan bir başka aracın kira bedelinin talebi" olarak hasredilmiştir. .. tutanağı detaylı olarak tetkik edildiğinde, gerek dava gerekse de talep artırım dilekçesinde satım ve kira bedeli haricinde ayrıca istenen sair zarar kalemleri uyuşmazlık konusu edilmediği gibi sözleşmenin ihlalinden kaynaklı uğranılan sair ya da tüm zararlarının istenildiğine dair davacı vekilinin ucu açık veya kapsayıcı şekilde herhangi bir uyuşmazlık beyanı da geçmemektedir. Bir başka söyleyişle, arabuluculuk safhasında uyuşmazlık ayıplı araç nedeniyle satım bedelinin iadesi ve sarfedilmek zorunda kalınan kira bedelleri olarak sınırlandırılmıştır. Bu durumda yukarıda bahsedilen kümülatif dava yığılması ilkesi de nazara alınarak, araç satım bedeli ile kiralama bedelleri haricindeki davada talep olunan sair zarar kalemleri yönünden usulünce arabuluculuk dava şartı oluşmadığının kabulü gerekir. Dolayısıyla, satım bedeli ile kira bedelleri haricindeki diğer talepler açısından dava şartı noksanlığı nedeniyle talebin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu yönler göz ardı edilerek karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Araç satım bedeli yönünden davalı vekilinin istinafına gelince; her ne kadar satış bedelinin ................ TL olduğu savunulmuş olup işbu bedelin tahsiline karar verilmişse de, .............. düzenleme şekilde tanzim olunan ............. yevmiye sayılı 27/10/2020 tarihli ............. plakalı araç satım sözleşmesinde satım bedeli .............. TL olarak beyan edilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasında satım bedelinin hangi bedel üzerinden gerçekte kararlaştırıldığı, ................. TL satış bedeli gösterilen noter satış senedi karşısında bedelde muvazaanın adi yazılı belge ile ispatının mümkün olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Hemen belirtmekte fayda var ki, muvazaa sözleşmesinde şekil koşulu aranmaz. Yazılı veya sözlü yapılabilir. Görünüşteki sözleşme şekle bağlı olsa dahi muvazaa sözleşmesinin yazılı veya resmi şekilde yapılması gerekmez. Görünüşteki sözleşmenin şekle bağlı olması halinde muvazaanın yazılı delil ile ispat edilmesi kuralı muvazaa sözleşmesinin yazılı olmasının geçerliliği için değil ispat edilebilmesi için aranan bir kuraldır. (.................) Görünüşteki yazılı bir sözleşmenin aksini iddia eden tarafın HMK'nın .. vd. maddeleri ile .. maddeleri uyarınca iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi zorunludur. Muvazaa sözleşmesi görünüşteki sözleşmeyi değiştirdiğine veya hükümsüz kıldığına göre ispat gücü kazanabilmesi için yazılı olması değinilen kanunların açık hükümleri gereğidir. Örneğin, tapulu taşınmazların devri şekle bağlıdır. Görünüşteki şekle bağlı devir sözleşmesi için düzenlenecek muvazaa sözleşmesinin geçerliliği şekle bağlı değilse de ispatı ancak yazılı delil ile mümkündür. (.................) Bu bağlamda HMK’nın 200 vd. maddesindeki düzenlemelerden hareketle, bedelde muvazaa iddiaları dahil, özellikle sözleşme tarafları arasındaki muvazaanın varlığının, gerçek satış bedelinin noterde gösterilenden daha yüksek olduğunun yazılı delillerle ispatı gerekmekte olup, tek başına tanık beyanı ile ya da salt hiç bir açıklama olmayan dekont makbuzlarıyla ispatı mümkün değildir. Bu minvalde, noter senedinde gösterilen ................ TL satım bedelinin aksine davalıdan sadır olmuş herhangi bir yazılı belge sunulamadığından, ............ TL üzerinden satım bedeli iadesine karar verilmesi gerekirken, herhangi bir yazılı delil olmadığı halde gerekçesiz bir şekilde ................ TL üzerinden satım bedelinin iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmüştür. (...............)
Kabule göre; davacı vekili satım bedelinin iadesine karşılık kendilerine teslim edilen aracın motor bölümünün ise davalı yana iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de, mahkemece bu yönde herhangi bir hüküm oluşturulmamıştır. Zira sözleşmeden dönülmek suretiyle satım bedelinin iadesine karar verilmesi halinde herkes elindekileri karşı tarafa iade etmekle mükelleftir. Bu durumda mahkemece HMK'nın.. maddesi gereğince infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde, satım bedelinin iadesine karar verildikten sonra, savcılık teslim tutanakları uyarınca davacı elinde bulunan ve davalıya iadesi lazım gelen motorun şase ve motor numaraları, ayırt edici unsurları karar yerinde açıkça belirtilerek, motorun iadesi yönünde hüküm kurulması gerekirken, bu yön açıkta bırakılarak davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu husus Dairemizce mutlak kaldırma sebebi olarak değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için gerekli olan deliller toplanmamış ve bu konuda her hangi bir değerlendirme yapılmamış olması, hüküm fıkrasının HMK'nın 297/2 maddesine açıkça aykırı olması nedeniyle davalı vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde delillerin toplanarak oluşacak sonuca göre usulüne uygun karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahal mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı .................. vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,
2-.................. sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,
4-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı ............... TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,
5-İstinaf sair masraflarının mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,
6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir..
............
Başkan ...........
¸e-imzalıdır
.........
Üye .........
¸e-imzalıdır
..............
Üye ...........
¸e-imzalıdır
...........
Katip .........
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."