T.C. GAZİANTEP BAM 11. HUKUK DAİRESİ
T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ......
KARAR NO : ........
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : .........
NUMARASI : .........
DAVACILAR : 1-... - ...
2-... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili, davalının müvekkilleri ... ve ... hakkında ............. esas dosyası ile ilamsız takip başlatmışsa da dayanak ......... keşide ......... vadeli, ....... TL bedelli senede ilişkin vadeden ....... tarihine kadar faiz uygulanarak senet miktarına ........ TL eklendiğini ve toplam ........ TL asıl alacak olarak takip başlatıldığını, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirildiğinden takip konusu bonolara vade tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi müvekkillerince boş senet olarak teminat amaçlı verildiğini, üzerinin amacı dışında doldurulduğunu, bononun zamanaşımına uğradığını belirterek borçlu olmadıklarının tespiti ile asgari %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında ticari ilişki kurulduğunu ve müvekkilinin şirketi olan....'den davacılara ait olan ... Gıda Hayvancılık Nak. adına 1 adet ......... ipi satın aldığını, sunulan irsaliyelerden anlaşılacağı üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin kaynağı miktarı ve tarihlerinin sabit olduğunu, irsaliyeler ile senet miktarı ve tarihlerinin birbirini doğruladığını, davacıların yasal süresinde borca ve imzaya itiraz etmediğini, yasal süresinde de borçlu tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, senedin sadece borç sebebi olarak belirtildiğini, borcun zamanaşımına uğramadığını, davacılar tarafından senedin müvekkiline verildiğinin kabul edildiğini, davacı tarafça imzanın da kendilerine ait olduğu ikrar edilmiş olup, asıl borcun da miktarına karşı bir itirazda da bulunulmayarak borç ilişkisi ve borç miktarının ikrar edildiğini beyanla davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: ............. Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne, kötü niyet ispatlanamadığından davacıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmekle; .......... karar sayılı, 10/06/2022 tarihli kararıyla; somut uyuşmazlıkta, davanın tarafları tacir olduğu, dava konusu tarafların ticari işletmesini ilgilendirdiği, uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olup çözümü Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girdiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davaya devamla yukarıda belirtildiği şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek görevsizlik nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; takibe dayanak bono için TTK'da belirtilen 3 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, takip tarihi gözetildiğinde TTK'nın 732.maddesinde keşideci için öngörülen 1 yıllık sebepsiz zenginleşme zamanaşımı süresinin de dolduğu, dolayısıyla bononun kambiyo vasfı bulunmadığı gibi uyuşmazlığa kambiyo hukuku hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, Yargıtay'nın yerleşik içtihatlarına göre zamanaşımına uğramış kambiyo senetleri HMK'nın 202. maddesinde düzenlenen yazılı delil başlangıcı hükmünde olduğu, yani tek başına ispat kabiliyeti olmadığı, başka delillerle desteklenmesi gerektiği, uyuşmazlığın HMK'nın 202. maddesine göre değerlendirileceği, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında dava dışı ... Tarım Makineleri Tic.San.Ltd.Şti ile ... Gıda Hayvancılık San.ve Tic.Ltdi.Şti arasında tarım makinesi ve ekipmanlarının satışına dair sözleşme yapıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, satışa ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, ihtilafın davacıların bu satıştan sorumlu olup olmadıklarına ilişkin olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılara göre davacıların satın alan dava dışı ... Gıda şirketinin yetkilisi olmadığı, dolayısıyla bu satışa ilişkin bedelin davacılardan tahsil edilmesinin dosya kapsamına göre mümkün olmadığı, davalının davacılardan başka bir hukuki ilişkiden doğmuş alacağı varsa bu konudaki ispat yükünün HMK'nın 200. maddesi gereği kendi üzerinde olup dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, gelinen aşamada davacıların davaya konu icra takibi ve dayanağı belge nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının kabulü gerektiği belirtilerek; davanın kabulü ile davacıların ....... Esas sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyet sabit görülmediğinden tazminat talebininin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, HMK'nın 26. maddesine göre hakimin davacının talep ve nedenleriyle bağlı olduğunu, konuyu re'sen ele alarak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre inceleme yapıp karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, senedin ticari defterlerde kayıtlı olmamasının menfi tespit için yeterli olmadığını, ayrıca davalı ... gerçek şahıs olup, ticari ilişki için defterleri incelenen ... Tarım Ltd. Şti. İsimli ayrı bir tüzel kişilik olduğunu, bu tüzel kişiliğe ait defterler incelenerek gerçek şahsa karşı delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, mahkeme yine delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe kısmında; bonolardan dolayı açılan menfi tespit davalarında ispat yükü borçlu olan davacıdadır diyerek değerlendirme yaparken bir diğer paragrafta ispat yükü üzerinde olan davalı alacaklı iddiasını diğer delillerle ispat etmek zorundadır dediğini, mahkeme eldeki davada ispat külfetinin kimde olduğunu dahi belirleyemeden yargılamaya son verdiğini, mahkeme senedin zamanaşımına uğramadığını, 10 yıllık süreye tabi olduğunu detaylıca anlattıktan sonra davacı ... yönünden zamanaşımı nedeniyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu menfi tespit davasına konu icra takibi örnek olarak hazırlanmış ve davacılar olan borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiğini, yasal itiraz süresi içerisinde ne borca ne de imzaya itiraz edilmediğini, delil başlangıcının varlığı hâlinde hâkimin hem delil başlangıcı hem de dinlenen tanık ve diğer takdiri delilleri serbestçe değerlendirerek bir karar vereceğini, tarafça dosyaya sevk irsaliyesi sunulmuş olup, delil başlangıcı olarak kabul edilen senet diğer delillerle ispat edildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, zamanaşımına uğramış bono ile genel haciz yolu ile girişilen takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Ödeme emrine itiraz etmemiş (böylece zamanaşımını ileri sürmemiş) olan borçlu, takip konusu alacağın takip talebinden önceki dönemde zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit davası açamaz. .........Borçlunun zamanaşımı def'ine takibe itiraz aşamasında dayanmamış olması, bundan vazgeçtiği anlamına gelir ve takip öncesi dönemde borcun zamanaşımına uğramış olduğunu bildirerek menfi tespit davası açamaz. .........
Ödeme emrine itiraz ederken takip konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmeyen veya ödeme emrine süresi içerisinde hiçbir itirazda bulunmayarak ödeme emrinin kesinleşmesine sebebiyet veren borçlu, takip konusu alacağın, alacaklının takip talebinden önceki bir tarihte zamanaşımına uğradığından söz ederek menfi tespit davası açamaz. Takip konusu alacağın takibin kesinleşmesinden sonra zamanaşımına uğramış olması halinde ise borçlu, İİK'nın 71, 33-a ve 33. maddeleri uyarınca zamanaşımını ileri sürebilir. (........) Borçlunun "borcun zamanaşımına uğradığının" tespiti için menfi tespit davası açmasında hukuki menfaatinin bulunmadığı kabul edilmektedir. Nitekim, borcun alacaklı tarafından icra takibine veya itirazın iptali ya da alacak davasına konu edilmesi halinde borçlunun zamanaşımı itirazını ödeme emrine itiraz süresi içerisinde veya ilk itiraz süresi içerisinde pekâlâ yapabileceğinden böyle bir durum söz konusu değilken açılan menfi tespit davasında da borcun zamanaşımına uğradığının ileri sürülmesinde hukuki yarar da bulunmamaktadır. .........
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda; uyuşmazlık konusu ........ TL bedelli, ......... vade tarihli bonoda davalı ...'ın lehtar, davacılardan .........'ün keşideci, davacı ...'nun ise avalist olarak yer aldığı anlaşılmaktadır. Menfi tespit davasına müstenit......... esas sayılı ilamsız icra takibinin ise açılış tarihi ......... olduğu açık ve belirgin olup, takip tarihi itibariyle bonodaki zamanaşımı sürelerinin dolduğu sabit ise de, ödeme emri senet borçlusu davacılara tebliğ edilmiş olup, yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiştir. Dolayısıyla takip kesinleştikten sonra ikame edilmiş işbu menfi tespit davasında zamanaşımı def'inin dinlenmesi mümkün değildir. Bu bağlamda davacıların bilhassa zamanaşımı yönünden dava açmakta hukuki yararının varlığından söz edilemez. Hukuki yarar dava şartı olup, mahkemece taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınmak zorundadır. Dolayısıyla, zamanaşımı savunması yönünden davacıların taleplerinin dinlenebilir olmadığından reddi gerekirken, bonoların zamanaşımına uğradığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan dava dilekçesinde davacıların dayandığı maddi vakıalardan birisi de senedin teminat maksatlı ve boş senet olarak verildiği yönünde olup, davacılar vekilince ......... celsede de müvekkiline mal teslim edilmediği, senedin mal tesliminin teminatı olarak verildiği yönünde beyanda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Halbuki, bono üzerinde açıkca "malen" kaydı mevcut olup, davacılar teminat iddiasında bulunarak senetteki malen kaydını talil ettiklerinden, bono karşılığı mal alındığı yönündeki senetteki kaydın aksini, teminat iddiasıyla bononun bedelsiz kaldığını ispat etmeleri gerekmektedir. Ancak dosya kapsamında toplanan delillere nazaran teminat hususu ispata muhtaç kaldığı gibi senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu noktasında da HMK 200 vd. maddelerine göre yazılı bir delil de sunulabilmiş değildir.
Hal böyleyken ispatlanamayan davanın reddi cihetine gidilmesi gerekir. Lakin dosyadaki mevcut delillerle, davacılar davasını kanıtlayamamışlarsa da, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmıştır.Usul Hukukunda yemin delili kesin delil niteliğindedir. Kesin yemin, ispat yükü kendisine düşen tarafın davanın halline etkili bir vakıanın ispatı için diğer tarafa teklif ettiği yemin olup, HMK'nın 225. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yemin teklif edecek taraf, ispat yükü kendisine düşen fakat iddiasını veya savunmasını diğer delillerle ispat edememiş olan taraftır. Yemin deliline dayanılabilmesi tarafların delil listelerinde açıkça bu delile dayanmaları veya dava ya da cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmaları mümkündür. Açıkça yemin deliline dayanan taraf, iddia veya savunmasının diğer delillerle ispatlanmamış olması nedeniyle bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden, mahkeme, yemin teklif etmek hakkı bulunduğunu istek sahibine hatırlatmakla yükümlü olup, yemin teklifi hakkı kullandırılmadan karar verilemez ....... Davacılar dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığından mahkemece davacıya, davalıya yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bu husus yönünden kararın HMK'nın 353/1-a.(6) bendi gereğince kaldırılması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE,
2-..........Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine,
4-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcı toplamı ......... TL'nin ilk derece mahkemesi tarafından talep halinde iadesine,
5-İstinaf sair masraflarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına,
6-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
7-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 11/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Dr. ...
Üye ... *
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."