T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ...
NUMARASI : .
DAVACI : ... - -...
VEKİLİ : Av. ... ....
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... .
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ...
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların ortağı olduğu .....numarasında kayıtlı . .. sicil numarasında kayıtlı . . ..ndeki davalının yönetim temsil ve ilzam yetkilerinin 6102 Sayılı . .. Kanunu 630/2 maddesi uyarınca kaldırılmasını, davalının, tarafların ortağı olduğu şirketlerdeki yönetim, temsil ve ilzam yetkilerini kullanmaya devam etmesinin gerek davacı gerekse de dava dışı şirketler açısından telafisi güç ve hatta imkansız zararlara sebebiyet vereceğini, davalının kumar alışkanlığı olduğunu, her iki şirkete ait 13 tane taşınmazın davalının eşi ve kızlarına devrinin yapıldığını bu nedenle her iki şirketteki davalının yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bağımlılık düzeyinde kumar alışkanlığı olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacı ile müvekkili davalının bir süre önce adı geçen şirketleri pasife alma kararı aldıklarını, bu karar doğrultusunda davacının şirketteki hak ve alacakları için, müvekkili adına kayıtlı olan;.... tapuya kayıtlı ticari arsayı ve ....i. adına kayıtlı olan,...sayılı bağımsız bölümün devrini talep ettiğini, bunun dışındaki diğer şirket malvarlığının ise davalı müvekkile verilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin davacıya devri kararlaştılan iki adet taşınmazın devrini 30.06.2020 tarihinde yaptığını, aynı gün davacının dava dışı ...'in huzurunda, kendi el yazısı ile "benim abimde hiçbir alacağım kalmamıştır", "şirketlerden hiçbir alacağım kalmamıştır" şeklinde yazılı muvafakat ve ibraname imzaladığını, müvekkilinin, sayısız defa davacının borçlarını ödediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; "Mahkememizce davaya konu şirketler olan .. sicil numaral......imited Şirketi ve .. sicil numaralı ...'nin . ile .. yılları arasındaki ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek davalı asilin bahse konu şirketlerin yöneticiliğini yaptığı sırada şirket adına kayıtlı iken 3. Kişiler adına devri yapılan taşınmazlar ile ilgili şirkete yapılan herhangi bir ödeme olup olmadığı, şirketin yönetimi sırasında özel ve bağlılık yükümlülüklerine aykırı hareket ederek şirketi zarara uğratıp uğratmadığı ve şirketin aktif ve pasiflerinin ne olduğu hususlarında denetime elverişli ayrıntılı rapor hazırlanılması amacıyla dosya bilirkişi incelemesi yapılmak üzere Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş olup dosyada yer alan ..... havale tarihli bilirkişi raporunda; - Taraf vekilleri ile daha önce kurumlar vergisi beyannamelerini düzenleyen mali müşavir .... arasında yapılan telefon görüşmeleri neticesinde şirketlere ait ticari defterlere ulaşılamadığı, - Dava dışı ......nin yasal defterlerinin incelenmesi için anılan şirketin .......olan adresi ...... .. adresine gelindiğini ancak bu adreste dava dışı şirketin olmadığını bu adreste ....bir işyerinin olduğunu, işyeri yetkilisinin . . .. ve dava dışı şirketin yasal defteri hakkında herhangi bir bilgilerinin olmadığının beyan ve ifade ettiğini, -.....in yasal defterlerinin incelenmesi için anılan şirketin ... olan adresi . .. .......adresine gelindiğini ancak bu adreste dava dışı şirketin olmadığını bu adreste ......olduğunu, işyeri yetkilisinin . . .. ve dava dışı şirketin yasal defteri hakkında herhangi bir bilgilerinin olmadığının beyan ve ifade ettiğini, - Tüm uğraş ve çabalara rağmen ara kararda belirtilen dava dışı şirketlerin herhangi bir ticari defterlerine ulaşılamadığı gibi dava dosyasının içerisinde bulunan dava dışı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairelerinden temin edilen yazılar ve bu yazıların ekinde bulunan bilançolardan ara karar gereği herhangi bir tespit yapılamadığı mütalaa edilmiştir.(...) Davalıya ait nüfus aile kayıt tablosunun tetkikinde devir yapılan kişilerden ...'in davalının eşi, .....se davalının çocukları olduğu anlaşılmıştır.
Tespit edilen bu hususlar karşısında somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman; tarafların ... sicil numaralı . . .... sicil numaralı ...'nin hissedarları oldukları, her iki şirketin de müdürünün davalı ... olduğu, davalı ... tarafından müdür olduğu dönemlerde her iki şirkete ait taşınmazların bazılarını eşi ile çocukları adlarına tapudaki satış işlemleri ile devretmiş olduğu, bu satışların hangi bedel karşılığında yapıldığına ve satış bedellerinin şirketlere ödendiğine dair herhangi bir savunmada bulunmadığı gibi bu yönde dosyaya herhangi bir delil ibraz edemediği, bu haliyle de davalının özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiği ve dolayısıyla da davacı bakımından davalının müdürlükten azlini isteme noktasında .. hükmü uyarınca haklı sebebin mevcut olduğu kanaatine varılmış ve davalının her iki şirket bünyesindeki müdürlük görevinden azledilmesi gerekiği kanaatiyle davanın kabulü yönünde hüküm tesis etmek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, özen ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı davranmayan müvekkilinin şirket müdürlüğünden azline yönelik hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı ile müvekkil davalının bir süre önce şirketleri pasife alma kararı aldıklarını, bu karar doğrultusunda davacının, şirketteki hak ve alacakları için biri müvekkili adına diğeri şirket adına kayıtlı olan iki taşınmazın devrini talep ettiğini, bunun dışındaki diğer şirket malvarlığının ise davalı müvekkiline verilmesinin kararlaştırıldığını, davacının kendi el yazısı ile yazılı muvafakat ve ibraname vasfında belgeyi imzaladığını, tanık beyanlarının bu durumu doğruladığını, TTK m. 630/II'nin koşullarının gerçekleşmediğini belirterek mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK m. 630/II'ye göre şirket yöneticisinin görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması davasıdır.
Dairemizce inceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
TTK m. 630'a göre; "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." Taraflar iki ayrı şirketin ortakları olup davalı her iki şirketin de yetkili müdürü durumundadır. Dava konusu olayda TTK m. 630/II'ye göre davalının görevden alınmasına gerekçe gösterilen ve özen ve bağlılık yükümlülüğünün ihlali sonucunu doğuran maddi vakıaların doğruluğunun araştırması yapılmalıdır.
Mahkemece dosya içerisine getirtilen her iki şirkete ait .. tane taşınmazın tapu kayıtları incelendiğinde taşınmazların tamamının davalının eşi ve iki kızına devrinin yapıldığı, bu devirler öncesinde şirket malvarlığının aktiflerinin önemli bir kısmını oluşturma olasılığına karşı ..göre genel kurul kararı da alınmadığı anlaşılmaktadır.
Devredilen taşınmazların bedellerinin her iki şirketin hesabına ödenip ödenmediğinin incelenebilmesi için her iki şirketin de ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak istenmişse de her iki şirket defterlerinde inceleme yapılamamıştır. Davalı taraf ticari defterlere delil olarak dayanmasına karşın hakkındaki iddiaları çürütmek için yöneticisi olduğu şirketlerin defterlerini mahkemeye sunmamıştır.
Her iki ticari şirketin de defterlerinin mahkemeye sunulmaması nedeniyle davalı tarafın dosyaya delil olarak sunduğu .... tarihli ve üzerinde "Benim abimde hiç bir alacağım kalmamıştır. Şirketten hiç bir alacağım yoktur" yazılı ve davacı tarafından da imzalanmış olan belgede sözü edilen "alacağın" şirketen çıkma payı mı olduğu, şirketteki payına karşılık kâr payı mı olduğu, yoksa taraflar arasındaki şirket dışı başka bir alacak mı olduğunun tespiti yapılamamıştır. Dolayısıyla davalı taraf şirketteki payının davacıya ödendiği maddi vakıasını ispat edemediği gibi tapu kayıtları ile tespit edilen şirketlere ait taşınmazların bedellerinin şirket hesabına geçip geçmediğini, davaya konu şirketlerin hesabına geçtiyse şirketlerin ihtiyacı için kullanılıp kullanılmadığını da kanıtlamayamamıştır. .... sicil kayıtlarında davacının halen şirket ortağı olarak göründüğü, şirketten çıkmasına ilişkin bir kararın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Her iki şirketin bağlı olduğu mal müdürlüklerinden gelen yazı cevabında bu şirketlerin resen terkin edildiği bildirilmiştir. Dolayısıyla şirketler vergi hukuku açısından pasif durumda olmakla birlikte, TTK hükümlerine göre fiil ehliyetleri devam etmektedir. Bu durum TTK m. 630/II'ye göre şirket yöneticisinin görevden alma, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlandırılması davası açılmasına engel değildir. Bu gerekçelerle davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL istinaf harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. .
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."