DAVA: Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/06/2018 tarih ve 2016/699 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararı ile yukarıda açık kimlikleri yazılı sanıklar M. B. ve S. A.'ın kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak suçundan sanık M. B.'ın beraatine, sanık S. A.'ın mahkumiyetine karar verildiği, sanık S. A. ve katılan vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, başvurunun süresinde yapılmış olduğu tespit edilmiş olmakla, dairemizce duruşma açılmasına karar verilip, sanıklar hakkında yapılan açık yargılama sonucunda:
İDDİA:
Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının18/08/2016 tarih, 2016/3474 Esas sayılı İddianamesi ile sanıklar hakkında olay tarihinde Hal köyü sınırlarında bulunan Kayalcalar Pit Mevkiinde Hidromek marka iş makinesi ile izinsiz kazı yaptıkları ve Elazığ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce olayın gerçekleştiği mahalde yapılan incelemede söz konusu arazide 7 farklı kaçak kazı yapıldığının ve kazı yapılan alanın 2863 Sayılı yasanın 6. Maddesinde belirtilen taşınmaz kültür varlığı olan höyük olduğunun tespit edildiği, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle sanıkların cezalandırılması istemi ile ilk derece mahkemesine kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık M. B. ilk derece mahkemesindeki savunmasında:
Ben bu hususta daha önce ifade verdim tekrar ederim ben sanıkları tanımam kepçe operatörü olarak görev yapmaktayım kendime ait bir kepçem vardır ve kepçe ile kiralık olarak günlük işlere gitmekteyim iş beklediğim sırada S. isimli bir kişi gelerek su çıkartacağız kepçe lazım dedi bende bunun üzerine işi kabul ettim ve kazı yapılacak yere gittim ben sanıkları tarihi eser kazmak için geldiklerini bilmiyordum su çıkartacaklarını sanıyordum ayrıca aracım üzerinde tedbir bulunmaktadır bu tedbirin kaldırılmasını talep ediyorum üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum hakkımda beraat kararı verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederim ayrıca duruşmalardan bağışık tutulmayı talep ediyorum, şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık S. A. ilk derece mahkemesindeki savunmasında:
Olay yerinin tarihi kazı alanı olduğundan haberim yoktu. Biz oraya su çıkarmak amacıyla gitmiştik. Beni oraya arkadaşlarım çağırdı. Sondaj vuruyoruz su çıkaracağız dedikleri için ben de olay yerine gittim. Öncelikle hakkımda beraat kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum, şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık S. A.'ın dairemizdeki savunmasında:
Bizim define ile yakından uzaktan alakamız yoktur, sanıklardan O. beni aradı su çıkarmak istediğini kepçeye ihtiyaç olduğunu söyledi bende M. B.la anlaştım, M.'i önceden tanımıyorum su araştırmak üzere O.'un söylediği Tol köyüne gittik O. oradaydı, diğer sanıklar daha sonra geldi, O.'un babaannesinin arazisinin bulunduğu yere gittik, sondaj vurmak amacıyla gittik define aramak gibi bir düşüncemiz yoktur, jandarma ekipleri geldiğinde de yaptığımız işlemi fotoğrafladılar define aramadım suçsuzum beraatimi talep ederim, şeklinde savunma yapmıştır.
Sanık M. B.'ın dairemizce istenen talimat ile alınan savunmasında:
Olay ile ilgili iddianameyi okudum üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Benim iş makinam var kiralık olarak çalışıyorum. Kim ararsa oraya işe gidiyorum işin mahiyetini sormuyorum iş veren bana ne iş verirse kazı ile ilgili ben oraya parası ile gidip çalışırım. Ben ekmeğimin peşindeyim. Kim iş için ararsa ücret karşılığında gidiyorum. Yoksa olay ile ilgili herhangi bilgim ve ilgim yoktur. Olay yerine gittim daha kazıya başlamadan jandarma geldi, beni arayan kişileri bilmem de tanımamda. Beni arayan kişiler kuyu vurmak için kazı yapılacak dediler belli bir ücret karşılığında kazı yapmak için gittim. Ben su çıkarmak için gittiğimizi sanıyorum. Zaten kazı yapılacak yerin yakınında da bir ev vardı bu nedenle olaydan şüphelenmedim. Daha öncede hiç bir şekilde oraya gitmemiştim. Orada herhangi bir şey olup olmadığını bilmiyordum bana verilen işi yapmak için gittim, iş verenleri de daha önceden tanımıyorum suçsuzum beraatimi istiyorum, şeklinde savunma yapmıştır.
DELİLLER:
İddia, sanık savunmaları, 16/03/2016 tarihli kültür varlığı kaçakçılığı ve kaçak kazı bildirim formu, 16/03/2016 tarihli bilirkişi raporu, 14/03/2016 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı, dosyadaki diğer tüm tutanak ve belgeler.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/06/2018 tarih ve 2016/699 Esas, 2018/471 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerine atılı "kültür varlıkları bulmak amacıyla, izinsiz olarak kazı veya sondaj yapmak" suçundan sanık M. B. hakkında suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine, sanık S. A. hakkında 2863 Sayılı yasanın 74/1 maddesi, TCK 35/1, 62 maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesince 07/06/2018 tarihinde 2016/699 esas ve 2018/471 karar numaralarına kayden 2863 SKM suçundan sanıklardan M. B. hakkında verilen beraat hükmü ile sanık S. A. hakkında verilen mahkumiyet hükmünün CMK 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Suç tarihinde sanıklar S. A. ve M. B.'ın haklarında yine aynı suçtan yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilen ve HAGB kararı uygulanan sanıklar F. A., O. N. A. ve M. Y. ile birlikte Elazığ ile Hal Köyü sınırlarında bulunan Kayalcalar Pit mevkiinde sanıklardan M. B.'ın kullandığı Hidromed marka iş makinası ile 2863 Sayılı yasanın 6. maddesi kapsamında kültür varlığı höyük olduğu belirtilen alanda kazı yaptıkları sırada yakalandıkları ve yerel mahkemece yapılan keşifte dava konusu yerin birinci derece arkeolojik sit alanı olduğu ve bu alanda 8 adet değişik boyutlarda çukur kazıldığının tespit edildiği ve dosya kapsamında bulunan olay yeri görüntülerini içeren CD'de kayıtlı fotoğrafların incelenmesinde kazı yapılan alanda 40 cm'den daha derin bir yerin kazıldığını ve bu suretle sanıkların üzerlerine atılı suçun teşebbüs aşamasında kalmadığı ve tamamlandığının görüldüğü ve bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işledikleri iddaa sanıkların kısmi ikrarları, yakalama ve el koyma tutnağı, keşif tutanağı ile tüm dosya kapsamından anlaşıldığından sanıkların eylemlerine uyan 2863 Sayılı kanunun 74/1 maddesi uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına sanıklar hakkında uyarınca TCK 53. maddesi uyarınca güvenlik tedbirlerinin tatbikine karar verilmesini talep ve mütaala etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE ULAŞILAN KANAAT:
Suç tarihinde sanıklar S. A. ve M. B.'ın, haklarında yine aynı suçtan yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilerek ve HAGB kararı uygulanan sanıklar F. A., O. N. A. ve M. Y. ile birlikte Elazığ ile Hal Köyü sınırlarında bulunan Kayalcalar Pit mevkiinde, sanıklardan M. B.'ın kullandığı Hidromek marka iş makinası ile 2863 Sayılı yasanın 6. maddesi kapsamında kültür varlığı höyük olduğu belirtilen alanda kazı yaptıkları sırada yakalandıkları,
Sanık S. A. savunmasında, Bizim define ile yakından uzaktan alakamız yoktur, sanıklardan O. beni aradı su çıkarmak istediğini kepçeye ihtiyaç olduğunu söyledi bende M. B.la anlaştım, M.'i önceden tanımıyorum su araştırmak üzere O.'un söylediği Tol köyüne gittik O. oradaydı, diğer sanıklar daha sonra geldi, O.'un babaannesinin arazisinin bulunduğu yere gittik, sondaj vurmak amacıyla gittik define aramak gibi bir düşüncemiz yoktur, diyerek atılı suçlamayı kabul etmediği,
Sanık M. B. savunmasında, sanıkları tanımam kepçe operatörü olarak görev yapmaktayım kendime ait bir kepçem vardır ve kepçe ile kiralık olarak günlük işlere gitmekteyim iş beklediğim sırada S. isimli bir kişi gelerek su çıkartacağız kepçe lazım dedi bende bunun üzerine işi kabul ettim ve kazı yapılacak yere gittim ben sanıkları tarihi eser kazmak için geldiklerini bilmiyordum su çıkartacaklarını sanıyordum, diyerek atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de,
Sanıklar savunmalarında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen O. N. A.'un babaannnesinin arazisinde su aramak için gittiklerini beyan etmiş iseler de, kazı yapılan alanın bu kişiye ait olmadığı, yapılan kazı faaliyetinin zeminde bıraktığı izlere göre su aranmasına yönelik olmaması nedeni ile sanıkların savunmalarına itibar edilmediği, define aramak üzere fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işlediklerinin anlaşıldığı,
Suç tarihi itibarı ile kazı yapılan alanın sit alanı olarak ilan edilmediği, suç tarihinden sonra 29/06/2016 tarihinde sit alanı ilan edilmesi nedeni ile, suç tarihi itibarı korunması gerekli yerlerden olduğunun anlaşılması üzerine, 2863 Sayılı yasanın 74/1 fıkrasının ikinci cümlesi gereğince indirim yapılamayacağı,
Sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle cezalandırılmaları istemi ile iddianame düzenlenmiş ise de, olayın üzerinden geçen süre dikkate alındığında, suç mahallindeki izlerin kaybolması ihtimali düşünülerek keşif yapılmadığı, dosyadaki fotoğraflara göre, iş makinası ile düzeltilen alanın yüz ölçümü, kod farkına göre derinliği, taşınan toprak miktarı dikkate alındığında, suçun teşebbüs aşamasından ileriye giderek tamamlandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak,
Sanık M. B. hakkında 2863 Sayılı Kanun'un 74/1 maddesi gereğince takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK.nun 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı ve tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaat edinildiğinden CMK 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 yıl denetim süresine tabii tutulmasına karar verilmiş.
Sanık S. A. hakkında ise 2863 Sayılı Kanun'un 74/1 maddesi gereğince takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: AÇIKLANAN GEREKÇELERLE;
1-)CMK 280/2 maddesi gereğince Elazığ 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/699 esas 2018/471 Sayılı kararının sanıklar M. B. ve S. A. yönünden KALDIRILMASINA,
2-)Sanık M. B.'ın 2863 Sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işledikleri sabit olmakla, suçun işleniş biçimi ve fiilin özellikleri gözetilerek, eylemlerine uyan 2863 Sayılı Kanun'un 74/1 maddesi gereğince takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları gözetilerek 5237 Sayılı TCK.nun 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı ve tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaat edinildiğinden CMK 231/5 maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK 231/8 maddesi gereğince sanığın 5 YIL DENETİM SÜRESİNE TABİİ TUTULMASINA,
Sanığın kişiliği sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak, herhangi bir hükümlülük yüklenmemesine,
CMK 231/10 maddesi gereğince Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde davanın düşmesine karar verileceği,
CMK 231/11 maddesi gereğince Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği takdirde hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına,
3-)Sanık S. A.'ın 2863 Sayılı Yasa'ya muhalefet suçunu işledikleri sabit olmakla, suçun işleniş biçimi ve fiilin özellikleri gözetilerek, eylemlerine uyan 2863 Sayılı Kanun'un 74/1 maddesi gereğince takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilecek cezanın olası etkileri lehine indirim sebebi sayılarak TCK'nın 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanıklar hakkında 5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının uygulanmasına,
Sanığın sicil kaydında görünen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra deneme süresi içerisinde yargılamaya konu suçu işlemesi nedeni ile yeniden suç işlemeyeceğine dair dairemizde de olumlu kanaat oluşmadığından hakkında CMK 231 ve TCK 51 maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Karar kesinleştikten sonra Sanık S.'ın sabıkasında görülen Elazığ 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/102 Esas, 2012/150 K. sayılı ilamı yönünden CMK.'nun 231/11. maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için ilgili mahkemeye İHBARDA BULUNULMASINA,
4-)15 tebligat gideri 192 Tl, keşif ve bilirkişi gideri 967,84 TL, 15,50 posta gideri toplam 1175,84 Tl yargılama giderinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karar verilen sanıklardan tahsiline karar verilen 667,38 TL çıkarıldıktan sonra bakiye kalan 508,46 Tl yargılama giderinin sanıklar M. B. ve S. A.'dan eşit olarak tahsiline,
5-)Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ilk derece mahkemesince verilmesi gereken 2.180 TL ile dairemiz kararı tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre istinaf aşaması için takdir edilen 1.362 TL vekalet ücreti takdir edilerek toplam 3.542 TL vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınarak katılana verilmesine,
5-)Kesinleşen kararın 5320 Sayılı Kanun'un 16.maddesi gereğince soruşturmada görev almış olan kolluk birimine BİLDİRİLMESİNE,
Katılan vekilinin, sanık M. B.'ın yokluğunda, sanık S. A.'ın yüzüne karşı, hükmün yüze karşı açıklananlar yönünden açıklanmasından itibaren, hükmün yokluğunda açıklananlar yönünden tebliğ tarihinden itibaren;
Sanık M. B. hakkında verilen karara karşı CMK 231/12, 267 maddesi gereğince 7 günlük süre içerisinde; dairemize veya dairemize gönderilmek üzere herhangi bir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine yada ilk derece mahkemesine, muhatap cezaevinde ise Cezaevi veya tutuk evi Müdürlüğüne dilekçe vermek veya zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın tutanağa geçirilerek hakime onaylattırılması sureti ile itiraz edilebileceğine, itiraz edilmediği takdirde kararın kesinleştirileceğine,
Sanık S. A. hakkında verilen karara karşı CMK 291/1 maddesi gereğince 15 günlük süre içerisinde; dairemize veya dairemize gönderilmek üzere herhangi bir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesine yada ilk derece mahkemesine, muhatap cezaevinde ise Cezaevi veya tutuk evi Müdürlüğüne dilekçe vermek veya zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın tutanağa geçirilerek hakime onaylattırılması sureti ile Yargıtay nezdinde temyiz edilebileceğine, CMK 294/1 maddesi gereğince temyiz edenlerin hükmün neden dolayı bozulmasını istediklerini temyiz başvurusunda göstermek zorunda oldukları ihtaratı ile temyiz edilmediği takdirde kararın kesinleştirileceğine dair Cumhuriyet Savcısı'nın katılımı ve oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2020 (¤¤)