(5941 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 280, 303)
Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Duruşma aşamasında sanığın ....... adresine çıkartılan tebligatın, adreste ikamet eden isim ve imzadan çekinen kişinin beyanına göre işte olduğu tespit edilerek, ihbarın kapısına yapıştırılmak sureti ile muhtara tebliği edildiği, sanığın yokluğunda verilen kararın, 15/11/2017 tarihinde tebliğ imkansızlığı nedeni ile mernis adresi olduğu gerekçesi ile 21/2 maddesine göre tebliği edildiği, adreste bulunmama sebebinin araştırılarak tebligat parçasına yazılmaması nedeni ile tebligatın geçersiz olduğu, eski hale getirme isteği ve istinaf talebinin yerinde ve süresinde olduğu,
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu 23.921,44 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmemesine rağmen kesinleştiği kabul edilerek, 10/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarih, 2016/191 esas, 2017/131 sayılı kararı gözetilerek 23/10/2017 tarihli ek karar ile sanığa verilen cezanın 23.710 TL'sına indirilerek karar verilmiş ise de; kararın usulsüz tebligat nedeni ile kesinleşmediği, verilen kararın kanun yolundan geçerek bozulmadığı veya onanmadığı sürece hukuki varlığını koruduğu, ek karar ile sanığın cezasında indirim yapılamayacağı,23/10/201 tarihli ek karar yok hükmünde kabul edilerek işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerineuyduğu ancak,
İlk derece mahkemesince verilecek cezanın 5941 sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca çek bedelinin karşılıksız kalan miktarı, çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından az olamayacağından bahisle yazılı şekilde adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
10/10/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarih, 2016/191 esas, 2017/131 sayılı kararı ile 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesinin "...çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından..." bölümü suç ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı bulunarak iptaline karar verildiği, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında,
5083 sayılı Kanunun 2. maddesine 27.04.2005 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile eklenen fıkra uyarınca 1 TL’nin küsurunun hesaba katılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup bu nedenle hükmün bozulmasına, CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddelerine göre yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
Hükmün 4 paragrafının hükümden çıkartılmasına yerine,
"4-5941 sayılı yasanın 6728 sayılı yasa ile değişik 5/1 maddesinin 2. cümlesi gereğince adli para cezası çekin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağından 23.710 TL ADLİ CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," yazılmak sureti ile diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUNESASTAN REDDİNE,
CMK 286/2-e maddesi gereğince kesin olmak üzere 03/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)