(5941 S. K. m. 5) (5326 S. K. m. 24) (5271 S. K. m. 170, 280, 289) (YCGK 09.12.2014 T. 2014/11-301 E. 2014/551 K.)
Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
01/08/2016 tarih 3922742 numaralı 58.000 TL bedelli, 01/08/2016 tarihinde karşılıksız işlemine tabi tutulan çek ile ilgili kurulan hükmün istinafen incelenmesinde;
01/08/2016 tarihinde yürürlükte bulunan 6273 Sayılı Kanunla değişik 5941 Sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesinde, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılması halinde, altı ay içinde hamilin talepte bulunması üzerine, çek hesabı sahibi gerçek veya tüzel kişi hakkında çekin tahsil için bankaya ibraz edildiği veya çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer ya da çek hesabı sahibinin yahut talepte bulunanın yerleşim yeri Cumhuriyet Savcısı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verileceği hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre, şikayet süresi altı ay olup idari yaptırım kararını verecek makam da Cumhuriyet Savcılığıdır.
5941 Sayılı Çek Kanunun 5/1. maddesi 09/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 Sayılı Kanun'un 63. maddesiyle değiştirilmiş olup bu değişiklik ile eylem suç olarak nitelendirilmiş ve şikayet süresi de üç aya indirilerek davanın icra mahkemelerinde görüleceği belirtilmiştir.
Bu düzenlemeler gözetildiğinde, 09/08/2016 tarihinden önce karşılıksız çıkan çeklerden dolayı icra mahkemelerinin görevli olmadığı, yetkili ve görevli makamın ilgili Cumhuriyet Savcılığı olduğu açıkça görülmektedir.
Her ne kadar 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesinde, kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verileceği düzenlenmiş ise de, bu durum suç teşkil eden bir eylemin toplanan delillere göre kabahat niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde uygulanabileceğinden, incelemeye konu olayda eylemin başından beri suç teşkil etmemesi, kabahat niteliğinde olması karşısında bu hükmün uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Sanığa isnat edilen eylemin, çeklerin karşılıksız çıktığı tarihte idari yaptırım gerektirmesi nedeniyle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken tüzel kişiliğin yetkilisi belirtilmediğinden bahisle şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi;
01/09/2016 tarih 3922743 numaralı 58.000 TL bedelli, 01/09/2016 tarihinde karşılıksız işlemine tabi tutulan çek ile ilgili kurulan hükmün istinafen incelenmesinde;
1-Dairemizin de gerekçesine iştirak ettiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/11-301 esas ve 2014/551 karar sayılı içtihatında ayrıntıları açıklandığı üzere "Dava açan belge olması nedeniyle müşteki tarafından icra ceza mahkemesine verilecek olan şikâyet dilekçesinin, şüpheli veya şüphelilerin isimleri ve şikâyet konusu olaya ilişkin bilgileri taşıması zorunlu olmakla birlikte, bu dava dilekçesinin 5271 Sayılı CMK'nun 170. maddesinde belirtilen iddianamenin bütün şekil şartlarını içermesi zorunluluğu da bulunmamaktadır. Özetle şikayet dilekçesi veya ek dilekçe içeriğinden veya dosyadaki belge ve bilgilerden tüzelkişiyi temsile yetkili şahısların kim olduklarının tespiti mümkün ise veya mahkemece ilgili kurum ve kuruluşlardan kim oldukları sorulmak sureti ile tespit edilmiş ise artık şikayet dilekçesinin sadece bu sebeple reddine karar verilemeyecektir. Somut olayımızda şikayet dilekçesi verildikten sonra, karar tarihinden önce tensip aşamasında 16/01/2017 tarihli müşteki vekili tarafından verilen dilekçeyle şirketin yetkililerinin S. ve F. A. olduğunun açıkça bildirildiği gibi, yetkililerin kimlik bilgilerinin tensip zaptına yazıldığı, nüfus ve adli sicil kayıtlarının aynı tarihte çıkartılarak dosyasına eklendiği anlaşılmakla davaya devam edilerek toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi,
2-Dosya içeriğinden çekin ibrazı anında alınan önlü ve arkalı onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı, müştekinin şikayet hakkının bulunup bulunmadığının tespit edilememesi karşısında, çekin ibrazı anında alınan önlü ve arkalı onaylı fotokopisinin ilgili bankadan temin edilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Karar başlığında suçun, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet vermek yerine, karşılıksız çek düzenleme olarak yazılması,
Sonuç: Yasaya aykırı, istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 Sayılı yasanın 280/1-b, 289/1-d maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenerek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15.11.2018 günü oybirliği ile karar verildi. (¤¤)