(5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın olay günü saat 06:45 sıralarında, öğrenci servis aracı ile sokak üzerinde öğrenci alıp aynı sokakta geri manevra yaptığı sırada aracının arka kısımları ile aracın arkasından yaya olarak yürüyen müteveffaya çarpması sonucu müteveffanın yaralandığı ve tedavi için hastahaneye kaldırıldığı, müteveffanın kazanın ertesi günü vefat etmesi şeklinde gelişen olayda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan 26//11/2015 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında kişiye ait Adana Devlet Hastahanesinin 24/11/2015 tarih ve 153207732 sayılı hasta dosyasının incelenmesinde; Trafik kazası sonucu getirildiği, sol uyruktu kraş enjuri ve deformite görüldüğü, çekilen grafilerde sol tibia fibula üst uç kırığı ve pelvis kırığı saptandığı, tetkikleri sürürken arrest geçirdiği, yapılan kardiyoloji muayenesinde aritmiye bağlı kardiyopulmoner yetmezlik tanısı konduğu, toraks tomografisinde T 8 vertebrada belirgin yükseklik kaybı ve sol alt akciğer lobunda bronşektazi izlendiği, şahsın 26/11/2015 tarihinde tetkike götürülüp getirilirken asansörde fenalaşarak saat 21:45' de ex olduğunun kayıtlı olduğu belirtilerek mevcut bulgular ile kişinin ölüm sebebi tespit edilemediğinden klasik otopsi yapılması gerektiğinin belirtildiği, dosya kapsamında bulunan Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı Adana Morg İhtisas Dairesinin 25/01/2016 tarihli otopsi raporunda ise; kişinin ölüm kesin ölüm sebebiyle ilgili olarak kişinin adli tahkikat dosyası ve tedavi gördüğü hastahanelerden tüm tıbbi evrakların temini ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulundan görüş alınmasının uygun olacağının belirtilmesine ve sanık vekilinin de yargılama aşamasında ölüm nedeninin kalp krizi olduğunu savunması karşısında mahkemece müteveffanın kesin ölüm nedeninin saptanarak sanığın eylemi ile ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığı belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken bu hususa aykırı davranmak suretiyle eksik inceleme ile karar verdiği, bu durumun CMK' nun 289/1-h maddesinde belirtilen hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması hükmüne aykırılık teşkil edeceği,
Kabule göre de;
1-Sabıkası bulunmayan ve mahkemece saygılı davranışları nedeniyle takdiri indirim hükmü uygulanan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili değerlendirme yapılırken "Sanığın adli sicil kaydı bulunmasa da; meydana gelen sonucun ağırlığına, dosya kapsamına cezanın ıslah gayesine göre sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine ya da hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde yasal ve yeterli olmayan bir gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin CMK'nun 289/1-g maddesine aykırılık teşkil edeceği,
2-Mahkemece temel ceza belirlenirken sanığın kusurunun yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek alt sınırdan makul düzeyde uzaklaşılarak karar verilmesi gerekirken, alt sınırdan temel cezanın belirlenmesi aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış ancak mahkemece temel cezanın alt sınırdan belirlenmesine rağmen sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken yasal ve yeterli bir gerekçe gösterilmeden alt sınırın üzerinde bir süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesinin CMK'nun 289/1-g maddesine aykırılık teşkil edeceği, sanık vekilinin istinaf iddiaları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 20.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)