(2918 S. K. m. 30, 47, 64) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
21/05/2016 günü saat 08.15 sıralarında katılan sürücüler M. K. ve M. K. sevk ve idarelerindeki bisikletleriyle arka arkaya seyir halindeyken yaklaşık 300 metre gittikten sonra tünel içinde bisikletlerinin arka kısımlarına; aynı istikamette seyir eden sanık sürücü M. I.'in sevk ve idaresindeki 01 APL .. plakalı aracıyla kaza mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası ile ilgili olarak, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
---Kaza sonrası yapılan keşif sonrası trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; sanık sürücü M. I.'in KTK'nın 64-A-1 maddesinde belirtilen (Sürücüler yeterince aydınlatılmamış tünellere girerken uzağı gösteren ışıklarını yakmak zorundadır.) kuralını ihlal ettiği, katılan sürücüler M. K. ve M. K.'ın ise KTK'nın 30/a, 47/C maddelerinde belirtilen (Sürücüler ışık donanımı bozuk olarak araç kullanmaları yasaktır.-Trafik işaret ve levhalarına uymamak) kurallarını ihlal ettiğinden sanık ve katılan sürücülerin eşit derecede asli kusurlu oldukları;
---Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının düzenlemiş olduğu 29/11/2016 tarihli raporda ise; sanık sürücü M. I.'in sevk ve idaresindeki aracıyla seyrederken aracının hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlerine, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken yapım ve onarım alanlarına girerken azaltmadığı, hızını görüşüne göre ayarlamadığı tünel içerisinde önünde aynı yönde seyreden sürücü M. K., sürücü M. K. sevk ve idaresindeki bisiklete önlemsizce çarpması sonucu yere düşen sürücü M. K.'ya arkadan aynı yönden gelen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması neticesi meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle sanık sürücü M. I.'in tali kusurlu olduğu,
Katılan sürücüler M. K., M. K. sevk ve idaresindeki bisikleti ile seyrederken yola gereken dikkatini vermedikleri, bisiklet giremez trafik işaret levhasına rağmen tünel içerisinde seyretmişler, görünürlüklerini artırıcı tedbir almadıkları, bu halleriyle can güvenliklerini tehlikeye attıkları olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketleriyle ölüm ve yaralanma olayında her birinin kendi adına asli kusurlu olduklarının belirtildiği;
Bahse konu bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla çelişkinin giderilmesi için Teknik Üniversite Öğretim Görevlilerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Uzman Bilirkişilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak, diğer deliller ile birlikte sanık hakkında karar verilmesi gerekirken delil yönünden eksik araştırma yapılarak karar verilip hüküm için önemli olan hususta mahkeme kararıyla sanığın savunma hakkının kısıtlanması 5271 sayılı CMK’nın 289/1-h bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/2016 gün ve 2016/379 esas 2016/477 sayılı kararının Kanuna aykırı olması, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, CMK'nın 280/1-b, 289/1-h maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
KESİN olmak üzere 01.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)