(5237 S. K. m. 85) (2918 S. K. m. 84) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, C. Savcısı, sanık vekili ve katılanlar vekili tarafından İstinaf edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde, saat 00:15 sıralarında, Gökçe Köyü Kahta-Akıncılar Karayolunun 6. kilometresinde taraflar arasında meydana gelen trafik kazası sonucu 02/KP/2.. plaka sayılı aracın sürücüsü M. Ç. ve aynı araçta yolcu olarak bulunan M. Ç.'ın kaza yerinde vefat ettikleri, yine aynı araçta bulunan müştekiler M. C. Ş. ve R. Ç.'ın yaralandıkları olayda;
Kaza sonucu trafik jandarma ekipleri tarafından tutulan 04/07/2016 tarih sayılı trafik tespit tutanağında özetle; sanığın bu kaza oluşumunda asli kusurlu olduğu tespit edildiği,
Trafik bilirkişisi M. E. tarafında tutulan 21.10.2016 tarih sayılı trafik bilirkişi raporunda özetle; bu kazanın oluşumunda sanığın 2918 sayılı karayolları Trafik Kanununun 84. maddesinde belirtilen sürücülere ait asli kusurlardan 84/-g ''şeride tecavüz etmek'' kusurlarını işlediği ve asli kusurlu olduğu ve ölen şahıs M. Ç.'ın ise kusurlu olmadığının tespitine yer verildiği,
ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nden olaya ilişkin kusur raporu tanzim edilmesi istenilmiş, ilgili daire de seçenekli rapor hazırlamıştır. Bu rapora göre; eğer olay mahallinde ışıksız herhangi bir traktörün mevcut olmaması durumunda, sanık N.'in "asli derecede kusurlu", müteveffa M. Ç.’ın ise "kusursuz"; olay mahallinde sanık sürücünün seyir istikametinde ve arka tarafında ışıksız/reflektörsüz römork bağlı olan bir traktör mevcut olması durumunda, sanık N.'in "tali derecede kusurlu", müteveffa M.'in "kusursuz" ve plakası belirsiz traktör sürücüsünün "asli kusurlu" olduğu belirtilmiştir. Ancak;
İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, meydana gelen netice, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde asgari hadden daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında alt sınırdan az miktarda uzaklaşarak ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin ve C. Savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)