(5237 S. K. m. 50, 61) (5271 S. K. m. 280, 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıkta tespit edilen 2,07 promil miktardaki alkol oranının yüksekliği ve trafik kazası yaptığı gerçekliği karşısında; ceza adaletinin sağlanması bakımından hak ve nesafet kurallarına göre TCK'nın 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülse de; aleyhe istinaf bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
TCK'nın 50/3. madde fıkrasında; "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" denilmiş olup, sanık hakkında hükmedilen cezanın 25 gün hapis cezası olması ve sanığın daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/3 madde fıkrası gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmemiş olması,
Hukuka aykırı olup istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere 29.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)