(5271 S. K. m. 253, 254) (5237 S. K. m. 52, 62, 89) (5275 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafii ve C. Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık S. Y.'ın Ceyhan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/310 esas 2017/18 karar sayılı dava dosyasında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan dolayı yapılan yargılama sonunda TCK.nın 89/1, 89/3-b, 62, 52/2 maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
a) TCK'nın 89/1. maddesine göre, taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, CMK’nın 253. maddesi gereğince sanıkla mağdur arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği, buna göre mahkemece CMK'nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Olay sonrası katılan ile ilgili düzenlenen raporun 2/b bendinde "yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı" belirtilmesine rağmen 4. bendinde "vücudunda sol humoral orta bölgede ampute, yaşamsal tehlike" bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle çelişki oluştuğu, ayrıca 3/b bendinde "duyularında veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olan bir durum olmadığı"nın belirtilmesine rağmen yine 4. bendinde "uzuv kaybı" olduğunun belirtilmesi nedeniyle kendi içerisinde çelişmesine rağmen yeniden doktor raporu aldırılmadan, yetersiz doktor raporuna dayanılarak hüküm kurulması,
c) Ceyhan C. Başsavcılığının 22/07/2015 tarih ve 2015/1562 nolu iddianamesi ile açılan sanığın TCK'nın 89/1, 89/3-b, 53/6 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de, gerekçesi gösterilmeden sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,
d) 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde "Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir." şeklinde ki düzenlemeye aykırı olarak Mahkemece "Sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önüne alınarak TCK’nın 52/4 maddesi gereğince verilen adli para cezasının aylık eşit taksitler halinde 12 taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan tamamının defaten tahsil edileceğinin, ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtaratına (yapılamadı)" şeklinde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, C. Savcısının ve sanık müdafiinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden dolayı CMK 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu KESİN olmak üzere 31/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)