(5237 S. K. m. 50, 51, 89) (5271 S. K. m. 253, 254, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK'nın 89/1. maddesine göre, taksirle yaralama suçunun kovuşturulmasının şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, CMK’nın 253. maddesi gereğince Suça Sürüklenen Çocuğun Babası olan kanuni temsilcisi ile Katılan arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma aşamasında da, aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği, buna göre mahkemece CMK'nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Suça Sürüklenen Çocuk hakkında tayin edilen hapis cezasının TCK'nın 50/4-1 maddesi uyarınca seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğu, mecburi olan hükümlerin takdiri hükümlerden önce uygulanması gerektiği, bu nedenle TCK'nın 50/3 maddesinde düzenleme uyarınca öncelikle 50/1 maddesinin uygulanması gerektiği göz önünde bulundurulmayarak hapis cezasına TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesi,
Kabule göre de, taksirli suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında HAGB'li ilamı ile ilgili ihbarda bulunulmaması gerekirken yazılı şekilde ihbarda bulunulmuş olması;
Hukuka aykırı olup, Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde görülmekle CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kesin olmak üzere 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)