(5271 S. K. m. 18, 141, 142) (6100 S. K. m. 353)
Yerel Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile dava tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan davacının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Davacının vekili aracılığıyla verdiği 07.07.2016 tarihli dava dilekçesi ile hakkında yürütülen İstanbul C. Başsavcılığının 2014/8776 soruşturma sayılı soruşturmada hakkında kanuna aykırı yakalama işlemi yapılması sebebiyle CMK 141/1-a ve kanuni göz altı süresi içinde hakim önüne çıkarılmaması, kanuni göz altı süresinin aşılması sebebiyle CMK 141/1-b, yakalama sırasında yakalama nedenleri ve hakkındaki suçlamanın kendisine yazılı ya da sözlü olarak bildirilmemesi sebebiyle CMK 141/1-g ve yine tutuklama sebepleri bulunmadığı halde kanunda belirtilen koşullar dışında tutuklanması sebebiyle CMK 141/1-a maddeleri uyarınca maddi ve manevi tazminat talep ettiği, davanın CMK 141/1-a-b-g.maddelerine göre açılmış koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
CMK'nın Tazminat isteminin koşulları başlıklı 142.maddesinin (2).fıkrasında;'' İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.'' şeklinde düzenleme ile bu davalar için yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu özel olarak düzenlemekte olduğu, ancak tazminat davasına bakan mahkemece davacı vekilinin dava dilekçesinde davacının adres olarak Siirt ili Pervari ilçesini göstermesi sebebiyle bu hususta araştırma yapmadan davaya devamla iş bu tazminat davası CMK 141/1-a-b ve g bendlerine göre açıldığı halde bu yönlerden değerlendirme yapılmadan, ortada bir takipsizlik veya beraat kararı mevcut olmaması sebebiyle şartları oluşmadığından bahisle CMK 141/1-e maddesine göre değerlendirme yapılarak davanın esası hakkında red karar verdiği görülmekle; Uyaptan davacının alınan nüfus kaydında davacının yerleşim yerinin (Akpınar Mah. Selim Sokak No:25/1 Sancaktepe/İSTANBUL) olduğunun yazılı olduğu gibi yine davacı vekilince ibraz edilen vekaletname içeriğinde de vekalet veren davacının adresinin İstanbul ili olduğunun yazılı olduğu, mahkemece gerekçeli kararda deliller kısmında nüfus kaydı sayıldığı halde ne dosya içeriğinde ne de dosyanın Uyap kayıtlarında yerel mahkemece alınan ve incelenen bir nüfus kaydı olmadığı, dairemizce yapılan inceleme sırasında nüfus kaydının dosyaya konulduğu, yine mahkemece gerekçeli kararda deliller kısmında; ekonomik ve sosyal durumunun araştırılarak tespitine ilişkin Emniyet Müdürlüğünün tutanağı, sayıldığı halde ne fiziki dosya içeriğinde ne de dosyanın Uyap kayıtlarında böyle bir tutanağın bulunmadığı, dolayısıyla davacını yerleşim yerinin tesbitine ilişkin dosyadaki tek belgenin dairemizce çıkarılan davacının uyaptan alınan mernis, yerleşim yeri adresini içerir nüfus kaydı olduğu, burada da davacının yerleşim yerinin İstanbul ilinde bulunduğunun belirtilmesi karşısında;
CMK'nın 142/2.maddesindeki yetkiye ilişkin özel düzenleme nedeniyle iş bu davaya bakma yetki ve görevinin davacının yerleşim yeri Akpınar Mah.Selim Sokak No:25/1 Sancaktepe/İSTANBUL adresinin bağlı olduğu İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin olduğu, Yargıtay 12.Ceza Dairesinin 24.01.2013 tarih ve 2012/28127 esas -2013/2279 karar sayılı kararı, Yargıtay 11.Ceza Dairesinin 03.02.2010 tarih ve 2009/1927 esas-2010/411 karar sayılı kararı ve benzer nitelikteki içtihadlarda belirtildiği ve doktrinde de koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarındaki CMK 142/2.maddesinde belirtilen yetkinin kesin yetki niteliğinde olduğunun belirtilmesi (bknz Tatar 29.sayfa) karşısında kesin yetki gereğince mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği, CMK 12-21.maddelerde düzenlenen yetki hükümlerinin bir ceza soruşturmasına ve kovuşturmasına ilişkin olup, yetkinin bu durumlarda suçun işlenmesiyle ilgili düzenlemeler içerdiği ve CMK 18.maddesinde belirtilen yetkisizlik iddiasının da bir suç kovuşturması sebebiyle yürütülen ceza davaları için geçerli olduğu ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat başlıklı 141.maddesinde tazminat istemine hakkı olanlar sayıldıktan sonra Tazminat isteminin koşulları başlıklı 142.maddesinin 6.fıkrasında ''İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.'' şeklindeki düzenleme ile esası yönünden özel hukuka tabi tazminat davalarının genel prensiplerinin ve yine CMK'da bu konudaki düzenlenen usul hükümleri haricinde de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6100 sayılı HMK'nın Dava şartları başlıklı 114.maddesinde de diğer dava şartları sayılırken 1.fıkrası ç bendinde; ''ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.''nın dava şartlarından olduğunun açıkça belirtildiği, yine 6100 sayılı HMK'nın Kanun Yolları isimli Sekizinci Kısımının İstinaf başlıklı Birinci Bölümünün Duruşma Yapılmadan Verilecek Kararlar başlıklı 353.maddesinde; ''(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması.
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması.
3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması.
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması.
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması.
6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında,
duruşma yapılmadan karar verilir.'' şeklinde düzenleme olup istinaf mahkemesince dava şartlarına aykırılık bulunması halinde esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceğinin belirtilmesi hususları hep birlikte değerlendirildiğinde bir suç soruşturma ya da kovuşturmasıyla ilgisi olmayan CMK'da düzenlemesine rağmen niteliği itibariyle bir hukuk davası olan tazminat davası niteliğinde olan Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat davasında CMK 142/2.madde belirtilen yetkinin kesin nitelikte yetki olduğu maddenin anlatımının da ''Ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.'' şeklinde olup kesinlik içerdiği görülmekle, davacının yerleşim yerinin İstanbul ili Sancaktepe ilçesinde olduğunun;
Davacının yerleşim yeri adresini içerir nüfus kaydından açıkça anlaşıldığından Siirt 1.Ağır Ceza Mahkemesinin iş bu tazminat davasına bakmaya yetkili olmadığı halde Mahkemenin kanuna aykırı olarak davaya bakmaya kendini yetkili görmesi, Yasaya aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan davalı hazine vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 289/1-d, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve yetkisizlik hususunda gereğinin takdir ve ifası için hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 02.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)