(6100 S. K. m. 353)
Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmekle, dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Tazminat davalarında hakim, tarafların ileri sürdüğü hukuki nedenlerle bağlı olmayıp, ileri sürülen olaylara uygulanacak hukuk kurallarını kendiliğinden belirlemek ve uygulamakla yükümlüdür.
Davacı vekilinin, davacı müvekkili ile arasındaki vekalet ilişkisini gösteren Siirt Noterliği tarafından düzenlenmiş 08/04/2015 tarihli ve 06427 yevmiye numaralı vekaletnameye dayanarak manevi tazminat talebinde bulunduğu, ilgili vekaletnamenin davacı vekilince davacı adına tazminat davası açma hak ve yetkisini içerdiği, vekaletname tarihi beraat kararından önceki tarihli olup, tazminat davasının da kesinleşmiş beraat kararının 15/09/2017 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği gün açıldığı, dava tarihinden sonra davacı tarafından vekilin azledildiğine ilişkin azilnameninde dosyada yer almadığı, davacı ve vekili arasında vekalet ilişkisinin devam ettiğinin anlaşılması karşısında, yargılamaya devam edilerek diğer yasal koşulların oluşması halinde manevi tazminat talebi hakkında karar vermek gerekirken, dosyada yer alan delillerin eksik ve hatalı değerlendirilerek vekaletnamede özel yetki yokluğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi hukuku aykırı olup, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/12/2018 tarih ve 2017/807 esas 2018/668 Sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HKM'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 23/05/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)